24
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
2191
Okunma


Doksandörtlü yılların Eylül ayı sonu, evin hanımı gelecek misafirler için hazırlık yapıyor.
Ortanca oğlu üniversite sınavında Uludağ üniversitesi tekstil mühendisliğini kazanmış,bir kaç gün içinde okullar açılacak, o da okula başlamak için Bursa’ya gidecekti.
Misafirler geldi gitti, oğlu da annesinin hazırladığı ikramlardan fazla miktarda yedi.
Gece geç saatte anne, sürekli açılıp kapanan banyo kapısının sesinden, oğlunun bir sıkıntısı olduğunu anladı.
-Oğlum ne oldu uyayamadın mı?
-Galiba kısırı fazla yedim, karnım ağrıyor.
-Ağrın çok fazlaysa hastaneye gidelim.
-Sen bana bir nane limon kaynat,geçer dedi,delikanlı.
Anne sabahı zor etti.
-Oğlum hala geçmedi mi? Tam neresi ağrıyor?
Karnının sağ alt tarafını gösterince ,annenin kafasına dank etti.
-Oğlum senin apandisitin ağrıyor olmasın?
Hemen eşini uyandırdı.
Acele hastaneye götürülen delikanlı, apandisit teşhisiyle ameliyata alınıyor.
Çok zor geçen zamanın sonunda, sağ salim ameliyattan çıkıyor. Yatağına alınan oğlunun ameliyat kıyafetlerini çıkarmak için yakasını açan anne, gözlerine inanamıyor.
Oğlunun bütün vücudu pençe pençe kızarıklarla kaplı.
Birden ayılıyor.
-Galiba ameliyattan sonra, Mustafa’ma Novalgin iğne yapmışlar. Hemen doktorlara haber verilip bazı önlemler alınıyor.
Annenin telaşı boşuna değildi.Aşağı yukarı iki yıl önce kuzenini kaybetmişti, sorumsuz bir doktorun, allerjisi var mı yok mu, diye test yapmadan başka bir ilaçla karıştırarak yaptığı Novaljin iğne yüzünden.
Bazı insanlarda ani kalb durmasına sebep oluyormuş bu ilaç. Bunu yirmisekiz yaşında, yeni evli, aslan gibi genci toprağa verince öğrenmişlerdi.
Şimdi oğlunu vücudu al al kızarmış görünce paniğe kapılması çok normaldi.
Ameliyattan sonra ağrısı olur düşüncesiyle Novalgin iğne yapıldığı anlaşılınca, bazı koruyucu iğneler, serumlar sonunda kırmızılıklar dağıldı, hasta normale döndü.
Anne sürekli dua ederek,
-Allahım oğlumuzu bize bağışla ayni acıyı bir kere daha yaşamayalım diye dua ederek,yalvardı Allah’a.
Bir kaç gün içinde her şey normale döndü evlerine geri geldiler.
Her aklına geldiğinde ,anne Rabbine şükrederek,
-Allahım çok büyüksün, eğer bu apandisit, oğlum bir kaç gün sonra Bursa’ya gittiği zaman ortaya çıksaydı, neler olabileceğini düşünmek bile istemiyorum. Sana çok şükür ki yanımızdayken oldu, kurtuldu.
Allah-ü Teala kimseye evlat acısı göstermesin .
Yaşanmış bir olayın birebir aynisidir.
Yazımı güne taşıyan değerli seçki kuruluna, sevgili arkadaşlarıma selam ve teşekkürlerimi sunuyorum, saygılarımla.