5
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1375
Okunma

Kızım, başımı zorla ekrana çeviriyor: "Bunu dinle! Bunu dinle!" Dinlemem için görmeme gerek yok, ama benim minik şekerime bunu anlatmaktansa, dediğini yapmak en iyisi. Zira, Pek çok günümüz çocuğu gibi o da: Dediğini ille de yaptıran cinsten.
( Şimdi böyle söyleyince, çocukları sonsuzca şımartan bir anne olduğum anlaşılmasın. Pek çok sebepten dolayı, buna izin vermem, ama... Maalesef, bir çok anne gibi ben de bu konuda istediğimi gerçekleştirebildiğimi söyleyemem. Onları çok seven diğer aile büyükleri, onlara kötülük ettiğinin farkına varmadan, "hayır"ı öğrenmelerine izin vermiyorlar.)
"Tamam, kızım, tamam..." desem de, dinlememi (?) istediği şey bitene dek, boynumu döndürmeme izin vermedi. Aslında başımı çevirmesi, bütün duyu organlarımı istediği şeye yoğunlaştırmak için. "Bunu seyret" demeyişi ise, önemli olanın duymamı istediği ile ilgili olmasından.
Bakıyorum: TRT Çocuk kanalı... Nane ile Limon diye bir çizgi karakter. 23 Nisan’la ilgili konuşma yapıyor ve kızımı heyecanlandıran kısmı:
"Siz büyükler! Çocuklarınızı parka götürün, istediği oyuncakları alın, sebze yemeği yedirmeyin ve istedikleri kadar çikolata yemelerine izin verin!"
Başımı bıraktı ve bu kez başladı bizim Şeker Hanım:" Duydun değil mi, anneciğim! Sebze yemek yok, parka götüreceksiniz, istediğimiz oyuncakları alacaksınız ve istediğimiz kadar çikolata!"
"Tamam canım, duydum..." Duydum da, gören de zaten istediğini yaptıramayan bir çocuk sanacak! Hem, bana ne gerek var? Ben yapmasam da sen o tatlı cadı hallerinle yaptıracak birini nasılsa bulursun: Baban, halan, daha olmadı kesinlikle hayır demeyen enişten...
Tüm çocukların 23 Nisan heyecanları bol olsun.