Senden nefret edenleri sev; iyilikten başka üstünlük alameti tanımıyorum. -- ludwig van beethoven
Emine UYSAL (EMİNE45)
Emine UYSAL (EMİNE45)
@emineuysal-emine45-

Aşk bu mu ben mi yanılıyorum

11 Ocak 2012 Çarşamba
Yorum

Aşk bu mu ben mi yanılıyorum

18

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

1512

Okunma

Aşk bu mu ben mi yanılıyorum

Aşk bu mu ben mi yanılıyorum


Adana’da kendi halinde yaşayan bir ailenin tek kızıyım. Benden başka iki erkek kardeşim daha var. Biri benden büyük, diğeri küçük, ben ortancayım. Babam, müteahhitlik yaparak ailemizin geçimi sağlıyordu. Gerekmedikçe konuşmayan, işten eve, evden işe giden bir insandı.

Annem; ah! Annemi hiç sormayın! O, hayatımın kâbusu olmuştu her zaman ve olmaya da devam ediyor. Annem, ev hanımıydı ama Osmanlıdaki, valide sultanları aratmayacak kadar diktatördü. Neden mi? Okul hayatımdan başlayarak her şeyi anlatabilirim ama bana biraz sabır göstermenizi rica edeceğim.

Liseyi bitirdiğimde okumak için çırpınışlarıma annem hep karşı çıktı. “Okuyup da ne yapacaksın, otur oturduğun yerde! Ben okulda adı sanı çıkmış kız istemiyorum!” diye gürlemişti.

Her sıkıştığımda yaptığım gibi yine babamdan medet umup, ona yalvarmıştım. Babacığım, her zaman olduğu gibi, beni yine kırmamış, kazandığım üniversiteye kendisi götürüp kaydımı yaptırmıştı. Okulda, iki yanıma bakmadan okumaya, derslerime çok çalışıp babamın yüzünü kara çıkarmamaya gayret göstermiştim. Sizin anlayacağınız, okul hayatım boyunca aşk meşk yaşamadan okulu bitirip evime gelmiştim. Babam her zaman olduğu gibi benimle gurur duyuyordu.

Babamın benimle gurur duyması bana yetmiyordu. Çünkü ben okumuştum. Okuduğum dalda bir iş bulup iş hayatına atılmayı istiyordum. Bu isteğimi aileme söyleyince, evde kızılca kıyamet kopmuştu. Başta annem olmak üzere, kardeşlerim, hatta amcalarım bile bana karışmış, “Kız kısmı çalışır mı? Hem de yaban ellerde?” diye yine sert bir şekilde karşı çıkmışlardı.

Çünkü ben, turizm okumuştum ve bir sahil kasabasında büyük bir otelde çalışmak istiyordum hep. Yine yılmamıştım. Sığındığım tek kale olan babamdan yardım istemiştim. Babam, bana istediğim izni verince, Antalya da bir otelde iş bulmuştum. Artık tek hedefim işimde çok çalışıp en yükseğe tırmanmaktı. Çünkü işe, en alt kademeden başlamıştım. Birkaç yıl içinde çalıştığım otelde şefliğe kadar yükselmiştim.

Kendime güvenim gelmiş, yeni yeni etrafıma bakmaya başlamıştım. Aynı otelde çalışan, Emre ile tanışmam, şeflik dönemimdeydi. Nasıl olduğunu anlamadan Emre’ye delice tutulmuştum. Onsuz bir hayat düşünemiyor, o, olmadan yaşayamayacağımı sanıyordum. Onun da beni sevdiğinden emindim. Ama gelin görün ki, bunu aileme nasıl açıklayacaktım. Açıklayamadım. Açıklamak için birkaç yıl beklemek zorunda kalmıştım. Sevgilim, sürekli beni sıkıştırıyor, artık evlenmek istediğini söylüyordu. Onu daha fazla bekletemezdim, yıllık iznimi alınca soluğu ailemin yanında almıştım. Durumumu anneme açıkladım. Açıklamaz olaydım, öyle bir gürlemişti ki, ne olduğu, kim olduğu belli olmayan bir yabancı ile evlenemezmişim. Aklımı kaçırmak üzereydim. Bu ne demekti? Benim evleneceğim kişiyi kendisi mi doğuracaktı yani? Ne dediysem, ne kadar yalvardıysam olmamıştı. Annemi ikna edememiştim. Bu durumda babamın söz hakkı da yoktu. Çaresiz, boynumu büküp işime gitmiştim. Bu ilişkim de böylece bitmişti.

Sevgilimden ayrılınca büyük bir buhranın içindeydim ama bu benim çalışma azmimden bir şey kaybettirmemiş, aksine daha fazla çalışmaya başlamıştım. Çalışmalarım karşılıksız kalmamıştı. Çalıştığım otele müdür tayin edilmiştim. İşte, ulaşmak istediğim en yüksek mevkideydim ama müdür olmak beni mutlu etmiyordu. İki erkek kardeşim evlenip çoluk çocuğa karışmıştı. Benim ise yaşım otuzu geçmiş, hâlâ sevebileceğim biriyle karşılaşmamıştım. Emre hariç…

İşlerim, her zamanki yoğunluğunda devam ederken, otele yeni alınan bir eleman, ofisimin önünden geçerken sürekli beni gözetliyordu. Gözleri, camı delip geçiyordu adeta. İlk zamanlar onu görmezlikten gelmeye çalıştım. Çalıştım ama Bülent, vazgeçmiyordu. Bakışları, gün geçtikçe derinleşiyordu. Sabrımın taştığı bir gün, onu ofisime çağırıp, “Bana bak, işini doğru dürüst yapmazsan, gözlerini çakmaktaşı gibi etrafta gezdirir durursan seni işten atmak zorunda kalacağım bilmiş ol!” dedim.

Ben Bülent’i ikaz etmiştim ama Bülent vazgeçecek gibi değildi. Gözlerini, gözlerime dikip, “İş her şey değildir Serpil Hanım, senden hoşlandım. Bunun ötesi yok!” deyince şaşırmıştım. Ne cesaretli bir çocuktu. Gözlerini gözlerimden alamıyordu. Ona, odamdan çıkmasını, işine bakmasını, bir daha böyle saçmalıklar yapmamasını söyledim. Bülent, hiç vazgeçmemiş, bakışlarını her gün daha yoğun gezdirmeye başlamıştı penceremde. Üstelik benim de tahammülüm bitmiş, ona karşı bir şeyler hissetmeye başlamıştım.

Bülent’le, tanışmam bu şekilde oldu ve daha fazla karşı koyamadım, çıkmaya başlamıştık. Bülent, Emre gibi değildi, daha ataktı. Ailesini gönderip beni isteteceğini söylüyordu. İzin alarak memlekete gidip, Bülent’in ailesini beklemeye başlamıştım. Bu arada da annemi razı etmekle uğraşıyordum. Ne mümkün! Annem, yine nal diyor da mıh demiyordu. Üstelik Bülent’in ailesini de evimizden kovmuştu. Bu olay, Bülent için de, benim içinde yıkım olmuştu. Bülent’le de böylece ayrılmış olduk. Bülent’ten sonra hayatıma Nevzat girmişti. Bu arada yaşım da otuz beşi geçmek üzereydi. Nevzat’ı da aynı gerekçelerle istemedi annem.

Üç sevgilimden de, annemin zoru ile ayrılmıştım. Bu bana büyük bir yıkım yaşatmıştı. Bir süre hayata küstüm. Artık sevgili falan istemiyordum. Annem, hayatta olduğu sürece benim her sevgilime karşı çıkacaktı. Üstelik babamı da kaybetmiştim. Hayattaki tek dayanağım babamdı oysa…

Artık mantıklı düşünmeye başlamıştım. Aşktan ümidim kesilmişti. Şu an Ali, ısrarla beni sevdiğini söylüyor. Ne derece doğru bunu da bilmiyorum.

Bu hafta yıllık iznimi alıp memleketime gittim. Babam olmadan evin tadı tuzu yoktu. Annem, babamın yokluğunu belli etmemeye çalışarak benim halimi hatırımı sormaya başladı. Konu, dönüp dolaşıp eski sevgililerime gelmişti.

“Serpil, seninkiler ne yaptı, evlendiler mi? Hâlâ seni bekliyorlar mı?” diye bir soru yöneltince önce ne diyeceğimi şaşırdım. Çünkü ikisi de evlenmiş, Emre de nişanlanmıştı. Biraz kem küm edip evlendiklerini söylemek zorunda kaldım.

Annem, o gür sesiyle, “Gördün mü bak, sevdaları ne çabuk bitmiş, eğer seni seviyor olsalardı biraz beklemezler miydi? Bu durumda ben haklıyım!” diye gürledi ve ardından, Ali’nin benim için uygun bir eş olacağını, evlenme yaşımın gelip geçtiğini söyleyince ikinci bir şok yaşadım. Benim evlenmeme sürekli karşı çıkan annem, şimdi ne olmuştu da Ali ile evlenmem gerektiğini söylüyordu? Şimdi ben kuşku içindeyim; ya Ali’nin sevdası da gelip geçici ise, ya annem haklı ise? Şaşkınım. Ne yapacağımı bilmiyorum. Ne olur bana bir akıl verin…



06.01.2012 Emine UYSAL

Paylaş
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Aşk bu mu ben mi yanılıyorum Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Aşk bu mu ben mi yanılıyorum yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Aşk bu mu ben mi yanılıyorum yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Seher_Yeli S.ZerrinAktaş
Seher_Yeli S.ZerrinAktaş, @seher-yelis-zerrinaktas
13.1.2012 19:10:27
Merhaba Emine hanım. Öncelikle çok geçmiş olsun. Acil şifalar diler tüm dualarımın sizinle birlikte olduğunu söylemek isterim. Hikayenize gelince, Anne be babalarımız tabiki evlatlarının kötülüğünü istemezler. Aşırı derecede korumacı oluncada farkında olmadan zarar verdiklerini bilmezler. Bende görücü usulü evlendim. İki kızım var, Allaha çok şükür annemin ve babamın yaptıklarını yapmıyorum. Bence hikayedeki kızımız artık doğruyu yanlışı ayırt edebilecek yaşa gelmiş. Yürek ve mantık bir arada çalışır bu yaşlarda. Biraz mantığını kullanarak yüreğinin götürdüğü yere gitsin. Çok güzeldi. Saygılarımla...
Davidoff
Davidoff, @davidoff
12.1.2012 12:54:35
Ülkemiz kadını her zaman ikinci sınıf vatandaş olarak görmüş, bunu da böyle öğretmiş, öğretmeye de öğütlemiştir. O yüzden annenizi çok suçlamayı doğru bulmuyorum.

Büyüklerinden ne öğrenmişse, kızına da onu uygulamış. Yani kendince doğru olanı.

Eminim ki sizce doğru olan neyse çocuklarınıza da onu uygularsınız. Güzel bir çalışmaydı KUTLARIM Sevgili Emine. Başarılarınızın devamı dileklerimle.
tacettin yıldırım
tacettin yıldırım, @tacettinyildirim
12.1.2012 07:47:47
sayfanı ....kalemini...yazılarını...şiirlerini ....çok sevdim ama şu anneye benzemeyen anneni hiç sevmedim....can bilesin....saygılar
GÜLDESTE
GÜLDESTE, @guldeste
12.1.2012 01:16:28
canım emineciğim çok büyük geçmiş olsun ne kadar güzel anlatmışsın .bence ilk başta yüreğinin sesini dinlemeliydi. ama şimdi...yaş ilerlemiş karar vermek biraz zor görünüyor gibi sevgimlesin mavişim
vefalıdostum
vefalıdostum, @vefalidostum
11.1.2012 23:06:43
.......... zoru ile ayrılmıştım..!

öncesine istediğiniz kadar yaşanmışlıklar ekleyebiliriz ki gerçek hayatlarımızın gereğiymiş gibi..!

sevgimsaygımla teşekkürler
Gülayşe DELEN
Gülayşe DELEN, @gulaysedelen
11.1.2012 23:03:23
çok geçmiş olsun arkadaşım Allah tan acil sifalar dilerim..nefis bir anlatımdı sevgilerimle...
SEVİLAY DİLBER
SEVİLAY DİLBER, @sevilaydilber
11.1.2012 22:23:20
sevgili emine çok geçmiş olsun..
bir ara bende sağlık problemlerim yüzünden siteden uzaklaşmıştım..
ama zaman çabuk geçiyor ve her şey düzeliyor..
eminim senin içinde öyle olacak..
dua edeceğim senin için..
sevgilerimle..
güzel yazarım..
A.yıldız
A.yıldız, @a-yildiz
11.1.2012 21:17:18
Önce çok geçmiş olsun.inşallah ciddi bir şey değildir.
Öykü yasşanmışlıkmı yoksa kurgumu bilemiyorum ama tek nefesde okdum. Alla yardımcınız olsun diyeceğim...Aşk dünyanın en güzel duygudu.Eğer fırsatı varsa sınırsızca sevebilmeli insan....
selam ve sevgiler....
İsra Doğan
İsra Doğan, @isradogan
11.1.2012 20:38:13
Çok geçmiş olsun Emine Hanım. Rabbim şifa versin. Saygılar
feray soydan
feray soydan, @feraysoydan
11.1.2012 20:03:35
Emine Hanım. önce geçmiş olsun..Bir an önce iyileşip yazılarınızla bekliyoruz sizi..
Öykü gerçek gibi..Çok genç yaşlarda belki ailenin görüp söyleyeceği bir takım şeylere kulak asmakta fayda var..ama belli bir yaştan sonra karar şahsın kendisinde..iyi veya kötü kararı kendisi verip, yaşamının sorumluluğunu da kendisi alabilmeli..
Sevgilerimle
BOZOK KIZI
BOZOK KIZI, @bozokkizi
11.1.2012 19:02:29
Öncelikle çok geçmiş olsun arkadaşım, yazıya gelince sonunu merak etmedim desem yalan olur bir çırpıda okudum,.bence de gönlünün sesini dinlemeli . emeğine kalemine sağlık öyle güzel yazıyorsun ki sana çok özeniyorum başarıların daim olsun canım sevgilerimle..
glenay
glenay, @glenay
11.1.2012 18:45:03
Sevgili Emine, eğer öyküde anlattığın kişi sensen, çok hata etmişsin diyorum. Bu kadar anne baskısı çok fazla(sanki benim annem yapmamış gibi ama evlenirken ben istediğim için evlendim)Anneni
hadi bir dinledin iki dinledin üçüncüsünde olsun baskın çıkmalıydın.Seviyor,anlaşıyorsan ayakları
yere basan biri olarak evlenmeliydin. Bu hayat senin hayatın;bu kez eğer anlaştığın biriyse evlen.
Sana geçmiş olsun diliyorum. Sağlık çok önemli, sağlık ve mutluluklar.

sevgiyle kal..
AYSE 09
AYSE 09, @ayse09
11.1.2012 18:28:45
canım neyin bitanesi geçmiş olsun
çok üzüldüm inan
seni seviyorum
güzelanlatımdı
bak ne diyorum evlensin denesin şansına bıraksın işi
inşallah iyi çıkar ali
sevgimlesin herdaim
ahmet umut
ahmet umut, @ahmetumut
11.1.2012 17:59:34
Her zaman ki gibi olayı o kadr güzel anlatıyorsun ki adeta yaşar gibi
Gönlünün sesini dinle diyesim geldi..
..Daha ne öyküler çıkacak bekleyelim...Kutladım selamlar
hyazici58
hyazici58, @hyazici58
11.1.2012 17:58:08
Final bölümüne kadar anneyi,annelerimizi anlamak mümkün. Bizim toplumuzda anneler hem oğulları, hem kızları paylaşmak istmezler.Bu da çok güzel olacak evliliklere sekte vuran bir durum olarak devam etmektedir.Çok canlı şahitine raslamışımdır.Fakat anneler bunu öyle değilmiş, sizi düşünüyormuş gibi numaraya yatarlar, oysa düşündükleri sadece kendileri ve gelecekleridir.Egoist derseniz kızarlar ama, aldanmayın gerçek budur.Son anda annenin bu tavır değişikliğini anlamak güç ama,kendisi de sanırım birini bulmuştur,öyle gözüküyor.Kız varkende kendi işinin olmayacağını biliyor.Zeki bir anne fakat egoist.Kız da erken pes eden bir tip.

Yürekten kutladım.Selam,saygı...
Emine UYSAL (EMİNE45)
Emine UYSAL (EMİNE45), @emineuysal-emine45-
11.1.2012 17:57:47
Değerli arkadaşlarım, tedavim nedeniyle siteye giremiyorum. Tamamen uzaklaşmamak için bir yazı yazıp astım. Daha bir süre siteye giremeyeceğim. Hepinizi çok özledim. Sağlığıma kavuşur kavuşmaz yine buradayım Allah'ımın izni ile. Hepinize sağlık ve sıhhatler diliyorum. Çünkü sağlık gibisi yokmuş.

selam ve sevgilerimle. Emine UYSAL.
gevdan
gevdan, @gevdan
11.1.2012 17:45:37
___________Hayat hayat insanı hangi hamurdan yoğurup hangi şekle sokacağı bellimi annenize kulak asın çünkü hiç bir anne evladının kötülüğünü dilemez istemez aneler her daim haklı sein onlarda göremediğin bir şeyi görmüş bir şeye takılmıştır ailenin onayı olmadan atılan adım dahi doğru olmuyor malesef ama madem bu son komnumdan ailenizin annenizin izni var şimdi top sizde sizin irdelemeniz gerek hayat size tecrübe kazandırdı hayat size gereken ödevi verdi sizin sınavlar çoktan biti düşünün içerinizde en ufak bir şüphe olursa bu yola adım atamayın çünkü bu yol geri dönüşümü zor bir yol son karar hakkı sizin sizden başkası doğruyu diyemez bu nedenle ölçün biçin kararınızı verin ha bunu sadece aman ha evleneyim amaclıda yapmayın gerceketen seviyorsanız yapım sevmiyosanız bulaşmayın... saygılarımı sunarım mutlu kalın
Engin Tatlıtürk
Engin Tatlıtürk, @engintatliturk
11.1.2012 17:21:45
7 puan verdi
Allah yardımcın olsun kardeşim. Bu konuda sana kimse yardım edemez.
Lakin evliler gençlerden biraz daha iyi biliyor işi.

Yine de aceleci olmayın.

Kolay ve hayırlı gelsin.
selamlar.
© 2025 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.