7
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1434
Okunma
Sevgili Arkadaşlarım;
Ne kadar gözlemci olduğumuzu ve yaşanan olaylara ne kadar kafa yorduğumuzu şöyle bir irdeleyelim mi? Ne dersiniz! Ben bu konuya artık benim de yaşamımın bir parçası olan toplu taşıma araçlarındaki durumdan başlamak istiyorum.
Uzun süredir ( 15 yıl kadar ) uzak kaldığım bu duruma yeniden uyum sağlamak benim için pek de kolay olmadı diyebilirim. Alışmıştım çünkü insanların eşit olmadıklarına ve birisinin diğerinden güçsüz olabileceğine. Ama yanılttılar beni. Ülkemde ve ülkem insanında yerleşmiş olan “Demokrasi” ve “eşitlik” olgusunu tam da burada gözlemledim. Ne Kadın- Erkek ayrımı kalmış, ne de Yaşlı-Genç. Bakıyorum tüy bitmemiş gençler gayet rahat ve yayvan bir vaziyette, yüzlerinde sadece yedikleri yiyeceklerin verdiği semirmiş kırmızılıktan başka tek bir renk değişimi olmadan o koltuklara rahatça yerleşmişler. Ne başında bekleyen yaşlıları ne de kuzu gibi bekleyen bayanlarımızı görmekteler. Peki, o bayanların hemcinslerine yani kızlarımıza ne demeli. Demek ki! Tam eşitlik, tam demokrasi ve tam özgürlük bu demekmiş! Öyle demokratik bir ortam oluşmuş ki; kadınlarımız eşit bireyler oldukları bilinci ile seslerini bile çıkarmıyorlar. Hani bilirim de eskiden serzenişlerde bulunurlar ve zorla da olsa birilerinin yüzü kızarır ve yer verirlerdi kendilerine. Peki, yaşlı erkeklerimize ne demeli? Vallahi onların da pek söyleyecek bir şeyleri kalmamış. Herkes bu demokratik! ortamdan memnun sizin anlayacağınız. Bakın bana da bu işin züğürtlüğü kaldı. Yeri gelmişken aynı ortamdaki diğer bütün insanların da artık bu durumu özümsemiş olduklarını gözlemlediğimi de belirtmek isterim.
Ha! Bu arada herkese şu soruyu sormaktan da kendimi alamıyorum.” BİRİLERİ TÜRK HALKININ GENLERİ İLE Mİ OYNADI”
Eminim ki sizlerin de topluma bakarken düşündükleriniz vardır. İşte bütün bunları bu sayfadan arkadaşlarımız ile paylaşırsanız sevinirim.
Saygılarımla.
Cemil YILDIZ
04.10.2011
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.