Hakikat aleyhine hürriyet olamaz. -- salazar
Davidoff
Davidoff
@davidoff

UĞRUNA ÖLMEK

10 Kasım 2011 Perşembe
Yorum

UĞRUNA ÖLMEK

8

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

1687

Okunma

UĞRUNA ÖLMEK

UĞRUNA ÖLMEK








Atatürk’ü uğruna ölecek kadar seven bu adam kimdi ?
Ne olmuştu ona ?...
Kurşunu kalbine sıktı ise o günü nasıl anlatabilmişti ?



(SALİH BOZOK (1881 - 1941)

"Salih Bozok 1881’de Selanik’te doğdu. Mustafa Kemal ile önce mahalle, daha sonra da okul arkadaşlığı daha başlangıçta kaderini çizmiş oldu. İkisi de aynı okullarda okuduktan
sonra aynı yıl Harp Okulunu bitirdiler. Salih Efendi jandarma sınıfına seçilmişti. Mustafa Kemal ise Akademiye devam edecek, kurmay olacaktı. Mustafa Kemal Milli Mücadeleyi
başlatmak üzere Anadolu’ya geçmeden önce ve Suriye Cephesi’nde bulunduğu sırada Salih Efendi’yi başyaver olarak yanına getirtti. Sürekli beraberlik böyle başladı ve Salih
Bey yarbaylıktan emekliye ayrıldıktan sonra bile Mustafa Kemal’in yakınında kaldı.

Yüzbaşı Salih, Mustafa Kemal’in yanında, Heyeti Temsiliye’de görevli olarak Ankara’ya gitti. Mustafa Kemal Meclis Başkanı iken o da Meclis Başkanı başyaveriydi. Mustafa Kemal
Cumhurbaşkanı seçilince yarbay Salih de Cumhurbaşkanlığı başyaveri oldu. Yarbay rütbesinde ordudan istifa ettiğinde önce, o zamanki adı Bozok olan Yozgat’tan milletvekili
seçildi; milletvekilliği 1939 seçimlerine kadar her dönemde yenilendi; bu arada Mustafa Kemal’in sofrasındaki yerini ve çevresindeki görevini de muhafaza ediyordu. Salih Bey
bu dönemde İş Bankası’nın kurucuları ve hissedarları arasında yer aldı. Mustafa Kemal’in ölümüyle Salih Bozok’un dünyası da yıkılmış oldu.

Milletvekilliği sürdüğü halde sağlık durumundan şikayet ederek Yalova’ya çekildi ve 1941 yılında öldü. "







Atatürk’ün yaveri Salih Bozok , şuursuzca sarayın merdivenlerinden aşağıya koştu.
Alt katta boş buldugu bir odaya dalıp kapıyı kapattı.
Az sonra içeriden tek el silah sesi duyuldu.




Meğer Salih Bozok, Atatürk’ün ardından seçebileceği en kolay ölüm yöntemini belirlemek için hekimlere danışmış. Atatürk’ü tedavi eden doktorlardan birine ;

- Doktor, insan kalbinin hangi tarafina kurşun yerse ölür, diye sormuş,

Doktor ;
- Aç göğsünü göstereyim, demiş.

Bozok, doktorun parmağıyla gösterdiği noktayi hemen tendürdiyotla işaretlemişti.
-Yanlış yere nişan alıp ona kavuşamamaktan korkuyordum.



Sesi duyup koşanlar içerde onu kanlar içinde buldular.
Tabancasından kalbine sıktığı bir kurşunla devrilmişti...



Salih Bozok’un hayatta kalan tek çocuğu 80 yaşındaki Muzaffer Bozok, zaman zaman yaşlanan gözleri ile o mesum 1938 yılını şöyle anlatmıştı ;

"Ben o yıl 17 yaşında , Galatasaray 10. sınıfta talebeydim. Babam ise Savarona’da idi. Bana haber yollamış ,"Bu hafta sonu araba göndereceğim, gelsin onunla konusacaklarım var" diye.
"Eyvah yine top oynadığımı duydu, haşlayacak" diye korktum.
Kızdığında cok sert olur,hatta döverdi. O gün bir makam arabası kapımıza dayandı...

" Moskof Ziya diye tanınan üniformalı bir soför beni evden aldı. Elini öptüm.
Birlikte Savarona’ya geçtik.

O ters, aksi , vurdu mu çınlatan babam gitmis, yerine müşfik, sevecen, cana yakın bir adam gelmişti. Beni karşına oturttu ;

- Bak evladim , dedi. Artık koca adam oldun, seninle acık konuşacağım. Hakikatleri bilmelisin ; Atatürk çok hasta , son günlerini yaşıyor. Onu ancak bir mucize kurtarır. Sağlığı için hep dua ediyoruz ama şayet ona bir sey olursa ben de yaşamamaya kararlıyım. Benim içinondan sonra hayat düşünülemez artık...

Bunlari o kadar ciddiyetle söylemisti ki, ben karşısında ağlamaya başladım.

- Ağlama oğlum,erkek adam ağlamaz, dedi.
İçeride uyuyan Atatürk’ün sesimi duyup rahatsız olabileceğini söyledi. Beni susturdu.
Konuştuklarımızın aramızda kalmasını istedi. Annemler o sıra Avrupa’da idi. Onlara telgraf cekip bir an once trenle dönmelerini istemiş. Sen kendine çeki düzen ver, annenler gecikirse senin yapacağın şeyler var. Ailenin erkegi sensin, annen, ablaların sana emanet. Oku memleketine faydalı bir adam ol dedi.

Babam bunları söylerken hıçkıra hıçkıra ağlıyordum.

Hiç bir şey söyleyemedim.

Beni öptü ve uğurladı.
Henuz 17 yaşında iken babasının ölüm kararını kendisinden dinleyen bir çocuk ne hisseder ?

Korku ?...

Endise ?...

Hüzün ?...

Ya da hepsi ?...




Sonra bir sabah Muzaffer Bozok Okula gitmek üzere kapıdan çıkarken, banyoda traş olan babası; "gel evladım, öpeyim seni" diye, onu yanına çağırmış.
Vedalaşırken babasının eliyle göğsünü kapattığını fark etmiş... Hiç küçük bir çocuğun aklına gelir miydi orada bir tendürdiyot izi olabileceği. Ya da diyelim ki oldu, ona kim " SEN
BENİM BABAMIN ÖLÜM İŞARETİSİN, GİT BURADAN" diye isim takabilir ve kovabilirdi ?...




Bozok, odaya girdikten sonra tam işaretlediği noktaya sıkmış kurşunu... Lâkin vücudu çok yağlı olduğu için kurşun kalbi bir, iki milimetrelik bir sapmayla sıyırmış, ciğerini boydanboya delip geçmiş, sırtına saplanıp kalmış...

Dostları kanlar içinde Şişli Sıhhat Yurdu Hastanesi’ne kaldırılmışlar.

Operator (Kara) Kamil beyin vücuttan çıkarttığı O kursunu Salih Bozok’un kızı ölene dek boynunda kolye olarak taşımış.




10 kasim 1938’i anlatirken ;

"O sabah ben herzamanki gibi mektebe gittim" diyor Muzaffer Bozok :

-saat 09.30 da muduriyete cagirdilar." Eve gitmen lazim " dediler. Sokağa çıkar çıkmaz olanları anladım. Çünkü bayraklar yarıya inmişti.

Evimiz Osmanbey’de idi "nerede babam" diye sordum. "Şişli Sıhhat Yurdun hastanesinde" dediler. Koşarak gittim. Olup biteni orada öğrendim. Ata’mı kaybetmiştim, babamı da kaybetmek üzere idim. Babam canı çok kıymetli bir insandı. Böyle bir şeyi yapabildigine inanamadım.
Ancak Atatürk sevgisi o kadar büyüktü ki, onsuz bir dünyayı anlamsız buluyordu"

Salih Bozok, intihar girisiminden sonra bir yıl ölü gibi yaşadı.
Zaten rahatsız olan kalbi,bir de sıyırıp gecen kurşunun etkisi ile hepten yorgun düşmüştü. O sert, otoriter adam, sakin, suskun bir kisiliğe bürünmüştü. Bütün gün odasına kapanıyor, hiç bir şeyden zevk almıyordu.

Biraz iyileşir gibi olunca , Ismet Paşa kendisini Ankara’ya çağırttı ;

-Sen bana Atatürk’ten yadigârsın. Seni mebus yapmak istiyorum, dedi...

Ve Bozok ömrünün son 1.5 senesini Ankara’da Bilecik milletvekili olarak yaşadı...







Smith Wesson marka, sedef kabzalı, 228411 seri numaralı... Yapı Kredi Bankası tarih arşivlerindedir.


*

Okumamız ve unutmamamız gerekir diye düşündüm, bazı yerler alıntıdır. (ÜLKEMİZİN RAHMETLERİ ÜSTLERİNE OLSUN.)







10.11.2011








öyküsatıcısı2011Davidoff





Paylaş
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Uğruna ölmek Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Uğruna ölmek yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
UĞRUNA ÖLMEK yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Nar-ı Çiçek
Nar-ı Çiçek, @nar-icicek
13.11.2011 13:33:31


Biryerlerde okuudm ibaresi ile kalacak bu yazi akillarda.
ki hatirlandikca insna dostlugu animsayacak unuttugu beyninde.

Ki 10 Kasim sonrasindayiz
saatler halen 9'u 5 geciyor....


sami biberoğulları
sami biberoğulları, @samibiberogullari
11.11.2011 02:17:03
Değerli dostum. Salih Bozok'un Atatürk'e olan bağlılığı ve sevgisi sebebiyle 10 Kasım 1938 de kendini öldürmeye kalkması bence '' Uğruna ölmek '' olarak değerlendirililecek bir durum olamaz. Çok sevdiğiniz bir insan uğruna ölmek o öldü diye kendini öldürmek değildir. Önemli olan O öldükten sonra onu yaşatabilmektir. Bir an için şöyle düşünün: 10 Kasım 1938 de Atatürk'ü seven her insan ona bağlılılığını ve svgisini ifade etmek için aynen Salih Bozok'un yaptığını yapsaydı Türkiye'de canlı kaç tane insan kalırdı? Bu olaya Atatürk uğruna ölmek diyemeyiz.


Selam ve saygılarımla.
AYSE 09
AYSE 09, @ayse09
10.11.2011 15:10:03
yine güzeldi anlatmın bilgi verdiğin için sağ olası segim saygımla
Aynur Engindeniz
Aynur Engindeniz, @aynurengindeniz
10.11.2011 13:48:55
Çocuklarına bu acıyı nasıl yaşatmış. Tamam bağlılığına saygımız var da, insan evladına böyle derin bir acıyı yaşatmamalı...

Tarihi olayları okumayı çok severim. Bütün çalışmaların gibi bu çalışmanı da ilgiyle okudum. Diğerlerinden farklıydı fakat dokusunda Davidoff nakışları vardı yine. Herkesin adet olduğu üzre Mustafa Kemal'i anlattığı bu günde, sen Salih BOZOK'un emsalsiz ve derin sevgisinden bahsederek farkını gösterdin.

Kutluyorum sevgili Davidoff.

Segilerimle.
inci*
inci*, @inci-
10.11.2011 13:32:39
Muhteşem bir paylaşımdı değerli Davidoff teşekkür ederim. İşte kurtuluş savaşınız özü; beraberlik ve sevgi timsali insanlar ve onların özverisi bizim kurtuluşumuz olmuştur.
Mehtap ALTAN
Mehtap ALTAN, @mehtapaltan
10.11.2011 13:19:01
Uğruna ölünebilecek bir duyguyu barındırmak yüreğinde!

Anlamlıydı paylaşımın ...

Sevgiyle...
Mehmet GÜZEL
Mehmet GÜZEL, @mehmetguzel
10.11.2011 13:09:21
10 puan verdi

İnsanın hayatında uğruna ölebileceği birilerinin olması ne güzel sanırım ozaman insının
yaşam kalitesi yaşam şekli farklı oluyor dünyaya farklı pencereden daha olumlu bakıyor.,
Farklı bir pencereden farklı bir yazı yazmışsınız sizi kutluyorum.

SEVGİYLE KALIN..................
lacivertiğnedenlik
lacivertiğnedenlik, @lacivertignedenlik
10.11.2011 12:46:16
10 puan verdi
öyle hayat hikayeleri var ki dost uğruna ölüyor insan


.

sevgiler
© 2025 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.