Gönlü aydın bir kişiye kul olmak, padişahların başına taç olmaktan iyidir. (mevlana)
Ahmet Bektaş
Ahmet Bektaş

İlah Saltanatı

Yorum

İlah Saltanatı

0

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

667

Okunma

İlah Saltanatı

İlah Saltanatı

İlah Saltanatı

La ilahe İllallah (İlah yok, Allah var)

İnsanlık tarihinde “Baba” komutası Adem ile başladı…

İlk zamanlarda başladı insanlar arsındaki fesatlık ve kavga, kan dökme ( bu mal ve menfaat kavgasıdır, hükmetme arzusu,ego)…

Allah’ın evrensel nizamında tanrılaşan ve ilahlaşan ve sonradan ilahların temsilcileri olan putlara karşı önlemlerin seyri şöyle oluyor:

İlahlar dönemi:
İnsanlar arasında daha kurnaz olanlar, güçlerini kullanarak veya güçlülerle birleşerek ya da güçlüler tarafından kullanılarak ilahlıklarını ilan ettiler. Böylece bulundukları toplumun mal ve diğer kaynaklarını kendilerine çektiler, güçlerine güç kattılar. Bu dönemde ilahları bildiğimiz insandı ve görünüyordu. Bildik manada elçi yok.

İlahların temsilcileri dönemi:
Sonraları ilahlık davası güdenlerin ölmeleri ve hastalanmaları; ölümlü aciz olmalarının anlaşılması insan toplumda bu anlayışın zedelenmesine sebep oldu. Bu sefer kurnazlar güçlüler ilahlarını görünmez olarak sundu; onları temsil eden putları devreye soktu. Bu şekilde görünmeyen ilah anlayışı görünen put ile korunabildi. Peygamberler bu dönemin ardından ortaya çıkıp putları kırdılar. Ama onlarda görünmeyen Tanrı’nın temsilcisi konumundaydı.

Peygamberler dönemi:
Bu dönemde insanlık ilah ve putlardan kurtuldu ama kurnazlar peygamberlerin kitaplarını tahrif edip peygamberlik üzerinden insanları kontrol ederek köleleştirmek istediler. İnsanların çoğu cahil ve zalim olduklarından bu zulme rıza gösterip alkış tuttular. Ya da mecbur kaldılar. Felsefe üstatları ve aydınlar bedel ödedi.

Son peygamber dönemi:
Bu dönemde peygamberliğe veda edildi ve insanlar peygamber takipçilerin zulmünden kurtuldu. İlahlık iddialarını da “La ilahe İllallah” diyerek kaldıran son peygamber öncekilerin takipçilerinin tahrifatını da kaldırdı! Büyük değişim oldu.

Halifeler dönemi:
İlk dört halifeden sonra ehil olmayan saltanat sahiplerinin halife olarak kan kusturacaklarının işareti ilk halifelik savaşıyla açığa çıktı. Peygamber soyunu katledenler bunun işaretini gösterdi aslında.

Tarikat, tekkeler zaviyeler dönemi:
Avrupa’da zaten sınırlı da olsa bir aydınlanma yaşanmıştı. İnsana odaklı yaşamak isteyen aydınlar Rönesans ile zaten ortaya çıkmıştı… Cumhuriyet ve demokrasiye mani olan ve zaten geçerliliği kalmayan Saltanatın kaldırılması ve tekke zaviye gibi örgütlenmelerin faaliyetlerinin yasaklanmasının nihai hedefi din üzerinden insanların güdülmemesi idi. Uygulayıcıların keskin tavrı belki bu yüzdendi ama din üzerinden insanları kontrol eden mekanizmayı tam kaldırmak belki de imkansız gibi… Daha sonraları cemaat ve dernek faaliyetleri ile devam etti bu anlayış. Günümüzde ise ayağa düştü. İsa, Mesih, Mehdi şeklindeki söylemlerle devam ettirilmek isteniyor ama sona yaklaştık.

Final:
Din üzerinden menfaat sağlama dönemi tamamen kalkacak ve dini kitaplar , peygamberler, öğretiler insanlık için kaynak olarak kullanılacak. Yani insanları gütmek için değil de insanlara bilgi vermek, yol göstermek için kaynaklık edecek. Bu da herkesin özgür iradesiyle kabulünde olacak. Kimse yukarda saydığımız unvanlarla insanların karşısına çıkamayacak.

Vakit tamam.
Selamlar,
Ahmet Bektaş

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
İlah saltanatı Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz İlah saltanatı yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
İlah Saltanatı yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL