8
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
4010
Okunma

O kadar çok reklamı yapıldı ki, Pazar günü arkadaşlarımızla Sapanca’da yeni açılan Natürköy’e gittik. Bir adına da saklı cennet diyebilirim. Sanki gizlenmiş cennet orada...
Sizlerin de yolu düşerse cennete düştüğünüzü sanacaksınız.
Sahip olduğu binbir renk ve temiz orman havası, cıvıldayan kuşların sesi, ördeklerin vaklamaları, ağaçların hışırtısı ve göletteki balıklar şehrin yoğun karmaşasından uzaklaştırıyor.
Natürköy; Maşukiye , Sapanca arasında bir yerde. Yolu çok güzel yemyeşil yollardan geçiliyor ve manzara harika. Türkiye’de ikincisi olmayan klimatik bir havaya sahipmiş. Bu bölgeyi farklı kılan en önemli özellik havadaki nemle oksijenin bitkilere uygunluğu.
Sapanca gölünün etkisi ve topraktaki tuz oranının düşük olması, bitkilerin yapraklarının daha canlı renklerde olasını sağlıyormuş.
Ve 40 dönümlük arazide bitkilern çokluğu gözlerimizi kamaştırdı. Bu bitkiler; Ceviz, çam, kastarcı eriği, orman gülü, muşmula, defne, karayemiş, kocayemiş, taflan, güller ve adını yazamayacağım , bilemediğim yüzlerce ağaçlar, bitkiler..
Hele gürül gürül akan şelaler ve sesleri kulağa hoş bir melodi gibi geldi. Soğuk suya dayanamayıp ayaklarımı soktum.
Yalnız....Yer ayırtıp gitmemize rağmen o kadar kalabalıktı ki ne yemek yiyebildik, ne oturabildik. Çoçukların rahatça oynayabileceği bir alan. Havanın güzelliğine ve çok reklam yapıldığı için neredeyse tüm İstanbul halkı oradaydı...
Bol bol resim çekerek , çevreyi biraz daha gezerek Natürköy’ü terk etmek zorunda kaldık. Sapanca’nın daha sakin bir köşesinde yemeğimizi yiyerek farklı bir Pazar günü geçirmiş olduk.
Eğer bu güzel cennete gitmek istiyorsanız hafta içini öneririm...