6
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
835
Okunma
Bir işin acemisi olmak ne kadar zor,yıllarca kendime ait iş yerimde bilgisayarım oldu,
klavyesine birkez parmak dokundurmadım.Ne inatçıyım değil mi?Bu kadar kalsa yeter hani,yıllarca bir turist rehberi olarak gezmediğim yer kalmadı desem yeridir,yanımda hep belgeli bir sürücü vardı yollarda,ben yalnızca rehberdim,elimi direksiyona sürmedim! Oh be, ne rahat! Gel keyfim gel!Bu yüzden bir sürücü belgem olmadı,fakat amacım; devamlı o geçtiğimiz yerlerin güzelliklerini daha ayrıntılı görebilmek isteği idi,hem bir sürücü belgem olsa,ya bir gün istenmedik kazaya neden olursam,ölen olursa,nasıl acıya dayanırdı bu yürek;ömür boyu vicdan azabı çekerdim!
Sen misin o,teknolojiye direnen;sen misin o çağa karşı gelen,sen misin o son peygamber yürekli adam;teknoloji benden intikamını aldı,hem de nasıl!Biliyorsunuz şu an yazmakta olduğum sitede son derece yeni bir konuk varsa aranızda, o benim işte:Hem bilgisayara daha iki hafta önce başla,nereden ne nasıl tıklanır bilme, hem koskoca bir dünya ile kısa sürede tanış,herkesi herşeyi belleğine sen de kaydet,kafan patlasın,çatlasın ,ama sen yine de harften harfe bas dur,farenin üstünden elini kaldırma;öf be;çağın veba virüsü gibi bulaştı bu hastalık,şimdi de bana!
Diyeceğim dostlar,sizi fazla sıkmadan;dün akşam siteye,sizlere bir şiirimi ulaştırmak için
oturdum bilgisayarın başına,huysuz eşeğin sırtına biner gibi,neresine dokunsam,bir aksilik yapıyor,arenaya çıkmış bir rodeocu gibi beni atmaya çalışıyor aygıt sırtından,o inatçı, ben inatçı,düşe kalka yeniden,bir daha yeniden,bir daha yeniden,sarılıyorum aygıta,BAŞARMAM gerekiyor!Şiiri yazıyorum bitiyor,kaydet,gönder,bir düğmeye basıyorum,aygıt beni uyarıyor,’Şiirinizin adını girin!’Emir yüksek yerden geldi,istersen uyma;o dalgınlık,o yorgunlukla,zaten gün boyu hallaç pamuğu gibi darmadağın düşlerim,aygıtın emrine uyacak derman kalmamış bende,basmışım tuşa, gitmiş şiir bir yere
güdümsüz füze mi desem,serseri mayın mı desem,bir yerlere toslamış olmalı şiir,ama nere- ye.Arıyorum,tarıyorum yok;kendi elimle yazdım,çizdim,bozdum,bitti;yitti gitti...
Ana sayfama göz atıyorum yeniden;bir dost yorum hanesinde sağ olsun beni uyarmış;’ŞİİR
GÖREMEDİM!Bir sorun olmalı,dikkatinize !’yazıyor!’
Yeniden eli kolu sıvadım,aramaya koyuldum şiiri,meğerse ben hata yapmışım;şiir fare deliğine girer gibi;Şiirin Hikayesi ’bölümüne girmiş,eli ayağı düzgün düştüğü yerde infilak etmeden duruyor;şiir bombadan farksızdır!Fakat sitenin gezginleri nereden bilecek orada
bir şiir olduğunu?Kafanı kullan Şaban!Çaresizliğin çaresi aklıma ilk gelen,yorum bölümünde bir not düşmek oldu, o notu düştüm ekrana.Şiiri daha sonra olduğu yerden çekip,olması gereken yere yerleştirmek istedim,olmadı,sistem ona göre programlanmış,kayda aldığına
dışarıdan el sürdürtmüyor,tanrım insanlığı daha büyük felaketlerden korusun,bir yanlış tuşa basmak,bilgisizlik,deneyimsizlik nelere mal olur?Kaza geliyorum demez, geldim dermiş!
İyi ki sürücü belgem olmamış, demek geçiyor aklımdan,motosikletle bir kez ölümün eşiğinden dönmüştüm.’Her şerde bir hayır vardır’ derler.
Böylelikle gördüğünüz gibi sabah kalkar kalkmaz ilk işim,başımdan geçenleri yazmak oldu;öyle ya yazmasam nereden bileceksiniz dün gece neler çektiğimi.Beklenen ve Beklenen Yağmur rümuzlu dostlara da ayrıca bir teşekkür borçluyum,ne yapabileceğim konusunda bana yol göstermeye çabaladılar.Şimdi hala KIRIK PENÇE adlı şiir o görünmez sayfada,Şiirin Hikayesi bölümünü tıklayınca açılıyor.Bilmem bu yazıyı okuyan bir site yöneticisi onu oradan çekip çıkarabilir mi,yoksa sabırla beklemekten başka bir şey düşünemiyorum şu anda,uykusuz kaldım gece boyunca.Bu sabah iş görüşmesi vardı,telefon açtım erteledim.Az sonra gözlerimi kapatıp uyumaya çalışacağım biraz,henüz kahvaltımı yapmadım,uyku ağır basıyor,saat dokuzu onsekiz dakika geçiyor şu anda.
Hayırlısıyla bu yazıyı burada noktalamam gerekiyor...Sağlıcakla kalın hepiniz!
Şaban AKTAŞ-06.02.2008-ANTALYA
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.