Hatalarımı düzelten kimse uşağım bile olsa efendim olur. -- goethe
necva kıyak
necva kıyak
@necvakiyak

KARİKATÜR BİR ÖZGÜRLÜK HAVARİSİDİR

10 Ekim 2011 Pazartesi
Yorum

KARİKATÜR BİR ÖZGÜRLÜK HAVARİSİDİR

12

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

3753

Okunma

Okuduğunuz yazı 10.10.2011 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.
KARİKATÜR BİR ÖZGÜRLÜK HAVARİSİDİR

KARİKATÜR BİR ÖZGÜRLÜK HAVARİSİDİR

Karikatür Bir Özgürlük Havarisidir

KARİKATÜR BİR ÖZGÜRLÜK HAVARİSİDİR

Karikatürün Batı’ da ki doğuş ve gelişme sürecinde, o sanata asıl damgasını vuran ”Aydınlanma” oldu. Bu gülen düşünce, 18. yüzyıldan başlayarak, aklın ve bilimin yanında ve “daha insanca bir dünya” adına, geriliğe ve gericiliğe karşı silahlarını kuşandı. Savunduklarının başında “insan hakları” da geliyordu: Fikir özgürlüğü, emeğin ve emekçinin hakları, kadın hakları...

Ülkemize 19.yüzyılın sonlarında giren bu militan sanatın gündemini de, toplumdaki kavga belirledi.

Neydi, o yıllarda gündemin ilk maddesi?

Mutlakiyete karşı mücadele!

Karikatür, o mücadelede, en can alıcı hedefi kendisine amaç edinmiştir: Bir “Anayasa”ya kavuşmak! Çünkü Anayasa, keyfiliğine son vermenin aracıdır; ceberrutluğa, insan haklarını çiğneyen güçlere karşı, tek kale olarak onu görür. Bu mücadelede, karikatürcünün başı da beladan belaya girer.

Özellikle İkinci Meşrutiyet’te, fikir özgürlüğü daha somutlaşır ve yaşamsal olup çıkar. İmparatorluk batarken, Milli Mücadele döneminde, karikatürcünün gündemine “bağımsızlık” da gelip girecektir; çünkü bağımsızlık olmadan fikir özgürlüğü de olmazdı. Cumhuriyet kurulup da yeni bir toplumun inşasına girişildiğinde, “devrimler” vardır: Demokratikleşme başlamıştır, kılık kıyafet, alfabe, kadın hakları, “medeni ve siyasal haklar” başı çeker. Karikatürcü, işte o devrimleri, düşmanlarına, gericiliğe karşı savunacaktır.

Cemal Nadir’in bir yaptığı da nedir?

1950, bir dönüm noktasıdır: Toplum, bir “demokrasi” mücadelesi içindedir ve bir rejim değişikliğini gerçekleştirir. Başta “fikir özgürlüğü” olmak üzere, özgürlükler ve temel insan hakları daha güncelleşir. Bir tarih gelişir, patronlara karşı “emeğin ve emekçinin hakları” da gündeme girer. Onları savunmak, 27 Mayıs ve Anayasa’ sının açtığı ortamda daha da zengin bir çerçeve içinde olacaktır.

1950’lerle karikatürün tekniği de değişir: “1950 Kuşağı” dediğimiz Turhan Selçuk ve arkadaşlarının, sonra da arkalarından gelen kuşakların karikatür sanatına kazandırdıkları yeni imkanlar ve boyutlar, o sanatı daha etkileyici kılar. Bugünün karikatür izleyicisi, böylesi bir bağlamda, “gülen düşünce”nin ürünlerini izliyor; ve gülerken, daha da düşünüyor.

Özellikle de şu gelip durduğumuz tarih kesitinde, bambaşka bir tablo ile karşı karşıyayız. Bir süre var ki, “küreselleşme”, bütün tartışmalara egemen bir kavram. Her şey bir küreselleşme; ulus-devletlerin çapını aşan bir evrenselleşme çığırına tabi olmak zorundadır deniyor; tersi, tutuculuk anlamına gelir.

Güzel de, küreselleşme, kapitalizmin dümen suyunda ve onun değirmenine su taşıyor. Liberalizm her şeyi metalaştırıyor ve paraya dönüştürüyor; o kadar ki, bizzat liberalizmin kendisi, özgürlüklere karşı. Özellikle çift kutuplu dünyadan “tek kutuplu bir dünya”ya geçmekle, insanlık, gitgide palazlanan bir imparatorluğun, “Amerikan İmparatorluğu”nun sultası altına giriyor gitgide.

Böyle bir bağlamda, özgürlüğün karşısına dikilen tehlikeleri belirtmek; daha da çirkin bir çehreyle ulusların ve halkların karşısına dikilen savaş canavarına karşı, “barış”a kol-kanat germek gerekiyor. Sinema, resim, tiyatro, gündemini buna göre ayarlarken, karikatür de yanı başlarındadır. Zaten hep savaşa karşı barışın yanında oldu karikatür.

Açınız gazeteleri, bir ikisi dışında, ayak sürçen, kem küm eden kalemlerin yanı sıra, düpedüz gazetede savaştan yana yazıp çizenleri göreceksiniz; ama hiçbir gazetede, savaş çığırtkanı bir karikatüre rastlayamazsınız.

Rastlayamazsınız, çünkü karikatürün felsefesi, “çürüyüp dökülen”e karşı “daha insanca bir dünya” kurmaktır. Bu bakımdan karikatürün Aydınlanma Çağı ile göbek bağı sürüyor ve öyle bir dünya kuruluncaya kadar da sürecek.

O tür bir dünyaya inanmak, insan haklarının, daha da genel bir söyleyişle “özgürlüğün havarisi” olmak demektir. Sanatın her hali, bu anlamda bir havaridir; ama başı karikatür çekti, çekiyor... Alıntı



Çocuk Yüreği

gökyüzüne uzandım,
parlayan yıldızları tek tek elimle koydum
ışıksız yüreklere
yakar yeniden sandım, kaybolan sevgileri

birdenbire yıldızlar sönüp küle döndüler
yıldızdadır suç diye dönüp baktım geriye
yeniden gök yüzüne uzandım, ayı tutum
indirdim yavaş yavaş
taşlaşmış yüreklerin ortasına kondurdum
barış meşalesini yakar diye
umutla ayı bekledim durdum

taştan beter sertleşti yürekte o parlak ay
suçladım taştan ayı ve sönmüş yıldızları
şafakta dağların ardından güneş doğdu
yeniden umutlandım, yüce dağa tırmandım
son olarak güneşi kondurdum yüreklere

sönmez sandığım güneş birdenbire titredi
buzdan bir kalıp oldu, tüm evreni dondurdu

özür diledim aydan, güneşle yıldızlardan
yeniden çıktım yola barış sevgi adına
güneşten daha sıcak evreni ısıtacak
sönen ayla yıldızı parlatıp gökyüzüne
takacak
bir yürek aramaya

savaşta yetim kalmış çocuklara uılaştım
ödünç verdiler bana o saf temiz
y ü r e ğ i
güneşle yıldızlara

birdenbire parlayıp çocuğa sarıldılar
barış meşalesini elbirliğiyle yaktılar

Asi Karikatürist
Necva Kıyak

Paylaş
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Karikatür bir özgürlük havarisidir Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Karikatür bir özgürlük havarisidir yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
KARİKATÜR BİR ÖZGÜRLÜK HAVARİSİDİR yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
cherko44
cherko44, @cherko44
13.11.2012 13:14:07
kutlarım...çizimdeki tema harika.kısadan hisseler.
Sabiha KÜÇÜKTÜFEKÇİ
Sabiha KÜÇÜKTÜFEKÇİ, @sabihakucuktufekci
11.10.2011 23:33:10
"Açınız gazeteleri, bir ikisi dışında, ayak sürçen, kem küm eden kalemlerin yanı sıra, düpedüz gazetede savaştan yana yazıp çizenleri göreceksiniz; ama hiçbir gazetede, savaş çığırtkanı bir karikatüre rastlayamazsınız.

Rastlayamazsınız, çünkü karikatürün felsefesi, “çürüyüp dökülen”e karşı “daha insanca bir dünya” kurmaktır. Bu bakımdan karikatürün Aydınlanma Çağı ile göbek bağı sürüyor ve öyle bir dünya kuruluncaya kadar da sürecek.

O tür bir dünyaya inanmak, insan haklarının, daha da genel bir söyleyişle “özgürlüğün havarisi” olmak demektir. Sanatın her hali, bu anlamda bir havaridir; ama başı karikatür çekti, çekiyor."




tebriklerim günün yazısına hayata kattığınız sevi yürekli erdemli düşün dolu eşsiz cümle güzelliklere iyi ki varsınız Necva dost..:)
sevgim saygım selamlarımla..
Gülayşe DELEN
Gülayşe DELEN, @gulaysedelen
11.10.2011 20:26:14
karikatür ilgimi çeken düşündüren bir sanat bilimsel olarak bilgilendirmeniz ve şiirle bütünlemniz çok güzel olmuş. ne olursan ol gel diyen Mevlanamızın sözlerini ifade eden resimde yerli yerinde kutlarım saygılarımla.
lacivertiğnedenlik
lacivertiğnedenlik, @lacivertignedenlik
11.10.2011 11:09:26

küresel bozulmalarda tek muhalif kalandır karikatür ve bir parça da şiir

güzel bilgilendirme sevgiler
DemAN
DemAN, @deman
11.10.2011 08:43:51
Güne gelen başarılı seçkiyi tebrik ediyorum, hakikaten elitti, anlatım da başarılı, zevkle okudum


Yüreği selamlayıp, yürekten de kutluyorum
Fulya CODAL
Fulya CODAL, @fulyacodal
11.10.2011 08:19:02







Çok özgün bir konu seçilmiş. Karikatür 'sanatı' yaşamımızın içinde hem bu kadar yer edinip, hem de kıyıda köşede sıkışıp kalmaktan kendisini bir türlü kurtaramamış iyelik göstergesidir. Anlayan gülümser ve cebine doldurur cesurca söylemleri. Bu bir yaşam felsefesidir. Her şeyi Ti'ye almak değildir. Aksine bilinçli toplumların ortak dilidir karikatür. Yazının son kısmındaki 'alıntı' yazan paraf dikkatimi çekti. Sanırım; '...daha da genel bir söyleyişle “özgürlüğün havarisi” olmak demektir. Sanatın her hali, bu anlamda bir havaridir; ama başı karikatür çekti, çekiyor...' denilen yeri kapsıyor olmalı. Kullandığınız fotoğraf da beni düşündürdü. Belçika'da yaşayan arkadaşım da var, köyde süt sağan arkadaşlarımda... Hafız olan dostlarım da var, ateist olanlarda.. Alevi de, sunni de, kürt de, çerkez de, laz da.. vs vs.. İnsanları ayırt etmeden, insanı sırf insan olduğu için, bu kriterde değerlendirebilen 'insan'lara sanırım fazlasıyla ihtiyacımız var. Hem konu seçiminiz, hem üslubunuz, hem de eklediğiniz sembol niteliğindeki resim için kendi adıma teşekkür ediyorum. Tebrik ederim. Seçki kurulu isabetli bir yazı getirmiş güne. Saygılarımla...








fulyaa tarafından 10/11/2011 8:20:14 AM zamanında düzenlenmiştir.
Billur T. Phelps
Billur T. Phelps, @billurt-phelps
11.10.2011 00:24:38
Yazı da, şiir de birbirinden güzel.
Ya adınız, ben ilk kez duydum. Bir de manasını açıklasanız :)

Sevgiler,
Selamettin PULAT
Selamettin PULAT, @selamettinpulat
10.10.2011 18:44:49
9 puan verdi
özür diledim aydan, güneşle yıldızlardan
yeniden çıktım yola barış sevgi adına
güneşten daha sıcak evreni ısıtacak
sönen ayla yıldızı parlatıp gökyüzüne
takacak
bir yürek aramaya

.....Büyük bir beğeniyle okuduğum, anlamı ve güçlü anlatımı ile
mükemmel bir makaleydi.
.....Duyarlı yüreği ve usta kalemi yürekten kutluyor, saygılarımla selamlıyorum.
ahmet umut
ahmet umut, @ahmetumut
10.10.2011 14:24:47
Güzel anlatım..güzel çalışma..
Kutladım..Dünyayı seven gönlü...selamlar
Kemnur
Kemnur, @kemnur
10.10.2011 13:12:10
çok seyrek yazılan güzel yazılar... sık sık okumak isteyeceğimiz yazılar...saygıyla...
tacettin yıldırım
tacettin yıldırım, @tacettinyildirim
10.10.2011 11:49:31
birdenbire parlayıp çocuğa sarıldılar
barış meşalesini elbirliğiyle yaktılar

hiç sönmese.....devamlı yansa....karikatür harika yazı ve şiir muhteşemdi....saygılar
Ür
Ürgüplü, @urguplu
10.10.2011 08:00:39
Harika bir konu ve şiirdi Necva Hn.
Tebrik ederim... Yalnız Yıldızlar, ay ve güneşe haksızlık yapmışsınız betimlemenizde.
O taş yürekliler biz insanların içinde olsa gerek...
Svg.Syg.
© 2025 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.