8
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
3736
Okunma

Sabaha karşı erken saatlerde İstanbul’da yağmur başladı. Havalar hafif serin, yazın pike ve ince çarşaflarla uyunurken, nevresimlere birer battaniye ve ince yorganlar kondu.
Çarşı pazarlarda sonbahar bereketi, kışlık hazırlıkları hızlanmış durumda. Köy ve kasabalarımızda kışlık erzak hazırlıkları, çok daha rahat ve keyifli olsa da, bizler büyük şehirlerde mecburen pazardan aldığımız taze sebzelerin kimisini ayıklayıp dondurucuya koyuyoruz. Kimisini de konserve yaparak saklamaya uğraşıyoruz.
Zamanında tarla ve bahçelerde yetişen sebze ve meyveleri tercih ettiğim için, geçen iki haftayı oldukça yoğun bir halde, kendimi bu işlere adayarak geçirdim.
Alınan domatesler, yıkanıp, kaynatılıp kavanozlara doldurulurken, barbunya, fasulye gibi sebzeler, ayıklanıp poşetlenip dondurucudaki yerlerini aldılar.
Hazır konserve alıp kullanmayı sevmediğim için, bu aylar benim için bu yönden oldukça yoğun ve yorucu oluyor.
Güneşli günleri kaçırmadan, bu işlerimi yetiştirebildiğim için mutluyum.
Bu işlerle uğraşırken hep ilkokul dergilerimizdeki kış hazırlıklarını hatırlarım.
Gergi ve kitaplarımızdaki resimlerde gördüğümüz renk renk reçel kavanozlarına bakarken, tarhana yapan kadın ve kızların resimlerini seyrederken, şu günler ne kadar uzaktı. Büyüyecektik evlenip çoluk çocuğa karışıp, biz de bu ev işleriyle haşır neşir olacaktık!
Ömür dediğin ne denli hızla akıp geçiyor, avuçlarımızdan kayıp giden su misali!
Çocuklarımız küçükken onların okulu, dersleri, ateşlenip, kızamık, suçiçeği çıkarmaları derken bir bakıyorsunuz onlar kocaman delikanlı olmuşlar. Üniversite sınavı, okul hayatları, askerlikleri derken, bir bakıyorsunuz, onlar da yuvalarını kurup, aile reisi olmuşlar. Rabbim acılarını göstermesin!
Ömür rüzgâr misali hızla kayıp gidiyor, bir zamanlar annelerimiz bizim yaşlarımızda iken şimdi onlar büyükannelerimizin yaşına gelmiş, bizler de onların yaşına.
Güneş bir gün yüzünü göstermeyince, yaşam sevicimde otomatik bir düşüş izliyorum.
Yoksa üzerimdeki şu bedbin, karamsar halin başka bir izahı olamaz. Yağmuru çok severim, rahmet berekettir diye.
Güneş enerji ve mutluluk kaynağı, yaşam sebebi, bütün canlılar için.
Düne kadar cıvıldayan serçelerim nereye kayboldu? Guguk kuşları ve guruldayan kumrular, panjurların kasasında minik ayak tıkırtılarıyla dolaşan güvercinler sır olmuş.
Sanki hepsi kışa hoş geldin der gibi , kuytularda bir yer bulmuşlar kendilerine.
Sokaklardaki sarılı tekirli dostlarımız, ciğercinin önündeki nöbetlerinden ayrılmışlar.
Ağaçlar yapraklarından soyunup, derin bir sukuta hazırlanıyor.
Tüm canlılar, dün neşe içinde cıvıldarken, bugün bu suskunluk dikkatimi çekti.
Yok canım ben güneşi bir gün görmeyince abarttım galiba!
Camdan bakıyorum, henüz ağaçlar yemyeşil, daha yapraklarını dökmeklerine epey zaman var.
Yağmurlu havalarda, minik dostlarımız da bizler gibi sığınacak bir yer bulmuşlar.
Belki de sabah güneş bizlere gülümserse, onlar yine şen çığlıklarla evimizi şenlendirir.
Galiba ben birden kışa girmeye hazır hissetmiyorum kendimi.
Hayırlısı olsun, bu gamdan sıyrılmam lazım, sizin de içinizi karartmayayım.
Hayırlı yağmurlar, bol güneşli günler dilerim, huzurla kalın.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.