3
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
987
Okunma
Kim bilebilir yokluğumu hangi ellerle sarmaladın, sakladın sevgilim. Bir ızdırap denizinde yalnızlığı boğmakla uğraşan balıkçıların, tahammülü olmayan yorgun gözlerinin limanlarına çekilmiş şehrinde, hangi şişenin mayhoş tadıyım kumsalında emsalsizliğinle...Kahpe kader hangi perdeyi araladı sen giderken de fark edemedim gözünden düşen pişmanlık yıldızlarının yüreğinden kayan gerçeğini...
Şimdi mühimmatı şu gecemin erken dökülen saatlerindeki ıssızlığı azizliği bir senin bir daha göremeyeceği gerçeği...
İç içe geçmiş soğuk düşlerin kamaştıran renginde sayıklanan, ayıklanan duaların kabulu ellerimden, göğe yükselen ağır yol alan hiçliğinin terkedilişine olan inancım da tükendi. Şimdi gönlüm çok uzaklara alınan bir biletin elimi yakan kirliliği ile saadet vermeyen yanını terkederken üzülen gözlerimin yolları ayıran bölen uykusuzluğunun takibinde...
Gel gel gel ...