11
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1041
Okunma
Güneşin doğuşu ile uyanmıştı;" Günaydın mutluluk" yüzüne tatlı bir gülümseme yayıldı " .Penceresine konan serçelerle konuştu bir süre; verdiği ekmekleri kapıp kanat çırparak uçuşlarını seyretti öylece.
Koşar adımlarla giderken karabaş ta herzamanki gibi onu takip ediyordu. Okula gelince köpeğin başını kulaklarını okşadı. O da kuyruğunu sallayarak sanki cevap veriyordu.
Masaya oturup eksikleri tekrar gözden geçirmeye başladı.
" Günaydın; erkencisiniz."
Dila " Günaydın ; ne güzel bir gün değil mi ?" dedi.
" Evet ;"
İki genç öğretmen fikir alışverişinde bulunup sorunları enine boyuna konuştular. Kaymakam la görüşmek üzere yola çıktılar.Çocuklar arkalarından el sallıyorlardı. Dila da gülerek uzaklaşana kadar onlara el salladı.
İlçe ye inince zaman kaybetmeden Kaymakamlık binasına giderek görüşmek istediklerini bildirdiler. Sekreter onlara "Biraz beklerseniz sizi içeri çağıracak efendim " dedi.
Çok güzel ve sade döşenmişti pencerenin iki tarafında çiçekler vardı. Üç koltuk ve sehpa özenle tamamlıyordu . Kapıdan girişte kocaman bir Atatürk tablosu vardı.
" Ne içersiniz ?"
" Ben orta şekerli kahve alayım."
" Benim çay olsun lütfen."
Sekreter bayan telefonu çevirerek
" Mahmut Bey iki çay bir orta şekerli kahve lütfen "
Kapının üzerinde ışık yanınca elindeki dosyalarla içeri girdi.Bir süre sonra dışarı çıkınca...
"Buyrun ...kaymakam bey sizi bekliyor."
Dila ve Metin heyecanla odasındaydılar.
Kaymakam düşündüklerinden nekadarda gençti.Uzun boylu ,güler yüzlüydü.
" Hoşgeldiniz."
Elindeki telefonu yerine koydu. Masasının önündeki koltuğa oturdular.Kendilerini tanıttılar.
"Sizi dinliyorum"
Ama Dila nın kendinden emin kişiliği onu çok etkilemişti.
" Efendim eksiklerimizi bir tutanak halinde size bildirmek istedik. Okulun camları kırık, duvarlar dökülüyor sobalar eski, Atatürk tablosu hiç gerçeğine uygun değil..
" Dur... dur ...sakin olun ."
Metin de heyecanla...
" Tuvalet kullanılamaz halde. Türkiye haritasi ,dünya haritası yok. Sıralar kırık dökük."
" Anlıyorum.Çoğu köylerimizden bu şikayetleri almaktayız dikkatle araştırıyoruz."
Dila nın çakmak çakmak olmuştu gözleri.
" Okullar açılmak üzere hala kız çocuklarını kayıt yaptırmamakta ısrarlılar."
" Evet birde küçük yaşta evlendiriyorlar."diye ekledi Metin.
Dila
" Ben size okula gönderilmeyen çocuklarımızın listesini hazırladım; buyrun bakın."
" Birde..."
" Evet... birde...
"Her ailenin bakabileceğinden çok çocuğu var sağlık ocağından ebe bu konuda gelip konuşsa diyecektim."
" Zaman zaman gidip anlatılıyor; ama yeterli olmuyor sanırım."
Kaymakam yanında bekleyen sekretere dönerek not almasını iki gün sonra bu köye milli eğitim müdürü ile bizzat gidip inceleme yapacağını bildirdi.
Dila ve Metin ayağa kalktılar
" Çok teşekkür ederiz; iyi günler."
" İyi günler sağolun."
Dila nın elini sıkarken sevginin ılık duyguları kaplamıştı içini." Neler oluyor bana ?"terlemişti.
Dışarı çıktıklarında Metin
" Karnım zil çalıyor bir yerde yemek yesek ne dersin ?"
" Haklısın benimde ."
Siparişi beklerken birbirlerini daha iyi tanımak fırsatı bulmuşlardı.
"Ben nişanlıyım, "
" Ne güzel hani hep söylenen bir söz vardır nikah ne zaman ?" diye gülümsedi Dila.
" O da öğretmen vallahi tayin sorunumuz çözülürse yaza düşünüyoruz kısmetse
" Hayırlısı olsun."
Daha sonra minibüse binip köyün yolunu tuttular..İkisininde gözlerinde umut ışıkları parlıyordu sanki.
Muhtar onları merakla beklemekteydi. Görünce seslendi
" Dilaaa kızım,Metin oğlum ne haber?"
İkiside neşeyle
" Haberler şimdilik iyi iki gün sonra kaymakam bey köye gelecek."
" Öylemiiii ? çok çok sevindim."
Dila muhtar babasının yanağını öperek...
" Yarın köy halkını toplayıp konuşmak istiyoruz yardımcı olabilir misin ?"
" Tamam çocuklar ; ne söz verdiydim ? bu savaşta bende varım."
Akşam üzeri Dila izin isteyip ayrıldı.Eve geldiğinde Mustafa nın eşi ona seslendi.
" Hoca haaaaanııım."
" Efendim buyrun."
" Size bir paket var idi."
" Yaaa neymiş ?"
" Bilmiiiim kiiii...???"barmah basiveeedim veeeediler."
" Anladım hadi getir bakalım neymiş bende merak ettim."
Kadıncağız koştura koştura gidip geldi elinde kocaman bir paket vardı.
" Heee buyrin hoca haaanım."
" Aaaaa bu Mehmet Hocamdan..."
" Sağolasın " alelacele paketi açarken; birden içindekini görünce gözyaşlarını tutamayarak ağlamaya başladı.
NEŞE KIZILYAR
DEVAM EDECEK...