0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1372
Okunma

BU NASIL BİR DÜNYA?
Her şeye rağmen hepinize sevgi, saygı ve selamlarımı sunarım aziz okurlarım.
“Bu nasıl bir dünya?” serzenişimizde olumsuzluklara kendi katkımızın payı ne kadardır acaba diye düşünerek sözlerime başlamak istiyorum.
Efendim, bir mekanda bir hatip konuşma yapar; yapılan ikaz ve uyarılara, tavsiye ve eleştirilere kimse kulak asmaz! Sadece toplanılır, konuşulur ve dağılınır.
Sözler hep havada kalır; eleştirileri kimse sahiplenmez, kimse üzerine alınmaz.. çünkü o sözlerin muhatapları “başkaları”dır!
Biz zaten hep “sütten çıkmış ak kaşıklarız!” da bu çirkin yaşam biçiminin mimarları hep başkalarıdır!
Bu nasıl bir dünya?..
Televizyonda haber seyrederken birden “sıcak bir gelişme!” diye, ya bir kaza, ya bir cinayet, ya bir şekavet, ya bir tabii afet haberi verilir ve buna da ısrarla “gelişme” denir?
Ve böylece ne “edebiyat” kalır ortada ne de “medeniyet”.
Bu nasıl bir dünya?..
Sokağa çıkarsınız, karşıdan karşıya geçeceksiniz, kaldırımın kıyısında dakikalarca beklersiniz, sürücülerden hiçbir kimse, durmak şöyle dursun, yavaşlamaz bile! İlla ölüm tehlikesini göze alarak araçların direksiyonunda oturan “kişi”nin korna ve hakaret ihtiva eden sözlerine kulaklarınızı tıkayarak atlarsınız arabaların arasına ve sağ salim 8 metrelik sokağın karşısına geçebildiyseniz Rabbinize şükredersiniz!
Daha dün yakınım olan ve Avrupa’dan gelip Asya ülkelerinden birine doğru yüklü olarak yoluna devam eden bir TIR Şoförü “bu TIR’cılığı Müslüman ülkelerde yapmayacaksın!” dedi, haklıydı!
Galiba bu trafik işlerinin düzenlenmesi ve denetlenmesi vazifesi İÇİŞLERİ BAKANLIĞI’nın görevleri arasında, ooooooooofff of!
Bu nasıl bir dünya?..
Sabah, öğlen, akşam yollarda, otobüslerde, servislerde lise talebelerini görürsünüz! Aman ne talebe, ne talebe? Ellerinde milyarlık cep telefonları, ağızlarında sigara, dillerinde argo ve küfürler, kılık kıyafet felaket! Ve, nutuklar: “Geleceğimizin Teminatı Sevgili Gençler!” Sanıyorum bunlarla da Milli Eğitim Bakanlığı ilgileniyor, daha doğrusu ilgilenmiyor! Ooooofff, ooooofff, ooooof!
Bu nasıl bir dünya?..
Kaldırımda yürümek mi isterdiniz? Biraz zor!
Ya bir araç park etmiştir, ya da dükkancı mallarını dökmüştür kaldırımın üstüne, zaten sigara izmaritinden ve tükürükten yere bile bakamazsınız, bazı kaldırımlara çıkmak için zaten VİNÇ lazım! Bu işlerle de ilgilenmesi gerekenlerin Belediye Ve Zabıtası olduğunu biliyorum ama bu mevzuda alkışlayacağım ne bir Belediye bilirim ne de Zabıtası! Buna of demeye gerek bile görmüyorum!
Bu nasıl bir dünya?..
Dostlar, iyi şeyleri de siz görün ve bana yazın da haberim olsun ne olursunuz! Ya da “adam, aldırma da geç git diyemem, aldırırım!” ama, Üstad Necip Fazıl’ın dediği gibi “aldırma, böyle gelmiş bu dünya böyle gider!” diye avunaduralım!
Bu nasıl bir dünya?..
15.11.2011
Murat Kahraman
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.