Hakikat aleyhine hürriyet olamaz. -- salazar
Kıpkırmızı
Kıpkırmızı
@duygudamlaciklari
VİP ÜYE

Fazla'ca...

7 Haziran 2012 Perşembe
Yorum

Fazla'ca...

6

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

1086

Okunma

Fazla'ca...

Fazla'ca...

&

8220;Bazen her şey olduğundan biraz daha fazladır”




Abartır yürek, önce kabardıktan sonra, her şey çok fazla gelir artık. Acılar yıllardır hep çoğalmış da, hiç azalmamış gelir. Bir zaman sonra da kaldıramayacağına inandırırsın kendini. Kaldıramazsın da artık olanları, hiçbir şey olmasa da kaldıramazsın…

İşte böyle bir anda, her şeyi biraz daha fazla hissettiğim tam da şu günlerde, (günlerde diyorum ama aslında uzun zamandır) her şey bana da fazla geliyor. Unuttuğum kokun daha fazla geliyor aklıma, özledim demiyorum artık, özlemenin adını değiştirdim. Sen hangi yazdasın bilmiyorum ama ben sensiz kışlarda donuyorum. Omuzlarım üşüyor en çok, hangi kollarda sıcaksın? Hangi gözlerde kayboluyorsun?

Kendime yetemediğim yerde,
Sana arttım ben !...


Aldırmıyorum yüreğimden, dilime düşen şiirlere, aldırmıyorum bıraktığı buruk tatlara. Sen hayatımın her şeyinde yer alırken, ben senin hayatının neresindeydim? Bilemedim hiçbir zaman. Belki de bilmekten korktum ! ya hiçbir yerinde değilsem, ya istemediğim bir yerdeysem diye. Bıraktığın gibi kaldım ben hep. İyi ki oldum hep. İyi ki vardım, iyi ki vardın… Hep iyi düşündüm de ne kadar iyi olduk bilemedim.

Bilemediğim bir sendin dünyada. Bilinmezliklerim seninle çoğaldı hep. Beni de peşinden sürükledin bilinmeze. Gelemem diyemedim. Öyle ya, sen her şeyimdin … “her şeyim” dediğin birisi kolay kolay hiçbir şeyin olamaz!...

Hayatı gözümde büyütecek kadar çocuktum, sana inanacak kadar, her şeyim yapacak kadardı saflığım. Ölümüne gidecek kadar da karaydı gözlerim. Her gece sanki yeniden mayalanıyordu kanım, daha çok seninle doluydum. Ben seni unutacağımın hayallerini kurarken ne kadar da saftım.

Evet saftım, sen; dört yanı denizlerle çevrili ada gibiydin, birinin gelip beni kurtarması imkansızdı, ben gelip, beni iki kolumdan tutup, uçuracak melek kanadını bekliyordum. Yoktu öyle bir melek, yoktu öyle güçlü bir kanat. Her yanım maviydi, ne yüzmeyi becerebilmiştim sen de, ne de boğulmayı. Boğulamadım. Sana geldiğim kadar ki cesaretim ölüme giderken yoktu. Tüm cesaretimi gerçekten de toplayıp sana gelmişim. Şimdi hiç yok cesaretim. Esaretim; sensizliğim…

Bir kelimene kaç anlam yüklenirdi? Ben bile sayamadım hiç. Ama o kadar çok anlam yükledim ki, tüm dillerdeki tüm kelimeler artık anlamsızdı. Senin yanında hiçbir şeyin de anlamı yoktu ki zaten. Seninle anlamsızlaşırdım herkese, her şeye. Anlamsız olduğu kadar da önemsiz bir ayrıntıydı bu.

Şimdi ucunu bir türlü tutamadığım bir hayat yaşıyorum,
Öylesine !...
Dilimdeki küfürler öyle iğreti ki, hayata karşı ama hala seviyorum,
Ölesiye !....


Bunun da anlamı yoktu belki senin için. Yanardağın püskürttüğü alev kadardı içimdeki kızgınlığım. Ama önemi yoktu işte. Bir yerde yanardağ vazgeçiyordu alevlerinden. Tıpkı senden vazgeçtiğim gibi. Ama izi/n kaldı işte. Yanıklarımın izleri kaldı, sadece yüreğimde değil, tüm vücuduma yayıldı. Ama sakinim artık, acılarım zaman aşımına uğradı, zaman aşmadan. Sabah olmadan, Geceleri gece gibi yaşamadan. Gündüzleri geceleştirdik hep. Adının her harfini ön plana çıkarıp, diğer tüm harfleri kaldırıyorum alfabemden. O yüzdendir adının harflerine bu kadar tanıdık oluşum, adını sayıklayışım bu kadar bu yüzdendir.

Artık saçlarımı okşamıyorsun. Masal da dinlemiyor artık kulaklarım. Sessiz melodilerimin yerini rüzgar aldı ne zamandır, kulaklarımı çınlatıyor. Saçlarımı da rüzgar okşuyor bir sevgili gibi, masallar anlatarak.

Bazen sonsuz bir uyku düşlüyorum, elma şekeri hayalleriyle çocukluğumu kandırıp, uyumak istiyorum. Fazlaca uyumak. Fazla gelen her şeyden daha fazla uyumalıyım. Esen rüzgara ruhumu bırakmalıyım, uzaklara götürmesi için emanet etmeliyim kendimi Azrail denen melek gelene kadar. Azrail geldiğinde ölüm kuşatacak her yanımı, biliyorum. Bir daha hiçbir şey hissetmeden ayrılacağım aranızdan. Belki ağlamalarınızı bile hissetmeyeceğim. Üzülmeleriniz belki uzaklarda bir şarkı gibi olacak ama ben sağır olacağım. Duyamayacağım en çok dinlemek istediğim melodileri.

Her şey son kez fazla gelecek.
Ve ben olduğum gibi azar azar gideceğim aranızdan.
Fazla olduğum bu dünyadan…


(Yedi Haziran İki Bin On İki 10:50)
Nevin Akbulut

Not : Yazımı Gün’e layık gören Seçki Kuruluna Çok Teşekkür Ediyorum.
Sevgi ve Saygılarımla,
Paylaş
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Fazla'ca... Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Fazla'ca... yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Fazla'ca... yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
SEVİLAY DİLBER
SEVİLAY DİLBER, @sevilaydilber
8.6.2012 15:24:07
Bazen sonsuz bir uyku düşlüyorum, elma şekeri hayalleriyle çocukluğumu kandırıp, uyumak istiyorum. Fazlaca uyumak. Fazla gelen her şeyden daha fazla uyumalıyım. Esen rüzgara ruhumu bırakmalıyım, uzaklara götürmesi için emanet etmeliyim kendimi Azrail denen melek gelene kadar. Azrail geldiğinde ölüm kuşatacak her yanımı, biliyorum. Bir daha hiçbir şey hissetmeden ayrılacağım aranızdan. Belki ağlamalarınızı bile hissetmeyeceğim. Üzülmeleriniz belki uzaklarda bir şarkı gibi olacak ama ben sağır olacağım. Duyamayacağım en çok dinlemek istediğim melodileri.

beni tanuyormuydunuz...
yada ben tüm bunları anlatmışmıydım size...
hatırlamıyorum..
siz yazmışsınız ya..
işte bende okudum..
kimi?
kendimi...
sevgili adaşım..
çok ama çok beğendim..
sıcak olduğu kadarf soğuk..
geniş olduğu kadar derin ...
içsel sesleniş..
bu ağlayış..
çok güzeldi...
sevgilerimle..
@DAĞÇİÇEĞİ@
@DAĞÇİÇEĞİ@, @-dagcicegi-
8.6.2012 12:12:23
Evet saftım, sen; dört yanı denizlerle çevrili ada gibiydin, birinin gelip beni kurtarması imkansızdı, ben gelip, beni iki kolumdan tutup, uçuracak melek kanadını bekliyordum. Yoktu öyle bir melek, yoktu öyle güçlü bir kanat. Her yanım maviydi, ne yüzmeyi becerebilmiştim sen de, ne de boğulmayı. Boğulamadım. Sana geldiğim kadar ki cesaretim ölüme giderken yoktu. Tüm cesaretimi gerçekten de toplayıp sana gelmişim. Şimdi hiç yok cesaretim. Esaretim; sensizliğim…

(( Seçil Nimet ))
(( Seçil Nimet )), @--secilnimet--
8.6.2012 10:00:13
10 puan verdi


Canım çok mutlu oldum seni günde gördüğüme, zira bu duyguların sıradışı damlacıklarına bir ödül olmalıydı değil mi?

Sevgimle Adaş'ım sevgimle...
Ve sağlıcakla inşaallah... :)
Mehtap ALTAN
Mehtap ALTAN, @mehtapaltan
8.6.2012 00:18:54
Ve bazen herşey olduğundan fazlasında eksilirken kanatır!...

Bir elma şekerinin ya da bir pamuk şekerinin tadında ki uykuya sonsuz serenattır belki de yaşam...

Derin ama sıkmayan akıcı bir anlatımdı...

Kutladım...
inci*
inci*, @inci-
7.6.2012 14:58:37
Duygu damlacığım(Nevin) içindeki sisler bu yazıyla dışa dökülmüş ya. Yüreciğin uysal ve mahsum dinlenmekte.. Huzur ve sağlık çalsın her yeni günle gönül kapını. Sevgilerimle..........
Etkili Yorum
(( Seçil Nimet ))
(( Seçil Nimet )), @--secilnimet--
7.6.2012 10:56:16
10 puan verdi

Aldırma damağındaki buruk tatlara Nevinnn...
Sen hayattan tat almaya bak güzelliğim...

Hayat'ın gözünü içine baka baka, lütfennn...
Sevgimdesin Adaş'ımmmm...

Öpüyorum gece kızılı saçlarından...
YArın sahilde olucam akşam üzeri, gün batar mı saçlarında söyle ?
© 2025 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.