5
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
2285
Okunma
Kutup ayılarını az çok biliriz. Biyoloji eğitimi almamış olanlar bile, belgesel dizilerde görme şansı elde etmiştir, kutupların yalnız, kar gibi beyaz kürklü iri memelilerini. Belgesel dizilere ilgisi olmayanlar ise sıklıkla bir kola firmasının reklamlarında onların sevimli animasyonlarını izlemişlerdir.
Kutup ayıları genel olarak etçil beslenirler. Ne yazık ki bu beslenme şekli, onları avlamak isteyenlere çok çeşitli avlanma olanağı sağlamaktadır. Kutup ayılarının beslenme şeklini öğrenmiş olan avcı insanlar (okuduğum kadarıyla) ağız kısmı çok inceltip keskinleştirilmiş bıçakları, ağızları yukarı gelecek şekilde karın içine gömerlermiş. Bıçakların sabit kalması için etraflarına su döküp, buz tuttururlarmış. Bıçakların kamufle olması için, üzerine kar serperlermiş. Daha sonrada ayıların çok sevdiği hayvan kanını bıçakların tam üzerine gelecek şekilde dökerler ve gözetlemeye yatarlarmış. Kan kokusunu alan ayı ya da ayılar hemen bölgeye gelip kanı yalamaya başlarlarmış. Kar üzerindeki kanı yalayan ayının dili, gömülü bıçak tarafında kesilir, dilinden kanlar akmaya başlarmış. Ama ayı, kar üstünden yalandığından olsa gerek, üşüyen dili yüzünden kendi dilinin kanadığını fark edemezmiş. Daha fazla kanı gördükçe, daha büyük bir iştahla saldırırmış. Çok değil kısa bir süre sonra, zavallı ayıcık kan kaybından ölürmüş. Hem de o çok değerli postuna hiçbir zarar gelmeden.
Ne denilebilir ki demeyelim bu kez. Şöyle düşünelim; çocuklarımızı geleceğin daha gelişmiş Türkiye’sine hazırlamayan öğretmenler, rüşvet alan kamu görevlileri, hortumcular, insanlarımız üzerinden haksız kazan peşinde olan özel sektör kesimi aslında kendi kanlarını yalamıyorlar mı ? Bu cennet vatanın geleceğini, kendi çocuklarının geleceklerini tüketmiyorlar mı? Bunu vergisini düzgün ödemeyen esnafa, işe geç gelen kamu görevlisine, derslerine iyi çalışmayan öğrencilere, hastalarını salt bir müşteri gibi gören ve resmi işini sadece vitrin olarak kullanan doktorlara, görevini iyi yapmayan diğer kamu görevlilerine kadar çok geniş bir alana yayabiliriz. Küçücük bir çıkarın, kısacık bir kaytarmanın aslında kendi çocuklarımızın geleceğinden çalmak olduğunu asla unutmamalıyız. Rüşvet yiyen bir babanın çocuklarına daha rahat bir yaşam sürme fırsatı vereceği olasılığı, toplumsal bozunma ve hakkı yenilen insanların topluma olumsuz getirileri mantığının altında ezilmekte ve aslında o babanın kendi ve çocuklarının kanını emmekte olduğunu kanıtlamaktadır. Unutmayalın uygar, saglıklı ve temiz düşüncelerle daha bir anlamlı olacaktır mavi bilye gezegenimiz...