5
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1972
Okunma
Bir klavye takımı, karşımızdaki ekran tüm benliğimizi çalan kişiliğimizi yansıtan sözde dostluklar, kardeşlikler, arkadaşlıklar, sevgililer, aşklarımız hepsi de bu büyük dünyanın içinde mi saklı.
Ne insanlar tanıyorum ben, kendim, o, bu, şu, onlar, hepimiz şu ekranın karşısında ahkam kesiliyor, sevdiriyor, seviliyor hatta aşık oluyoruz. Yuvaların yıkılma sebeplerinden yegâne sebep bu.
Sanal âlem bütün dünyamız, tüm kişiliğimiz, kör olan duygularımız, kör olan benliğimiz hatta tek sadık dostumuz. Her şeyden gizlediğimiz sadık dostumuz bir kutu bütün yalanlarımızı dediğimiz sihirli aynamız bizleri öyle kendine çekmiş bir mıknatıs gibi ona bağımlıyız. Tüm dünyamız ve kişiliğimiz o tüm sevdiklerimizden beraberliklerimizden bizi ayıran sadık dost, arkadaşımız. Kimleri kandırmadık o istedi diye, eşlerimizi aslın da kendimizi kandırdık o ekranı gördüğümüzde kendimizden geçtik.
Bilinçli kullanımlardan vazgeçtik yalancı olduk hep yönlendirildik bizi kendine çeken oldu vazgeçemedik bir türlü ondan.
Kadın erkek ilişkilerin, kadınların erkeklere bakışı, erkeklerin kadınlara bakışı, arkadaşlık, dostluk, mutluluk, sevgi, aşk ve yaşamın doğal bir parçası olan cinsellik üzerine metinler birbirimizi daha iyi anlamamıza ve daha mutlu bir yaşam sürmemize katkıda bulunsun diye sözde sanal âlemci olduk.
İnsanlar neden bu ortama bu kadar ilgi gösteriyor ve bilgisayar başından neden kalkmıyor?
Önce arkadaşlıkla başlıyor sonra cinselliğe kadar varıyordu.
Bazıları çok kibar başlayıp kabalığa kadar vardırıyorlar sohbetleri, bazıları seviyelerini düşürmüyor ve insanca devam ediyorlardı.
Peki, bu insanları buralara çeken neydi? Neydi bu ortamın gizemi?
Tek cevabı vardı, tek ortak noktaları vardı her birinin, reel yaşamda olamadıkları rahatlığı burada yaşıyorlar, hitap ederken de, duyguları dile getirirken de düşünmeden ve ulu orta yaşayabilmeleriydi. Reel yaşamda çok yalnız değildi bu kişiler, bazıları evliydi, bazıları yeni hazlar yeni birliktelik arıyordu, sevgili arayan da vardı, arkadaşlık isteyende.
Birde işin cinsellik boyutu vardı ki buda içler acısıydı, tamam cahil insanları anlarız tamam kırsaldaki erkekleri ve kızları anlarım ama kültür seviyeleri çok yüksek olan bu insanlara ne oluyordu?
Onu anlıyamıyordum. Sonra düşündüm, düşündüm ki?
Bu toplumu yediden yetmişe cinsel baskıyla yetiştirip, bir yığın tabularla büyütüp, ayıplı günahlı hikâyelerle beyinlerini yıkarsan geleceğin ve geçmişin gençliğini, kuşağını her ne kadar insan varsa, bu şekilde büyütürsen ve cinselliğin ne olduğunu bilmeden büyütülmüş her konuda cahil bırakılmış bu insanlara eğitim vermeden özüne aldırış etmeden tepeden inme teknolojiyi verirsen olacağı budur.
Burada kendilerini rahatta hissederler, kazanovada, kral`da vezir`de
Sevgili değerli dostlarım okudunuz ve geriye çekildiniz beklide kendinizi sorguladınız, evet sorguladınız bakınız bu ayıp asla değil ama kendimize gelelim sevgili dostlarım insan olduğumuzu unutmayalım elbet iletişim en harikası bilgisayar ama bilinçli kullanalım diyorum
‘’önce kendimi sorguluyorum.’
Hepinizi saygılarımla selamlıyorum siz değerli arkadaşlarım, dostlarım,
Sevgilerimle.
Sami Arlan..