9
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
795
Okunma

gecikmiş faizini ödemişti hayatın,
geç kalmış akşam kuşları da inmişti sahil kenarlarına.
.
artık korkmuyordu balıkçı, ne gecelerden,
ne de yalancı masallardan ...çekildi kör kıyıların birindeki barakasına.
yıldız toplamaya başladı gökyüzünden, dizdi masasına tek tek...!
...en ıssız sahil köşelerinde unutulmuş kuştüylerini topladı...
bir kukumavın sesine el salladı,
siyah diye düşündü, gece karanlığında bütün çiçekler ...kuştüyleri ile birlikte onlardan da aldı...bir demet yaptı.
.
tüylerden yatak,
yıldızlardan oyuncak yaptı ...kokladı, çiçekleri.
. .
artık sabırsızdı... beklemeye başladı gelecek pinokyoların , alaaddin’lerin ayak seslerini...
.
.
kapı çalındı.
içeri uzun burunlu bir adam girdi, ardından elinde sihirli lâmba olduğunu iddia eden biri daha.!
. .
içeri aldı balıkçı, kuştüyü yatağına uzandı.
-kimsiniz,
-ben Pinokyo, masal diyarından sizi güldürmeye geldim efendim...BURNU UZAMAYA BAŞLADI.
-ya siz, siz kimsiniz,
-ben Alaaddin elimdeki de Sihirli Lâmba ,ne dilerseniz hemen olacak.
-Şu yıldızları tek tek yerine yapıştırmanı, Pinokyo’nun da hiç yalan söylememesini istiyorum.
LÂMBA’DAN BİR CİN ÇIKTI, ALAADDİN’İ BAŞINDAN TUTTUĞU GİBİ LÂMBA’NIN İÇİNE SOKUVERDİ. O günden beri Alaaddin’i gören yoktu ama Pinokyo’dan çok vardı.
Masallar, dedi balıkçı...hayatın gelecekte ödenecek en büyük faizi.
.
günlerdenbiröykü 2011 Davidoff