6
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
3488
Okunma

Şimdi susma vakti...
Elin ayağın halden kesildiği, dilin dönmeye gayretinin kalmadığı, bakışların uzun uzun dalarak , enginde kaybolduğu an.
Kendini zamandan ayırmanın vakti. Başını önüne eğmenin, ne düşündüğünü bile bilememenin vakti. Vakit, susmayı geçemeyecek...
Kurban olduğum Mevlam, topraktan yarattığı kullarına, ruhu lütfederek, eti kemiğe direk yapan, can-ı bahşeden Mevlam.
Ayağımın küçük parmağına batan minik bir dikenin varlığını, tüm vücudumda hissettiren, bir bakışa tüm vücudumu titreten, bir keman sesine uzanırken duygularım, hayali gözlerimin önünde, bir sinema perdesinin kat kat üstün özellikleri ile donatıp izlettiren Mevlam.
Bir başkayım bugün. Bir önceki halimi bilemeyecek kadar başka. Denize bakmak geliyor içimden, bakarken gördüğüm martılar bizde varız diyor sanki, onlara çevriliyorum.
Gökyüzü gözümü kamaştırırken güneşin ışığıyla, başımı eğiyorum, toprak kokuyor burnuma. Rüzgar toprağı içine çek diyor. O seni zamanı gelince çekecek nasıl olsa. Bir taş yığının içinden filizlenen çiçeğe bakıyorum, çiçek ağaçları işaret ediyor, ağaçlar yemyeşil. Yeşil bir yaprak veda ediyor dalına, erken ayrılıyor tutunmak istediğinden. Sonra erken olduğunu nerden çıkardım diyorum. Zamanını tayin eden var.
Kapatıyorum gözlerimi. Kabak kemanenin sesine uzanıyorum boydan boya. Kimseyi istemiyorum yanımda. Bir yığın ses içindeyim ama hiç biri tanıdık değil. İşime gelmiyor duymak, hepsini kulak ardı ediyorum, daha evvel kulağıma küpe yaptıklarımı bile çıkarıyorum teker teker.
Bir başkayım bugün. Gelen vaktin kıymetini bilmeye çalışıyorum. Hoş ne kadar da nankörüm, gözlerimin önündekileri göremeyecek kadar kör.
Çocukluktan çok uzakta olduğumu anlayamayacak kadar çocuk ve ağaran saçlarıma dokunurken ne kadar yol kat etmişim diyecek kadar yaşlı.
Aşklarımı alıyorum avucuma, savuruyorum anasını satayım. Miadını doldurmuş bozuk para gibiler, sadece koleksiyon yaparsam bir gün pulları biriktirdiğim gibi, ancak o zaman işime yararlar. Zevk meselesi, beklide zevksizlik. Bir antikacı elinde değer kazanması için üstünden baya zaman geçmesi gerekiyor.
Ama öyle değil mi ? Eski aşklar şimdi gözleri yaşartarak dinlettirmiyor mu kendini ? Özlettirmiyorlar mı ? Ben bu gün kimseyi özlemeyecek kadar başkayım, Susma vaktinin tam içindeyim. Susuşum başka, Susuşum b/Aşk’a .