Olgun adam bilgisini saat gibi taşır, çıkarıp herkese göstermez, gerektiğinde kullanır. (t. brown)
Eser Akpınar
Eser Akpınar

SEVGİLİ KÜÇÜĞÜM...

Yorum

SEVGİLİ KÜÇÜĞÜM...

10

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

2636

Okunma

SEVGİLİ KÜÇÜĞÜM...

SEVGİLİ KÜÇÜĞÜM...


Bazen, düşünüyorum da – siz de düşünür müsünüz- hangi yollardan geçtim ve bugüne geldim diye… Ben olmama sebep; sadece 27.10.1959 tarihinde dünyaya gelmiş olmam değil. Ya da, yine aynı tarihte, annemin ve babamın kızı olarak doğmuş olmam değil. Ben olmamın sebebi, bunlardan çok daha ötelerde, çok daha derinlerde…

Hayatımın “En” lerini düşünürüm. Hep mutluluklarım gelir, aklıma:

Yıl; 1979: Oğlumun, doğumu.
Yıl; 1984: Kızımın, doğumu.
Yıl; 1999: Cafe Biz’in – iş yerimin – açılışı. ( Öyle bir mutluluktu ki 2 sene sonra kapanmış olması bile gölgeleyemedi, mutluluğunu. )
Yıl; 2005: Oğlumun evliliği.
Yıl; 2008: Torunumun doğumu.

52 yıllık hayatımın, en mutlu zamanları bu kadar mı? Elbette ki değil. Daha çok var ama onları bilmesi gerekenlerin bilmeleri, yeterli.

Hiç yanlış mutluluklarım olmadı mı? Tabi ki oldu. Mutluyum dediğim nice zamanlarım, en mutsuzluklarımın öncüleri, habercileri oldular. Bilebilir miydi? Sanmıyorum.

Çok sevdiğim bir söz var; kime ait olduğunu bilmediğim:

“Bugünkü aklım olsaydı
Dün yaptıklarımı yapmazdım.
Ama dün yaptıklarımı yapmasaydım
Bugünkü aklım olmazdı...”

Öylesine güzel bir söz ki bu… Üstüne, sayfalar dolusu yazılabilir: “Ama dün yaptıklarımı yapmasaydım, bugünkü aklım olmazdı...”

Şükran… Şükran…

Neye? Dün, yaptıklarıma.
Kime? Dün, hayatımda olanlara…

3 yıl 7 ay önce, bu siteye üye oluşum da bir başka mutluluğum.

Öyle güzel insanlar tanımama sebep oldu ki bu üyeliğim… Onlarca… Yerleri, değerleri çok ayrı olan, bir sürü dost sahibi oldum.

Sitenin üye sayısı, elbette ki onlarca dan fazla. Ama doğaldır ki hepsi için eşdeğer söylemde bulunamam.

Siteye üye olduğumdan bir sene sonraydı, yanılmıyorsam, çok değerli üç insanın dostlukları ile taçlandırıldım: Secaattin Öztürk, Tacettin Bey ve Bedri Tokul.

Günler ve paylaşımlar üzerine, sihirli bir değnek değmiş gibiydi. Dostlar, yönetim ve üç silahşorlar ile hayat, su gibi akıp gidiyordu.

Dostluk, aynen Can Dündar’ın dediği gibidir:
Bazen insan;
’Ben iyiyim’ dediğinde gözlerinin içine bakıp
’iyi değilsin biliyorum’ diyecek birine çok ihtiyaç duyar.


Doğru; her zaman kabul görmeyen, en ince çizgisidir, hayatın. Zordur, doğruyu kabul etmek. Kaldı ki zaman içinde, kabul edeni de gördük, etmeyeni de…

Bizlere bir şey, tabiri caizse, kafamıza vura vura öğretildi; Küçüksen; özür dile. Büyüksen; bağışlayıcı ol!

Ama öğreticilerimiz, bir şeyi unuttular – ya da atladılar – devran döner, kurallar değişir.

Küçük; Neyine özür dileyecekmişim yahu? Ben, haklıyım.
Büyük; Nesini bağışlayacağım? Boyundan büyük laflar ve eylemler yapan veledin?

Der oldular…

Bir kısım da tüm bu söz düellosu karşısında; güldüler… Nedense? Kimseler bilemediler, onların neden ve neye güldüklerini… Ha! Kazandıklarını, elbette biliyorduk. Ama daha bilinmez bir şey sebep olmuş olmalıydı, gülüşlerine…

Sonuç?

HİÇ!

Hani Samuel Beckett’in güzel bir sözü vardır:

“Hep denedin
hep yenildin
olsun
gene dene
gene yenil
daha iyi yen”…

İnsan, bazen, Arafta kalıyor. Sussa, olmuyor. Konuşsa, kimse anlamıyor.

Devran dönüyor…

Devran’dan mutlu olanlar, mutlu kalıyorlar…

Diğerleri?

Onlar için de: ’ Konuşsam Sessizlik, Gitsem Ayrılık ’ diyor; Yılmaz Odabaşı…

E daha bir şey yazılır mı?

’ Konuşsam Sessizlik, Gitsem Ayrılık ’

ANLAYABİLEN KÜÇÜKLERE:

Sevgili küçüğüm; hayat öyle bir şeydir ki, bazen gözünü kamaştırır, zaferlerin pırıltıları. Hatta bazen kör eder, sahte zaferlerinin ışıltıları. Sen de büyüyeceksin. Ve göreceksin ki; sahteliklerini yaşadıkların; cezirden sonraki çöp yığını gibi kalmışlar, geçmişinde… İşte o zaman, gerçek değerlerini, sana değer katanlarını, arayacak gözlerin… Orada olacaklar; en affediciliği ile olgunluklarının… Korkma, buna büyüme ve olgunlaşma deniyor. Büyüyecek ve olgunlaşacaksın. Bir cevher gibi ışıldadığın gün, senin pırıltın altında ezilmeyecekler olacak, yanında… Diğerleri mi? Onlar, mum gibi, sadece diplerini aydınlattıkları için çoktan sönmüş olacaklar….

Eser Akpınar
09.11.2011
URLA







Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Sevgili küçüğüm... Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Sevgili küçüğüm... yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
SEVGİLİ KÜÇÜĞÜM... yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
tacettin yıldırım
tacettin yıldırım, @tacettinyildirim
12.11.2011 20:47:29
zor günler geçiriyorum.........ayakta kalma mücadelesi....komedi gibi yaşadığımız hayatın drama dönüşen perdesindeyim...belki zamanı ......altmış üç yaşımı ikmal ettim....geçirdiğim yıllarda vicdanımı rahatsız eden hiç bir olayın içinde olmadım...özür dilememi ....gerektirecek bir olayı yaşamadım ..bilsemki hatalıyım torunum yaşındaki kişiden özür dilemeyi en büyük şiar kabul ederim.....kristal misali bir nadide bardağın eklense bile orjinalliğini yaşamak istemem kişi kendisine saygı duymuyorsa gereksinimler ortadan kalkmıştır.....şuçlu ayağa kalk diyen mübaşiri duymayanlardanım....istenilen yerde istenilen kişilerin önünde bire bir karşılaşmayı .....her an kabul eden bir yüreğin sahibiyim....dün ne isem bu günde aynıyım....başkalaşım değişim karekterim değildir .....yazılarınızı hiç pas geçmem geç kalırım ama okurum dost okurum.....saygılar
GÜLDESTE
GÜLDESTE, @guldeste
11.11.2011 21:53:58
okadar içten okadar güzel bir paylaşım ki...hepimizin duygularını dile getirmişsin sevgili eserciğim.daha nice senelere hep beraber elele sevgiyle diyorum.sevgilerimle
Cinok
Cinok, @cinok
11.11.2011 01:45:09
Sayın Akpınar;büyük yüreklilik göstererek tüm camianın içinde bir yara olarak hissedilen konuda yazmışsınız.Sizi kutlarım.Yazınızın içeriği yaşınızın üzerindeki olgunluğunuzu da göstermektedir.Çok haklısınız bazı şeyleri kafamıza vura vura öğrettiler.Ancak bazı şeyleri de biz kafalarımızı vura vura öğrendik.Sanırım İsmet İnönü söylemişti;"insan hayatına sığan değişiklikler dehşet vericidir." Yaşantımız bunun örnekleri ile doludur.Genç arkadaşlarım yaşadıkça kesinlikle bu söze hak vereceklerdir.Siz söylenecek doğruları açıklıkla belirtmişsiniz.Neyin doğru olduğu konusunda takriben 60 yıl önce beynime kazınan ve doğruluklarına defalarca şahit olduğum şu sözlerle bitirmek istiyorum:

Eğri yay elde kalır.Menzil alır doğru ok.

Yay gibi eğri olsan elde tutarlar seni.

Ok gibi doğru olsan yabana atarlar seni.

Görmedim doğruda aç,eğride tok.

Saygı ve sevgilerimi sunarım.
nertenn
nertenn, @nertenn
10.11.2011 22:49:29
Hayatımın “En” lerini düşünürüm. Hep mutluluklarım gelir, aklıma:

bence yazının özü , sen olmanın özü bu sevgili dost.hep mutluluklar...
örnek alınası:))
Afet i azam
Afet i azam, @afet-i-azam
9.11.2011 21:45:34
Hele son bölüm; Müthiş! Yüreğinize sağlık......
Emine UYSAL (EMİNE45)
Emine UYSAL (EMİNE45), @emineuysal-emine45-
9.11.2011 21:21:20
Korkma, buna büyüme ve olgunlaşma deniyor. Büyüyecek ve olgunlaşacaksın. Bir cevher gibi ışıldadığın gün, senin pırıltın altında ezilmeyecekler olacak, yanında… Diğerleri mi? Onlar, mum gibi, sadece diplerini aydınlattıkları için çoktan sönmüş olacaklar….


Çok şeyler anlatan bir yazıydı sevgili Eser... Ben de bu siteyi hayatımın olmazsa olmazı olarak gördüm, çünkü burada onlarca arkadaş ve dost edindim. Sen gibi, başkaları gibi...

Gönlümüzden geçenlere çok güzel tercüman olmuşsun, tebrik eder, dostluğunun daimi olmasını dilerim.

sevgilerimle.
3B-3B
3B-3B, @3b-3b
9.11.2011 20:52:44
Bir "KÜÇÜK" olarak yazdıklarınızdan payıma düşeni aldım.Saygılarımı gönderiyorum.
Aysel AKSÜMER
Aysel AKSÜMER, @ayselaksumer
9.11.2011 20:12:23
Sevgili Eser Hanımcığım yeriniz ben de çok özel. İyi ki tanımışım sizi. Her yazınız gibi bu yazınızı da çok sevdim. Sevgilerimle.

Aysel AKSÜMER tarafından 11/9/2011 9:26:24 PM zamanında düzenlenmiştir.
AYSE 09
AYSE 09, @ayse09
9.11.2011 20:00:50
evet güzel anlatımsı çok güzel
saygım sevgimlesin cannnnnnnn
Zümra Zen
Zümra Zen, @zumrazen
9.11.2011 19:51:01
10 puan verdi
Sevgili küçüğüm; hayat öyle bir şeydir ki, bazen gözünü kamaştırır, zaferlerin pırıltıları. Hatta bazen kör eder, sahte zaferlerinin ışıltıları. Sen de büyüyeceksin. Ve göreceksin ki; sahteliklerini yaşadıkların; cezirden sonraki çöp yığını gibi kalmışlar, geçmişinde… İşte o zaman, gerçek değerlerini, sana değer katanlarını, arayacak gözlerin… Orada olacaklar; en affediciliği ile olgunluklarının… Korkma, buna büyüme ve olgunlaşma deniyor. Büyüyecek ve olgunlaşacaksın. Bir cevher gibi ışıldadığın gün, senin pırıltın altında ezilmeyecekler olacak, yanında… Diğerleri mi? Onlar, mum gibi, sadece diplerini aydınlattıkları için çoktan sönmüş olacaklar….


Çok içten çok samimi duygular paylaşmışssınız ablacım....
Evet bende bu forumda yeniyim ..Paylaşımlar şiirler makaleler harika..
Emeğinize yüreğinize sağlık...Çok güzel yazmışssınız...
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL