Her güçlük, içinde aynı büyüklükte veya daha büyük bir faydanın tohumunu barındırır. napoleon hill
Necdet EREM
Necdet EREM

Damlalar 007

Yorum

Damlalar 007

0

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

545

Okunma

Damlalar 007

Emanet değilmi? ..

İsraf edilen her değerde,
yakın veya uzak ihtiyaç sahiplerinin hak ve ahı olduğundan,
müsrife ne lezzet, ne huzur, nede saadet sağlama imkânı yoktur.

Huzur ve saadet,
lezzet ve rahat arayanlar,
Meşru dairede kalmaya ve israftan uzak bir hayat yaşamaya çalışsınlar.

Emanette keyfi tasarruf hakkı yoktur.

Hayat ve hayata hizmet eden dâhili ve harici tüm imkân ve nimetler,
Hayatı verenin geri aldığında hesabını soracağı ilahi emanetler değilmi?

________________________________________

Büyüklük.! !

Büyüklüğü giydiği elbisenin kalitesinde,
bindiği arabanın marka ve modelinde,
yaşadığı villanın oturma alanının genişliğinde arayanlar,
büyüdüklerini zan ederken küçüldüklerinin farkına varamayacaklardır.

Büyüklük!
İnsanlarla insan paydasında buluşmak
ve insan olduğunu unutmamakta olduğu gibi;

Küçüklük ise kendisini insanüstü görmenin aldanmışlığı ile
hemcinsini küçük görme zavallılılığından başka bir şey değildir.

Kendini beğenmek kadar yalnızlık yoktur, (Hz. Ali ra.)
Büyüklük iddiasında bulunmak kadar küçülmek mümkün değildir.
Bastığı toprağa gireceğini unutanların dikkatine..! ! !

________________________________________

Mal, Makam,
Şan ve Şöhret.

Her gelenin gittiği,
Her doğanın öldüğü,
Bastığı topraktan beslendiği halde,
Bir gün hakir gördüğü toprak tarafından,
Kabir ağzı ile yutulacak olan kimsenin hafıza bantlarında kayıtlı bulunan hayat bilançosundan başka bir şey götürmeyeceği şu dünyada;

Mal,
Makam,
Şan ve şöhret peşinden koşanların ve koşuşmalarının
çok kötü bir aldanış olmadığını söylemek mümkünmü?

Tedbir kaza vuku bulmadan alınmalı,
Pişmanlık son durağa gelmeden duyulmalı değilmi?

________________________________________

Hamasi Sözler.

Değerli Dostlar.
Maddi veya manevi,
Beşeri veya ilahi,
Arızi veya semavi beklentisiz,

Amaçsız bir iş veya davranış olabilirmi?
Kulağa hoş gelen her sözün mantıklı olduğu düşünülebilirmi?

Beklenti,
bir iş veya her hangi bir hareketi doğuran sebep demektir.
İşe anlam kazandıran mantıktır.

Aklı olup ta anlamsız, amaçsız, beklentisiz,
Hatta asıl maksat ve anlamının dışında kullanılan bir kelime ile ifade edilen çirkin bir hissi harekete geçiren “menfaatsiz” bir iş yapan varmı?

Beklentileri mahkûm eden,
Makul, mantıklı ve ahlaki olmayan taleplerdir.

Allah meyli menfaati hıfzı hayat için vermiştir.
Meşru ve makul menfaatin gözetilmediği hiçbir talep kabul görmeyeceği gibi,
Başarıya ulaşma şansıda yoktur.

Bazılarının kulağa hoş gelen,
Fıtrata zıt, itikat, akıl ve mantık süzgecinden geçirilmeyen,
Hamasi ve Donkişot’ça edilen sözler,
Kabul edilmeden önce ahlaki değerlerin kontrolünden geçirilmelidir.

________________________________________


Bekleme Salonu.

Her kes kendi içinde kurmuş olduğu cennetinde veya Allah muhafaza cehenneminde yaşar.
Biz İnşallah ’MEN AMENE BİL KADER EMİNE MİNEL KEDER’ hükmüne inanan insanlar olarak kadere iman edip kederden emin olanlardanız.

Her şeyin dizgini O’nun elinde,
Her şeyin Anahtarı O’nun yanındayken!

Biz,
O’nu biliyor,
O’na güveniyor ve
O’na sığınıyor iken ne gam.

Şu sıkıntılı hayatın sonunda sonsuz bir saadet bizi bekledikten sonra,
Küre-i arz bomba olup patlasa korkumu verir, elem mi? .

Allah’a ve ahirete inanmamakla!
Hayatı,
sonu sıfır olan dramatik bir sahne oyunu gibi görenler.
Dünyayı,
ölüm kurtuluş olan bir esir kampına çevirenler düşünsün.

Biz Allah’a ve Ahrete inanıyoruz.
Ölüm son değil,
yokluk değil,
hiçlik değil,
Saadeti ebediyeye ve Sevgililer sevgilisine kavuşma vesilesidir.

Dünya esir kampı değil!
Hasretini çektiğimiz sonsuz saadeti kazanma eğitim alanı,
Tüm sıkıntılar bela ve musibetler ise yetenek geliştiren eğitim ve testleridir.

Hayata ve sonrasına bakış açımız;
Başkalarına esaret azabı yaşatan hayatı,
Yokluk ile tehdit eden ölüm ve hiçlik diyarına açılan bir ağız olan kabri;
Cennet ve cemalullahı kazandıran bir ticaret hane,
vazife ve sorumluluktan terhis,
Vadedilmiş olan cennete girmek ve sonsuz saadete ermek için bekleme salonu haline getirir.

________________________________________

Bir Ramak.

Ebedi âlemi kazanma sermayesi olan,
Bir vakit namaz için bir ömür feda edilse hiçbir şey kaybedilmeyeceği gibi;

Fani dünyada,
gaflet içinde oyalanmak için namazı terk edenler,
acaba neyi kazandıklarını düşünebilirler.

Dünya fani,
İnsan aciz,
Hayat bir ramak kadar kısayken.

________________________________________
Fani Dünyada ömür sermayesi ile
Ebedi hayat ve saadet-i cennet ticareti yapanlara ne mutlu.

Necdet EREM.

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Damlalar 007 Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Damlalar 007 yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Damlalar 007 yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL