3
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
986
Okunma
Fena, çok fena…
Sancıtan bir düş bulutu dolaştı gözlerimi.Hatıralar, tutamadığım ağır bir göz damlası…Doldurulmuş bir bebek gibi iki büklüm , kıpırtısız durmaktayım sensizliğin orta yerinde. Yen’imde yırtıklar…
Yen’imde yırtıklar var sevgili.Paslı bir iğne ile dikilen muharip kollarım var benim.Paçavraya dönen, lime lime bir bedenim … Ve mülteci kalbim, benden çok uzakta. Bilmediğim , tanımadığım bir limanda…
Bilmediğim, tanımadığım limanlardan alıcı kuşlar uçtu gündüzüme. Kanatlarında melankoli mürekkebi… Boyadılar göklerimi… Gözlerimin rengine… Kirpiklerimin sarışın dalgakıranında bir mavi rüzgar son buluyor şimdi.
Bir mavi rüzgar , sevgili. Şimdi senden geri kalan bu yıkıntıda rüzgarların söylediği şarkılar çınlıyor.Kırık pencerelerinden bir yarasa hüznü, bir baykuş bakışı giriyor içeri. Çarparak ve uğursuz dolaşıyor ahşap , kırık merdivenler boyunca…
Ahşap ve kırık merdivenlerden aşağı indim kendi cinnetime. Soğuk ve nemli mahzenime. Burada dinleneyim, yıllanayım. Yıllansın varsın hasretimin şiiri , şarapleyin. Yılan belli rakkaselerin kırmızı dudaklarında son bulana dek… Ya da adanmış , kırmızı bir gül goncasında toprağımın …
Hasret gözbebeklerinden taşıyor ,doldurulmuş bez bebeğin…Sancıtan bir düş bulutu dolaşıyor sessizliğin İstanbul’unda.
Fena , çok fena…
Fani olunca aşklar…
glccbrn
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.