2
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1043
Okunma
KORKULARIMIZ... Evet korkularımız. Elimize bir kağıt kalem alsak ve korkularımızı yazsak eminimki sayfalar dolusu korkumuzun olduğunun farkına varırız. çoğu zamanda bilmediğimiz şeylerden korkarız,henüz başımıza gelmemiş belkide gelme olasılığının sıfır olduğu şeylerden korkarız. Sağlıklı yaşarken ölümden,eşinle beraberken birgün onsuz kalmaktan,maaşını alıken işini kaybetmekten,paran cebindeyken bitmesinden v s... Korkularımız bir varsayım. Korktuğumuz şey gerçekleşmeden korkmaya başlıyoruz,başımıza geldiğinde ise korkmaya zaman kalmıyor ve durumu yaşamaya başlıyoruz.Hiç olmasa bile olduğunda yaratacağı etkiyi daha olmadan yaşıyoruz. Savaşlar ,devletler arası anlaşmazlıklar bile korkularımızdan kaynaklanır. ülkedeki kaynakları kaybetme korkusu, özü ve kültürü kaybetme korkusu v s... Hep bi kalkan savunma etkisi yaratıyor insanlarda böylelikle korkuları. Korkuların ele geçirmişliğiyle var olan bir ülkede sevgi tükenmiş demektir. Birşeyleri sevmek,varolanı kaybetme korkusuna kalkan olur,herşey sevmekle başlar,sevmek kabullenmeyi öğretir. olumsuzluk ve reddetme mekanizmasını devreden çıkartır. Sevmeye başladığınızda yersiz korkulardan uzaklaşır,anı yaşamanın hazzını duyarsınız. Yaşamında acı olduğunda dibine kadar yaşa,mutlu olduğunda ise mutluluğunu. Yüzeysel mutluluklar yaşamak yerine acıyı yaşadığında farkındalığı yaşarsın.Farkındalığı hissettiğin andada zaten acın diner. Acıyı hiç tatmamış bir insan ne kadar sığ,ne kadar sıradandır. Tarihe iz bırakanlar yazarlar,sairler,besteciler farkındalıklarının farkına varmış ve acılarıyla beslenerek o devasa eserleri yaratmışlardır. Ölüm kadar acılarda sevilmeyi hak eder. Yeterki acılarla korkusuz ve barışık yaşamayı becerebilsin insanoğlu...