6
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
750
Okunma
Ben hep evet demeliydim,dedimde. Kendimi zorlayarak yaptım hep istenileni.Herkesin
dediği oldu..Benim ..
Zorlandım durdum..Acılar çektim. Başkalarının keyfi yerinde olsun diye,ben üzüldüm;
ağladım..
Yengem ayağına kara çorap giy,başını iyice ört,saçının tek teli görünmesin dedi,ört-
tüm saçımı..Bacağıma kara çoraplar geçirdim..
Annem: Kızım sen nasıl yürüyorsun böyle,ellerin cebinde,ayaklarını sürte sürte koca-
karı gibi.Doğru dürüst yürü..Dik dur;tek tek bas .Denileni yaptım..Beni gençliğimde
görecektin,tek tek basardım ..Annemin şimdiki haline bakıyorum .Acıyorum .Annean
neme benzedi.Bel kemiği eğilmiş gibi öne eğik yürüyor.. Ayaklarını yerden kaldıramı-
yor.Dizlerini taş bağlamış sanırsınız ..Topallıyor.Daha kolay yürümesi için herkes eli
ne baston almasını öğütlüyor...O onun için özel yapılan bastonu almamak için direti-
yor..İki büklüm bastonsuz yürüyor..
Ben direnemedim..Çocukken annem kardeşimle ikimizin eline iş verirdi; çeyizlik.Ak pa
tiskaya kaneviçe işlemek.Bize her gün bir örneği bitirmemizi söylerdi.(Bizim oyunları-
mızı ,çocukluğumuzu çaldığını bilmez miydi?) Bir örneği bitirinceye dek canımız çıkar-
dı.Bir örnek işlenmeden uyku yok .Eğer kazara oyuna dalmış bitirememişsek akşam o-
lunca zorunlu bitirirdik .İşimiz bitince derin bir soluk alır ,rahatlardık .
Hep evet dedim. bu evetlerden en hoşuma gideni ,bahçe beklemekti.Bahçemizi gözet
ler,hırsız çocukları bahçeye sokmazdık ..Bu arada oyunlar oynardık .bahçede kendi-
mize yaşanası güzel bir dünya kurmuştuk .Herşeyimiz vardı.Suyumuz,çamurumuz,ek-
meğimiz ,tuzumuz..
Su getirmeye bahçenin az ötesindeki çaya inerdik.. Bentten iner inmez kocaman bir
kaynak vardı .Suyun kaynadığı yer şölen yeriydi sanki.Pırıl pırıl su kaynardı.Taşlar ı-
şık rengiydi .Işıltılarına kapılır ,içinden bazı taşları seçer alırdık.. Bilmezdik,taşı ola-
ğanüstü güzel yapan ,su ve ışıktır.Taşı elimize aldığımızda ışıltısı söner kaba saba bir
şey olur çıkardı .taşı yeniden suya bırakırdık..
Çamur bizim herşeyimizdi.çaya gidilen yolda ,bahçe duvarının az ilrisinde su birikinti
lerinden çamur oluşurdu.Buradan çamur alır ,elimizde Biçim verme kıvamına sokardık .
Neler neler yapardık ..Bebekler,ev eşyaları,ayakkabılar,evler .Minik evlerden mahalle
kurardık . .Çamur bebeklerimiz bozulduğunda ,öldü diye törenler düzenler,ağlaşarak
hazırladığımız mezarlığa gömerdik...
Değirmen yapmaktan hiç bıkmazdık .Değirmenimiz yüksekçe bir yerde ,derin kuyu bi-
çiminde olurdu..Aşağıya yaptığımız küçük bahçelere buradan su salardık ..Sonra her-
kes kendi ülkesinin sarayına gider ,orada film yöneten bir yönetmen gibi planlı çalışa-
rak ,savaşlarımızı ,barışlarımızı uygulardık.hem asker ,hem kral,hem de halk bizdik..
Bu nedenle adil olabiliyorduk.Haksız hiç bir şey yapılmıyordu..Ülkeler,krallar,halk bir
birine saygılı,sevgiliydi..
Karnımızı bahçeden topladığımız elmelarla,mısırla,nohutla doyururduk.Kızarmaya ye
ni başlamış domaatese tuz döküp yemeye bayılırdık ..Bir gün tuzumuzun kalmadığını
gördük.O zamanki parayla sanıyorum on kuruşa bir kilo tuz alınca ,dünyalar bizim ol-
du..Tuzun ucuzlığu bizi kahkahalara boğdu..
Krallar,başbakanlar,anneler,babalar.Sizin dedikleriniz oldu.Dilerseniz ekmeğimizi suyu
muzu kesersiniz sizin dediğiniz oldu..Hep /evet/ dedik.Evet dedim.Benim söz dağarcı
ğımda hayır sözcüğü yoktu.
En kötü ve acıtan yaram ,beni şimdi küplere bindiren: Okumayacaksın.Okula gitmeye
ceksin.Gitmedim.Kızların beyni yok ya,kızlar okutulamaz.. .Okuyup da kadı mı olacak-
sın..Kimse çıkıp bu çocuk-okusun- demedi.Ama sözde herkes benim okumamı istemiş.
Halam kız kısmı okuyup da ne olacak,hocaya gönderin.Kendisi çocukken onu okutmak
isteyen hoca babasının önünden kaçarmış .Bu yüzden okuyamamış,bu yüzden çok piş-
man..İlle biz okuyacağız; tabii arapça ..
Annemin babası: Okullarda tuvaletlere bebe düşürüyorlarmış,sakın okutmayın..
Annemle anneannemi kim dinler.Onlar okumamı istedi..Erkeklerin dünyası ah!
Onlar okutmadı ama ben okudum.Elime ne geçerse,ne kadar kitap alabilildiysem o ka-
dar.Giyim kuşamımdan önceydi kitap...Kimseden para istemeden alınterimle kazana-
rak..
Hep evet dedim. Babam zayıf halimi gördükçe :Kitaplara vereceğin parayı boğazına
harca derdi..Bilmezdi ki kitaplarla nasıl doyduğumu..
Bıktım evetlerden.hayır,hayır demeye başladım.
Ne mi oldu? Adımı /cadı/taktı babam .Her öyle değil, böyle dediğimde ,cadı..
Cadılık ahmaklıktan iyidir diye düşündüm.
Kırılan yürek tellerimi tamire giriştim...