4
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
817
Okunma
Farkında değilsiniz, dünya sona eriyor. Bağır bağır bağırıyorlar sokaklarda. Her yerde ilanlar var. Yürürken kulağıma aralarında konuşanların sesleri çarpıyor: Dünyanın sonu geliyor!
Dünyanın sonu geliyor! Hala günlük uğraşılarınızla boğuşuyorsunuz. Üçe aldım, beşe sattım, bana şunu dedi, ben de bunu yaptım… Ne getirdi bütün bunlar uzun günün sonunda? Hiç bir şey. Kocaman bir hiç. Yazık.
Uzakta değil dünyanın sonu. Mayıs’ın 21inde. O gün kapıların kapandığı gün olacak. İçeri girenler girecek, diğerleri dışarıda kalacak. Bir şeyler yapmazsan sen de dışarıda kalacaksın. Günü düşünürsen, Mesih’in sana uzattığı eli reddedersen dışarıda kalacaksın. Hatta gülümsediğin ve umursamadığın sürece dışarıda kalmaya başlamışsın bile.
Arkama yaslandım. Fena gitmiyordu. Bir iki deneme daha yaparsam tüm metni oturtacaktım. Sonra kilisenin sitesine yükleyebilirdim.
‘Çok geç kaldım mı?’
Ah Frida! Şimdi vaktinde gelsen ne olur, sonsuza değin geç kalmak üzereyken?
‘Saatin var, ne kadar geciktiğini biliyorsun.’
‘Ama gayet iyi bir sebebim var. Tam çıkmak üzereyken Bay Skinner çağırdı. Dedi ki…’
‘Tamam Frida, ne dediyse dedi, sen de o yüzden geç kaldın. Sorun değil.’
‘Ne demek Ne dediyse dedi! Çok önemli şeyler söyledi, dinlemiyorsun.’
Anlatacaktı, direnmenin anlamı yoktu. Dizüstümün ekranını kapatıp dikkatimi ona vermeye çalıştım.
‘Bay Skinner dedi ki performansımdan çok memnunmuş, Albuquerque şubesinin başına geçmek ister miymişim?’
‘Orası neresi?’
‘Bilmiyor musun, New Mexico’da.’
‘Seni çöle mi sürüyor? Güzel. Belki burada ihmal ettiğin ruhani gelişmeni orada, erken dönem keşişlerinin seçtiği bir ortamda tamamlayabilirsin.’
‘Bunlara zamanım olmayacak. Koca bir şubeyi devralacağım. Her şeyi yeniden düzenlemem, kendimi kabul ettirmem gerek. Bu da epey çabaya ve zamana malolacak, biliyorsun.’
Bilmiyordum. Daha önce hiç bir şubeyi devralmamıştım. Dünyanın sonu hemen hemen geldiğine göre, bundan sonra da alacağım yoktu.
‘Kendini çok yorma, bütün bunlara zamanın kalmayabilir.’
‘Ne demek istiyorsun? Yine mi dünyanın sonu hikayesi? Bıkmadın mı? Sana 22 Mayıs sabahı telefon edeceğim, Ee ne oldu diye?’
‘Edebilirsin, ben de telefona cevap verebilirim. Hayat 21 Mayıs’ta sonlanmayacak ki. O gün Kopuş günü. Tanrı’nın rahmetini hakedenler belli olacak. Kesin son beş ay içinde gelecek.’
‘Ekim 21 de öyle mi?’
‘Bayağı hızlısın.’
‘Finansçıyım, doğaldır. Eğer kesin son Ekim sonunda gelecekse üçüncü çeyreğin raporlarını da hazırlamam gerekecek.’
‘Sen inanmıyorsun ve benimle dalga geçiyorsun.’
‘Sen de benim yeni aldığım görevi ciddiye almıyorsun. Bu bizi çok etkileyecek.’
Ne söylemek istediğini ilk anda kavrayamadım. O da açıkladı.
‘Benimle Albuquerque’ye gelecek misin? İşini oradan yapabilecek misin? Bırak şimdi dünyanın sonunu. Yeni bir hayata başlıyoruz.’
Buna itiraz etmedim. Yeni bir hayata başlıyorduk. Ama nerede?
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.