Faziletli olmak, keskin bir kılıca oturmak kadar güçtür.-- bhartrıharı
Tu
Turan Yalçın
@turanyalcin

Niçin Yaşadığını Bilen oğlum

2 Ocak 2012 Pazartesi
Yorum

Niçin Yaşadığını Bilen oğlum

4

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

565

Okunma

Niçin Yaşadığını Bilen oğlum

NE İÇİN YAŞADIĞINI BİLEN OĞLUM
Canım oğlum,
Çok zaman çevreme bakarım da, “İnsan ne için yaşar?” diye Çoğunlukla insanların maddi şeyler için yaşadıkları halde, sorduğumuz zaman manevi şeyler için yaşadıklarını iddia ederler. Bu özü ve sözü çelişen insanların davranış ve dış görünümleri ile “ben maneviyat adamıyım” diyen sözlerinin çelişkisi hemen belli olur. Bu garip duruma bakınca insanların kendisini çok zaman aldatmalarının mümkün olduğunu ama Yaratanı hiç aldatamayacaklarını düşünerek teselli bulurum.
Sevgili oğlum,
Bazen çevremde manevi yönünü ön plana çıkaran insanlara sorarım “Senin çocukların var. Onların geleceği için ne yapıyorsunuz ?” . bu konuda bir süre suskunluktan sonra aldığım cevap muhatabımın eğitimi ile hayatta bulunan konumu ile hiç alakası olmayan bir cevap olur.” Ev aldım, araba aldım” Bu cevap karşısında gülmemek için kendimi zor tutarım. Ev almak ve araba almak eyleminin çocuğun geleceğine ne katkısı olacağını çıkaramam. Çünkü insan ev ve arabayı önce kendisine alır. Çocuğunun geleceğini düşünen anne ve baba çocuklarının maddi şeyleri düşünmeden okulunda başarılı olması ve manevi konularda bilgi sahibi olması ve çevresine karşı sorumlulukları ile dolu insan olarak yetiştirir.
Sevgili oğlum?
Bir baba çocuklarının maddi ve manevi gereksinimini sağlamalı tabii ki. Okulda lazım olan araç ve gereçleri, malzemeleri almalı. O’nun dengeli beslenmesi için çaba harcamalı.Okulunun veli toplantılarına giderek öğretmenleri ile konuşarak noksanlarını öğrenerek daha iyiye gitmesine çaba harcamalı. Ama çocuklarının aklını daha küçük yaşta ev, araba gibi maddi şeylere yöneltmemeli. İnsan çocuğunun önce iyi bir temel eğitim almasını sağlamalı. Çocuk ilerde tabii ki aklı erdiği zaman isterse ders dışında çalışır hayatını kazanır. Buna engel yok. İsteyen de eğitimli olmamayı ve alaylı olarak kendi kazandığı para ile geçimini sağlar.
Canım oğlum,
Anne ve baba başkalarını hakkını kaba kuvvetle, baskı ile yiyerek o yedikleri ile çocuklarını büyütmeye kalkarsa çocukları da büyük oranda manevi yönü güçlü görünen ama maddiyata bakan, akrabasını ziyaret etmeyen , akrabalarından sadece kendi gibi düşüneni seven, engelli akrabasını küçümsemeyen, onu dinlemeyen ama dinliyormuş gibi yapan maddi şeylerden başka bir şey düşünmeyen ama aslında maddeye bakan insanlar olarak yaşamlarına devam ederler. Onların çocukları da görünürde maneviyata bakan ama aslında çıkar görmedikleri insanlardan uzak duran insanlar olurlar. Bunu ne anne , ne dede görebilir. Çünkü onlarda manevi yaşamlarını güçlü zannederler ama madde onlar için ön plandadır.
Canım oğlum,
Tabii ki insanların maddi kazançları da olacak ama , başkalarının hakkını yemeden, çocuklarına akrabalarının hepsini sevdirerek, sadece kendi kafasına göre olanları sevdirerek , sadece kendisinin yalan yanlış her sözüne inanan akrabalarını sevdirerek değil, kendisini haklı olarak eleştirenlere de çocuklarının sevgi ve saygı duymasını sağlayarak.
Canım oğlum,
Tecrübelerimle gördüm ki, sözünün eri olan ve içinden gelen her şeyi zamanı gelince anlatan babanı yaşlı ve bilgili olduğunu zanneden insanlar hiç sevmez ve çocuklarına ve torunlarına da sevmemeleri konusunda sözlü ve ima ile tavsiyede bulunurlar. Çünkü büyükleri haklı olarak da eleştirsen bu onlara karşı saygısızlıktır ve büyükler her zaman haklıdır ve haksız oldukları zaman bile büyükler haklıdır(!) Büyükler kendilerine her zaman yalandan da olsa “haklısın” diyenleri severler. Ben böyle ortamlarda büyüdüm ve böyle insanlara versen gene isterler, hatta bir arkadaşımın dediği gibi “ canını bile versen yaranamazsın”
Canım oğlum,
“İnsan ne için yaşar?” sorusunu tarihten yazarlarda sormuşlar ama onlarda tam bir cevap alamamışlar. İnsan ne için yaşar? Bunu ben de tam anlamış değilim. İnsanların özü ve sözünün tutmadığına çok zaman şahit olmuşumdur. Öyle ki bu tutum inanlar ile muhatap olurken bile temkinli olmama sebep olmuştur.
Canım oğlum,
Bu yaşta sende bunları anlayacak ve tedbirlerini bu yönde alacak kadar olgunsun. Sende biliyorsun ki ben maddi sıkıntıları san yansıtmamaya senin de maddi şeyleri düşünmeden tüm gücünle okulunda ve sosyal yaşantında başarılı olman için çaba harcadığını, okulunda dershanende ve mahalle arkadaşların ile gelişime dayalı faydalı iletişimler kurmaya çalıştığını ve her geçen gün hatalarını tekrarlamayarak daha ileri gitmeye çaba harcadığını görerek mutlu olmaktayım. Bu tutumun da ilerde senin çocuklarına yansıyacak. Çünkü sen bizden daha gelişmiş olarak çocuklarını da senden daha geliştirmiş olarak ilerleyeceksiniz .
Sevgili oğlum,
İnsanlar eğer maneviyatlarını güçlendirmek için yaşıyorlarsa maddi konuları neden sık sık gündeme getirirler anlamam . Mesela insan neden başkalarını n gelir veya giderini merak eder? Başkasının gelir veya giderini öğrenmek insana ne kazandırır. Hatta çok zaman kendi eşi ile beraber çalışırken, eşi çalışmayan engelli insanların kendilerinden daha az olan maaşını dedikodu konusu yaparlar? Manevi yaşamın güçlü olması bu mu acaba? İnsan başkalarının gelir veya giderini sorgulamak için mi yaşar? Bunu anlayamam . Ben kimseye gelirini sormam. Söyleyene “ Allah daha çok versin” derim.
Canım oğlum,
Zamanla sende manevi yaşamı güçlü inan olmak istersen, maddi şeyleri çok az konuşan, insanlar ile iletişim kurmaya gayret eden, ne kadar çok insan ile iletişim kurar ve onları sorunlarına çözüm yolları ararsan hayattan aldığın zevk o oranda artar. Sen manevi yaşamı ve iş yaşamı güçlü ve insanlara karşılık beklemeden yardım eden insan olursun.
Canım oğlum,
Yapılan bir araştırma, bir sivil toplum kuruşlarında insanlara maddi yardım beklemeden gönüllü hizmet eden insanların daha mutlu huzurlu oldukları saptanmış.
Canım oğlum,
Benim gözlemim de genç iken onu bunu aldatan, anne ve babası yaşlanınca onlara ilgi göstermeyen insanların çoğunun yaşlanınca çok sıkıntı çektikleri, hastalıkla mücadele ettikleri başkalarını mesela engelli veya fakirleri, küçümseyen insanların da zamanla küçümsenecek hale geldikleri olmuştur. Buna çok üzülerek şahit olmaya devam ediyorum . Bu yüzden senin herkesin hakkını vermeni ve kimseyi küçümsemeden insanlara yardım etmeni isterim . Hayatta insan “ başkalarına muhtaç olmamak kadar, muhtaç olanlar ile alay etmek yerine onlara da yardım etmeye çalışmak “ olmalı. Ama gerçek manada yardıma ihtiyacı olan ve yapacağımız yardımlar ile onun da başkalarına yardım edecek hale gelmesine sebep olmalıyız. İşte bence insan bunun için yaşamalı.
Sevgili oğlum?
Yaşın küçük olmasına rağmen ne için yaşadığını anlayan bir çocuk olmana sevinmekteyim. Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki 90 yaşına gelmesine rağmen sorsan ne için yaşıyorsun? Bu soruya bile cevap veremeyecek insanların çevremizde olduğunu görmek bana her zaman üzüntü vermekte.Onları gördüğüm zaman “ akıl yaşta değil baştadır” diyen atalarımızı daha iyi anlar hale geldim. Atalarımızın büyüklüğünü daha iyi anlamaya başladım. Annem ve babam iyi ki bana yaşa azmi aşılamış, iyi ki bende sana bu mektupları yazma güç ve yeteneğini Yaratan bana vermiş. Bu mektuplar sayesinde kim bilir insanlar niçin yaşadığını konusunu sorgulayarak en doğru fikirleri edinerek hayata daha büyük umutla bakarlar.

TURAN YALÇIN-TOKAT

Paylaş
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Niçin yaşadığını bilen oğlum Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Niçin yaşadığını bilen oğlum yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Niçin Yaşadığını Bilen oğlum yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
sa
salman dogan, @salmandogan
3.1.2012 18:36:10
tamamiyle pozitif yaşama yönledirici boyutta bir anlatım......yüreğinize sağlık
Aynur Engindeniz
Aynur Engindeniz, @aynurengindeniz
3.1.2012 17:02:20
Çok güzel bir mektup. Hele babanın kaleminden okumak çok anlamlı. Nedense beylerin çocuklarına olan ihtimamları sonsuz bir saygı uyandırır içinde.

İyi ki okumuşum.
KE
KESKİNZAMAN, @keskinzaman
3.1.2012 00:24:19
Yazarını kutlarım yerini hak etmiş ,okunmadan geçilmemesi gereken bir yazı.
DE
DENİZCANDAN, @denizcandan
2.1.2012 13:11:33
Y azınızı okuıyumca çocukluğumuzda okuduğum bir kitap geldi aklıma,muhtemelen siz de okumuşsunuzdur.Edmon de Amicis'in Çocuk Kalbi adlı romanında yazar tıpkı sizin gibi oğluna mektuplar yazıyordu,hatalarını düzeltmesi veya daha iyi olması için.Bazen de takdir ettiğini belirtiyordu.Yazınız mektup tarzında ama makaleye yakın olmuş,yani ciddi bir anlatım var,oğula seslenince daha içten bir dil kullanılabilirdi.Özde düşünceler çok güzel çünkü aileler sadece okul başarısını ön planda tutuyor,kişilik özellikle maneviyat eksik kalıyor,yaşayarak öğretmek gerekiyor bunları.Çevrede o kadar çok olumsuz örnek var ki,düzgün,iyi ve güzel olamı bulup örnek göstermek zorlaştı.
© 2025 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.