susmalar hayra alamet değildir küçük kıyametidir bir
kadının, bir
kadını ağlatıyorsanız ona değil kendinize acıyın o gözyaşlarıyla beraber sizin de gözünden düşmeniz an meselesidir çünkü,
kalemsiz kağıtsız yaşayamıyorsa yalnızdır o
kadın ,kalabalığın içinde yalnızlığın en çıplak haliyle baş başadır , sessiz çığlıklarını sadece satırlara fısıldıyorsa , onu anlayacak kimsesi kalmamıştır artık
uzaklara dalıyorsa derinden derine, boğuluyordur anılarda çekilip kurtulmayı bekliyordur bir umut , anılarındakiler tarafından ,
uyumamakta direniyorsa ,gözüne
uyku haram olmuşsa kaç
gecedir, gerçekte yaşayamadığı mutluluğu sadece rüyalarda görmenin acısına dayanamamasındandır,
sigaraya tiryakiyse son
zamanlarda, içine dolan dumanla boğup öldürmek istemesindedir can çekişen
sevdasını
aynalar küstüyse bir
kadın, yüzündeki çizgilere düşman değildir , o çiziklerde imzası bulunana hala düşman olamadığından kendine düşman olmuştur sadece..
masallardaki
beyaz atlı prense hala inanıyorsa, pollayanacılık yaşam felsefesi olduysa, her
yalandan sonra burnuna dokunuyorsa farkında olmadan ,bir pamuk şekerle gamzelere boğuluyorsa yüzü silin atın şu alaycı
gülüşünüzü suratınızdan sandığınız gibi hala
çocuk değildir sizin
kadınınız, sadece sizinle masal gibi hayat düşlemişti ve her masal gibi mutlu sonu bekliyordu hangi masal kötü biterdi ki eğer bu masalda b
aşkahraman siz olmasaydınız??