Duyulmasını istediğimiz bir sevgi mesajı iletmek istiyorsak, bunun gönderilmesinden başka çare yoktur. bir lambanın yanmaya devam etmesini istiyorsak, ona sürekli gaz doldurmalıyız. (teresa ana)
Sibirya’da uzaylı cesedi bulmuşlar(mış) Uzaylı arkadaş neyseki ölmüş, yoksa insanlardan çekeceği vardı. Belki başına geleceği bildi de kendini intihar etti.
O değil de;
Kuzey Kore kurucu lideri Kim İl Song’un doğum günü nedeniyle 200 kamyon hediye Çin sınırından ülkeye girmiş.
İlk defa mı doğum günü kutluyor anlamadım ki!
Bizdeki doğum günü muhabbetleri ’hepsi pörtlek suyu’ndan ibaret.
O değil de;
ABD’nin Teksas eyaletinde 6 yaşındaki çocukbabasının tabancasıyla anaokuluna gelerek 3 çocuğu yaralamış.
O nasıl babaymış ki tabancayı ortalık yerde bırakmış... O nasıl okulmuş ki isteyen istediği gibi elini kolunu sallaya sallaya girebiliyormuş ve o nasıl çocukmuş ki... çocuk işte... Tedavi edilmesi gereken hasta bir çocuk!
O değil de;
Konuşmak için ayrıldığı sevgilisinin evine gden kadın 2 gün eve kapatılarak defalaeca tecavüze uğramıış. ’Benimle konuşmak istedi ona güvendim’ demiş. (Kaynak:Milliyet)
Bu tabii ki kadınıyla erkeğiyle normal yurdum insanına özgü bir davranış biçimi...
O değil de;
’bu baharda gidilmez/yağmurlu günde gidilmez/aslında hiç gidilmez/gidilmez’
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Günaydın... Bu gün hava güzel.. Soğuk esse de ... Yüzü güzel... Hadi bu gün iyi bir gün olsun... Eskiden tahta kapılar vardı... Daima açık.. Eski tokmaklarına vurulur kapılar öylece açılırdı.. Şimdi çelik kapıları kırıp giriyorlar.. :.
Biz de köyde bir ev yaptık...yaptırdık yani... Ne gelen var ne giden ??? Aman bi can sıkıntısı.. Annem başladı sinirlenmeye.. Ne biçim insanlar bunlar ? diye söylenmeye. Kapımızı çalan yok. Ki annem de babam da hastalıklarında işlerinde hep yanlarında olmuşlar köylülerimizin.. Sonradan öğrendik ki.. Yapan usta " Bu köyde ilk kapalı kapıyı sizin evde yaptık" demişti. Millet geliyor kapıyı itiyor açılmayınca yoklar deyip gidiyor.. Biz de zil koymuşuz ki ...:)))) Niçin kapıyı kapatırsınız diye çok fırça yemişizdir.. Eskiden her şey başkaydı.. Eskiden her şey yeniydi.. Biz bile.
Biz de bir zaman uzaylı bulmuştuk... Sahiden uzaylı ama... O yaz nereden bileyim ki eğlenmek için okul tatilinde gittiğimiz yaylada önce yavru ceylanlara benzettiğimiz uzaylı ile karşılaşacağız... "Ziiiiyykkk..ziiiykk" diye sesler çıkarıyordu... Üç parmaklı iki eli vardı... Parmakları uzun... Bizim boyumuzda ve deri ceketi andıran teni ile önce korktuk... Sonra muhtara haber verdik..Muhtar da Jandarmaya.. Bizi karakola götürdüler.. Sakın kimseye söylemeyeceksiniz dediler. Biz de söz verdik. İnanmamış olacaklar ki üç gün sonra beyaz bir jeep bizi alıp Ankara'ya götürdü. Babalarımız yanımızda. Bir hafta kadar orada bahçesi büyük duvarlar ile çevrilmiş bir binada kaldık.. Bizi "oryantasyon odası "denilen beyaz boyalı bir odada hapsettiler.. Ve bazı filmler ile sesler dinlettiler. Bunları daha önce duydunuz mu? diye binlerce defa sordular.. Duymadık dedikçe üzerimize geldiler. Hakikatten duymamıştık. Sonunda ikna oldular zannedersem ki bizi bir sbah otogar'a götürüp biletleri elimize verdiler ve memleketimize gönderdiler. O günden sonra yaylaya hiç gitmedim. Amcamın kızı on iki yıl önce yaylada kayboldu. Komşular beyaz bir kutunun içine girerken görmüşler en son. Amcam hala dönecek diye yaylalarda dolanır durur. Bir tür meczup oldu. Geçen sene de bir akrabamızın oğlu kayboldu. Dağ taş aradılar hiç bir iz bulamadılar. Yabani alsa kanlı bir elbise bulunurdu dediler köyün yaşlıları.. Hiç bir iz işaret yok. kaybolduğu gece evlerinin tarafında çok büyük beyaz bir ışık görmüşler. Sonra aniden kaybolmuş.. İşte böyle... Gidenle gidilmiyor.. Hele uzaya gitmişse... Biz de köyde Uzaylılarla Mücadele Halk Ordusu kurduk. UMHO adlı silahlı örgütün başında eski bir asker olan amcamın oğlu var. Ben Ar-Ge sorumlusuyum. Aynı zamanda Tim komutanıyım.. Mücadeleye devam kararı aldık.. Bir takım anlaşılmaz sinyaller alıyoruz..., Bazı geceler evlerimizin üzerine yaklaşan bilinmeyen cisimler görüyoruz. Geçen sene balkondayken yaklaşınca silahla ateş etim... Aniden kaçarak karanlıkta kayboldu.. Arkadan küfür ettim. ertesi gün "ccyyyyyyzzzz anama ne küfür ediyosun len dünyalı czzzyyyykkkk" diye sesler geldi telsizime.. Ya.
:)))))) Sayende büroda "deli" diye bakılıyo bana.. Kahkahayı basınca arkadaşlar "ne oldu yine?" diyorlar.. Biri de "geldiler yine N'olacak" diyor" Yönetimi toplıyım da .. Bakalım..
Kullandığım laptop eskidi kendiliğinden kapanıyo. yeni işe yeni laptop. işyerinden çay servisi arası yazılarımı yazarım. yönetim kurulu toplantısında bunu dile getirirsen sevinirim
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.