3
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1624
Okunma
“KELİMELERLE OYNAMAK”
Kelimelerle oynamak mevzuunda;
Türkçe Âlimi Merhum Nihat Sâmi Banarlı Bey şöyle demiş:
“KELİMELER ÜZERİNDE HİÇ KİMSENİN OYNAMAYA HAKKI YOKTUR,
ÇÜNKÜ KELİMELER MİLLETİNDİR”.
_____________
Kaynak: “Misâlli Büyük Türkçe Sözlük İlhan Ayverdi-Milliyet Gazetesi s.652”
Türkiye’de maalesef kelimelerle oynanıyor.
Nerde ise hergün, senelerce severek kullandığımız bir kelime bakıyorsunuz ki, değişivermiş..
Bu değişikliğe ciddî olarak kimselerin de sesi-soluğu çıkmıyor.
Çünkü kelimeler katledilirken akıllara durgunluk verecek süslü lâflar ediliyor.. Yok efendim çağdaşlıkmış; yok efendim ilericilikmiş; yok efendim yabancı kelimelerden kurtulmakmış..
Hep; “miş”, “mış”..
Amma o güzelim Türkçe’miz kan kaybediyor; bu vaziyet kimsenin umurunda değil..
Bütün Dünya’da bir ölçü var:
Hangi dilde, kullanılan kelime sayısı fazla ise o lisan daha mûteberdir.
Söz gelimi; bünyesinde 20.001 kelime bulunduran bir lisan; bünyesinde 20.000 kelime bulunduran
bir dilden daha öndedir.
Bu sözde çağdaşlık iddiasında bulunan beyler şöyle çalışıyorlar:
Meselâ; Türkçe’de kullanılan; “münâzara” ve “münâkaşa” kelimeleri bulunuyor. Ve bu iki
kelimenin mânâları da farklıdır. Bu “arı”cılar, mânâları çok farklı olan bu iki kelimeye de:
“Tartışma” diyorlar. Böylece; bir kelime geliyor amma; fakat iki kelime de gidiyor..
Yine meselâ; “ihtilâl” ve “inkılâp” kelimeleri de, tıpkı birinci misâlde olduğu gibi, mânâları farklı
olan iki kelime.. Burada da bu iki kelimeye de; “DEVRİM” deniliyor. Yanlış!..
Çünkü, böylece Türkçe, hem fakirleşiyor, hem de çirkinleşiyor.
Son olarak da değişik bir misâl vereceğim:
Şimdi; “ilim” kelimesinin yerine; “bilim” kelimesi kullanılıyor.
Kullanan kullansın; mübârek olsun; amma ben, “bilim” kelimesini, “ilim” kelimesinin yerine kullanmam, kullanamam..
Nitekim, “bilgin” kelimesi de, “âlim” kelimesinin yanında çok cılız kalmaktadır.
Çünkü: “Bilim” kelimesi de; “bilgin” lelimesi de, “bilmek” fiilinden elde edilmiştir.
“Bilmek” kelimesi ise zaman zaman çok sıradan işler için de kullanılan bir fiildir.
Meselâ:Simitin fiyatının elli kuruş olduğunu bilmek de; “bilmek”tir; yâni “bilim”dir.
Veyâ bir kimseyi, söz gelimi “evrâkı hakkında hakkında ’bilgilendirme’ nin de ’ilim’ olması îcâbetmez mi?
Şimdi soruyorum:
"Simidin fiyatını bilmekle", “evrâk hakkında bilgi sâhibi olmakla.. “ilim”in ne alâkası olabilir?
“İlim” kelimesindeki mânâ derinliği; zenginliği -ne yazık ki- “bilim” kelimesinde yoktur.
Son sözü, Merhum Nihat Sami Banarlı Bey’e bırakalım:
“KELİMELER ÜZERİNDE HİÇ KİMSENİN OYNAMAYA HAKKI YOKTUR,
ÇÜNKÜ KELİMELER MİLLETİNDİR”.
MÜHİM BİR RİCA:
LÛTFEN, YAZILARINIZDA VE KONUŞMALARINIZDA
BATI’NIN İSTİLÂCI KELİMELERİNİ KULLANMAYINIZ..
BİGİSAYARDA HARFLERE “ŞAPKA İŞÂRETİ” NASIL KONULUR?
Evvelâ, haflerin sol tarafında bulunan “SHIFT” düğmesine tıklayınız;
İkinci olarakta sağ tarafta bulunan “SHIFT” düğmesini basılı tutarak, ’3’ rakamının üstünde bulunan “şapka” işâretine de tıklayınız;
En son ise, kullanacağımız harfe tıklayınız; alın Size şapkalı bir harf..
Bu küçücük hatırlatma yazısı bir tekrar amma Türkçe’nin en büyük derdi de bu: “DÜZELTME İŞÂRETİ” nin kullanılmaması..
Bu bakımdan, tekrarda fayda var.
*
TANRI TÜRK’Ü KORUSUN. ÂMİN.