12
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1847
Okunma
Yıl bilmem kaç, yer Erdek başrolde kız kardeşim Şenay ve ben.
-Abla ne olursun Namık’la konuşayım. Hadi canım ablacığım.
-Kardeşim bak beni sinirlendirme akşama Ankara’ya gideceğim. İnsan ablasıyla vakit geçirir.
-Abla ya sen bu çay bahçesinde otur söz yarım saate geleceğim.
-Kız ben senden bıktım çabuk gel. Bak beni akşama kadar bekletme.
-Bitanecik ablam benim canım ablacığım benim
-Yalakalanma çabuk gel.
Kız kardeşim Şenay ismi gibi şen şakrak delidolu birazda çatlak bir kızdır. Kime çektiyse bu böyle ailede herkes sessiz sakin insanlardır. Özellikle ben ağızım var, dilim yok, sakin ,uslu, aklı başında, ağır başlı biriyim bu bana benzemiyor.Beni yağmurda kalmış bir sokak köpeği gibi yüzümü yalıyor resmen öpeceğim diye.
Ben o gece Ankara’ya döneceğim buraları nasıl bırakıp döneceğim onu da bilmiyorum ama Ankara’da kocam ve evim var. Dönmem lazım, ben artık beş yıllık evli bir kadınım. Yerim kocamın yanı biliyorum ama buralarda çok güzel.
Birkaç hafta Erdek’te kaldım eşim sağ olsun memleketime gitme konularında beni kısıtlamıyor. Şu memleket lafına da gıcığım ‘’memleket nere hemşerim. Hangi memlekettensin gibi ‘’soruları oldum olası sevmem. Türkiye liyim Erdek’te doğdum Ankara’da yaşıyorum yani Türküm Türkiyeliyim.
Kocam iyi bir adam ya valla Erdek’e gittiğimde şu kadar kal demez. Sen bilirsin ne kadar istersen o kadar kalabilirsin der. Allah razı olsun ondan. Bak şimdi sevesim geldi yanımda olsa ona sarılırdım.Neyse yinede o bunları okumasa iyi olur erkekleri şımartmaya gelmez.
Ben ve üç yaşındaki büyük kızım çay bahçesinde oturuyoruz. Kız kardeşimi bekliyoruz yalan olmazsa yarım saat sonra gelecek. Yarım saatte gelmez, yemedim yalanını ama bir saate gelir inşallah. Beklerken bir şeyler içeyim bari diyorum.
Garsona sesleniyorum bir ada çayı kendime kızıma da limonata istiyorum. Ada çayı Marmara adasından geliyor çok lezzetli mis gibi kokuyor ve taze. Taze ve lezzetli ada çayı varken ta Rize den çay getirtmenin bir anlamı yok.
Ah bu Şenay daha on beş yaşında bir de sevgilisi var. Meşhur Namık onunla yatıyor onunla kalkıyor. Namık benim kaderim diyor başka bir şey demiyor.Ah bu aşk çok acaip bir şey her şeyin o oluyor. Aklını kalbini güçlü ordusu cesur askerleriyle zapt ediyor.Bu kız kime çektiyse daha on beş yaşında böyle aşktan ölüyor.Ben böyle değildim yoksa böyle miydim?Hakikaten bende öyleydim galiba Allah razı olsun dediğim kocamı, on beşimde tanımadım mı sanki ona aşık olmadım mı?Bir daha bu kız kime çekmiş demeyeceğim kime olacak ablasına çekmiş.
Ağabeyimin oğlu daha on altı yaşında sevgilisini görmek için Adapazarı’na gitmiş.Ailesinden habersiz üstelik ama taktir ettim.Yeğenimin macerasını da başka bir hikayede anlatacağım.
Kız kardeşim sevgilisiyle konuşmaya gitti. Yarım saat dedi ama aradan iki saat geçti ve daha yok.Ben adaçayın üzerine birde koruk içiyorum.Erdek’in koruk içeceği çok güzeldir giderseniz muhakkak içmelisiniz.Kızım Aslı kola içti. Canı sıkıldı çimlerde yalın ayak dolaştı.
Şenay daha yok ben sinirlenmeye başlıyorum. Sinir kat sayım artıyor daha bizim ki yok.Cep telefonları da yok o zamanlar hoş ben şimdi de cep telefonu kullanmıyorum.Her arandığımda bulunmayı sevmem. Sürekli cebin çalmasını, yolda ve toplu ulaşım araçlarında cep telefonuyla konuşmayı sevmem. Ben tuhaf bir insanım şahsına münhasır Bülent Ersoy ablamın dediği gibi ben öyle bir kadınım.
Ben çay bahçesinde sinir krizleri geçiyorum üç saat oldu yok.’’Sözde yarım saatte gelecekti nerede bu kız.Bir gelse bir tokadı patlatacağım ama yavaş hızlı vurmaya kıyamam’’.Kızım Aslı sıkıldı yavrum uykusu geldi.Mızmızlanıyor ‘’anne eve gidelim sıkıldım uykum geldi’’yavrum perişan oldu.Ben kucağıma kucağıma alıp’’uyu anneciğim teyzen birazdan gelecek ben teyzenin döveceğim sonra gideceğiz sen uyu annem’’diyorum.Kızım dayanamayıp kucağımda uyuyor.
Kime arasam annemleri evi arasam onlar Şenay’ı benle biliyorlar. Şenay eve geldi mi desem seninle değil mi diyecekler. Onlara duyurmak istemiyorum. İşte o zaman dayağı yer bende kurtaramam.
Allah’ım kimi arasam akşam olacak daha Şenay yok meraktan çıldıracağım.’’Deli olacağım bu salak kız Namık’la kaçmaktan bahsediyordu ya kaçarsa kocaya’’diye aklımdan geçiriyorum. Aman yarabbi ya kaçtıysalar ya bu salak kardeşim kaçtıysa babama ne derim. Babam kardeşine nasıl sahip çıkmadın demez mi bana, demekle de kalmaz canıma okur. Evlendim çocuğum var ama o benim babam ve kimseyi takmaz döver bile.
Ben şimdi ne b.k yiyeceğim ne halt edeceğim. Akşam oldu hava karardı Şenay yok. Allah seni bildiği gibi yapsın Şenay bir elime geçirsem seni döveceğim.Ah kardeşim hem de öyle bir döveceğimki Allah yarattı demeyeceğim.
Gece otobüsle bir de Ankara’ya döneceğim bu kız yok. Düşünüp duruyorum ne yapsam kimi arasam nerdeyse dört saat oldu yarım saat diye gitmişti .Korkmaya başladım ben ne yapacağım düşünüyorum kimi arasam.Aklıma halamın kızı geldi halamları arayayım o biliyordur.Halamın kızıyla çok yakınlar o her şeyi biliyordur.Eğer bilmiyorsa bizim eve gider bakar nerede olduğunu öğrenirim.Evet iyi akıl ben öyle yapayım.
Çay bahçesinden ‘’telefon edebilir miyim’’ diye rica ediyorum.Sahibi akrabamız’’ elbette abla ara nereyi istersen ‘’diyor sağolsun. Halamların evi arıyorum Allah’dan kızı çıkıyor telefona
-Zerrin kardeşim Şenay’ı gördün mü? Namık la buluşmaya gitti akşam oldu daha yok. Çok merak ediyorum bir b.klar karıştırmasın bu salak kız.
Zerrin lafımı bitirmeden daha
-Abla Şenay evde bende şimdi sizden geldim. Sohbet ettik o evde.
-Nasıl evde ben dört saattir onu çay bahçesinde sandalye tepesinde bekliyorum. Eve bir gideyim ben ona sorarım.
Telefonu kapatıyorum teşekkürümü edip kızımın yanına gidiyorum.
‘’Ben burada meraktan öleyim. Mikrop kız eve gitsin bana haber vermesin. Eve gideyim onu bir temiz döveceğim sorarım ablasını dört saat bekletmek nasılmış. Ona öyle bir ceza vermeliyim ki hem öfkem geçmeli hem beni bekletmenin cezasını çekmeli hem de intikam almalıyım.
Hemen kızımın elinden tuttuğum gibi sürükleyerek gidiyor. Evimiz Erdek’ten dört km dışında dolmuşla eve gidiliyor. Dolmuşla gitsem zaman geçecek ve öfkem geçecekti.Bir taksi çeviriyorum. Hemen terminale kardeşime Ankara’ya otobüs bileti alıyorum.Hemen taksiye tekrar binip doğru eve ama takside öfkem geçmesin diye kardeşime içimden sövüyorum.Eve geldiğimde baktım kardeşim içerde oturuyor.Hiç bir şey demeden bir tokat atıyorum çünkü çok sinirliyim.Ne olduğunu anlamıyor şaşkın yüzüme bakıyor.
-Çabuk valizini hazırla Ankara’ya geliyorsun.
Salak salak yüzüme bakıyor anlamaya çalışıyor.Bense ‘’seni tam dört saat çay bahçesinde bekledim meraktan öldüm bir şey oldu zannettim. Aslı kucağımda uyudu perişan oldu. Başlarım senin sevgiline valizini hazırla benle geliyorsun.
-Abla ne olur beni götürme.
-Nedenmiş o
-Namık’ı özlerim abla gelmeyeyim.
- Sakın gelmeyeceğim deme seni babama söylerim sevgilinle buluşmaya gittiğini. Abarta abarta ballandırarak anlatırım beş saattir beni bekletti derim.Bir ton sopa yersin.Bende seyrederim benle geliyorsun.
Şenay hık mık dedi itiraz edecek oldu.Baktı pabuç pahalı çaresiz benimle Ankara’ya gelmeye razı oldu.
Olayı kimse öğrenmedi bilmedi kardeşimle aramızda kaldı.
Sonra ne oldu biliyor musunuz? Salak kardeşim bir yıl sonra Namık’a kaçtı. Yirmi bir yıllık evliler.Ben yine kardeşimi korumak için damadı iki kez dövdüm.Pek dövdüm sayılmaz ama hırpaladım diyelim.O hikaye de yarına kalsın.
ERAY ÖZGÖR SARIKAYA
26.1.2012