Hakikat aleyhine hürriyet olamaz. -- salazar
ha
hayal alemi
@hayalalemi

PEMBE BULUTLARIN İÇ YÜZÜ

11 Şubat 2011 Cuma
Yorum

PEMBE BULUTLARIN İÇ YÜZÜ

0

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

611

Okunma

PEMBE BULUTLARIN İÇ YÜZÜ

PEMBE BULUTLARIN İÇYÜZÜ

Gülümsediğimiz anları bir düşünün bakalım.Ne kadar fazla yer kaplar hayata yolculuk döneminde.
Kimi anlarda yakıcı gülümsemeler dahada fazla yer alıyor sanırım.
Zamansız gelen mutluluklar gibi geçici.
Onun da ansızın girdi hayatına bu kara mutluluk rüyası.
Kimsenin önemsemediği bir zavallıydı o, kendi yaşam bakışına göre.
İşe yaramayan, zayıf , ruhen cılız kalmış, zamansız yaşama başlamış bir mahluktu o. bir karıncanın bile daha çok yaşamı hakettiğini düşündükçe, tuzlu yaşlar belirirdi o ışığı sönmüş manataşımayan gözlerinde. Her şey onun isteyi dışında olmuştu. Her soluduğu nefes kümesi ona adeta boğulurkenki aldığı nefes yerine, içine çağresizce doldurduğu su akıntılarını anımsatmaktaydı.
&

8220;Keşke o denizdeki tüm suları yutabilseydim, damarlarım patlayanakadar.” Diye homurdanır dururdu.
tam anlamıyla acizdi.

peki onu kim bu hale getirmişti? Kim onu hayattan bukadar soğutmuştu?
En kötüsüde bu ya ! o hiç bir hesap soramazdı, kimseye gidipte intikam alamazdı. Hakkı olmayan bir şeyi isteyemezdi. Aslında bir yandanda hakkıydı özgürce yaşamak. Sonuna kadar tadına varmak yaşamın.

Çünkü her şeye ramen yaşamak güzel.Her şeyiyle yaşamaya değer. Zaten insan değerleri belirleyen, her şeye anlam yükleyen. nasıl olur bukadar önemli bir varlıkken, kendi kıymetinin farkına varmazdı ki. Evet o çok önemliydi. Onu hayata küstürenlerin inadına inadına yaşamayı seviyordu kaybolmuş, yitip gitmiş yıllarına ramen.
“Nefes almak bir sebeptir aslında, mutlu olabilmek için.” Bu söz onun belkide kendine gelmesinin en büyük tetikleyicisiydi. baştaki o karamsar çocuğu silip, içinden yeniden ilk okuldaki o uçarı, haylaz bir okadarda masumiyetini geri almak istiyordu. mümkün olabilir mi? bu kim dönüyor o günlerine, çok istesekte. Bir kokudan bir renkten anımsatacak bir tat arayıp duruyoruz, o lezzet dolu günleri özlüyoruz. Hayatın tadına varılan her saniye için servetlerimizi feda edebiliyoruz, hiç düşünmeden. Yok ama bir an geliyor isyanlarımız ağır basar ya oda çok yaşardı bunları. Ölmek, öldürmek isterdi; asmak,kesmek, kurban etmek isterdi kimi zaman duygularını, o boşu boşuna geçen zamana.
Kimse duymazdı feryatlarını. Yakarışları yalnız kendineydi. bir çiçeği büyütmeyi becerebilmişti bunca zaman. O çiçekte olmasaydı ardında bırakabileceği bir dikili ağacı yoktu, nede bir seveni.
Güneş alsın diye bir o duvar kenarına bir bu duvar kenarına gezdirir dururdu tek yaşama umudunu. Gülünesi ama gerçekti. Hele birde bir insanın kocaman ömrüne sığdırılan bir komediyse bu gü
Lülünç bir dıram haline geliyor açıkçası.

ne zor tek bir şeye bel bağlamak, amaçlarının kısıtlı olması. İsteyipte yapamamak; yapıpta başaramamak.ellerini, kollarını bağlarya birileri, işte tam tabiri budur bunun. Geçmişten bir resim karesi bile olamaması daha doğrusu bir geçmişinin olamaması, içleri burkan bir hayatsızlık hikayesi. Anlatıcak bir anı bile yok , bu tam bir kadersizlik sinsilesi. HHadi bakalım tutun onun yerinde görerek kendini , hemen gözlerini kaparsın, bir kabusa gözlerini açar gibi. O yaşamadığı çocukluğunu hayal ederken, sen ah o eski güzel günlere dönsem derdindesin. Onun ah! o güzel günler diyeceyi, bir güzel günü olmamışki. O yüzden şanslı hiset kendini. Bu hayatta bir saksı çiçeyine ömrünü adamak zorunda olan birileride var, onun gibi. kolay değil çocukken kendini bilmeden oyun oynamanın bedelini, dört duvar arasında sürgün bir çocuk yüreyiydi o. kandırılmak için eline tutuşturulmuş bir saksı çiçeyi. O çiçekle solan hayatı sona erdi, en sonunda bir kış sabahı kucağında koca bir ömrü yine ona can vermek için çıkmıştı avluya belliki. bir yaprak daha düştü dünya ağacından, bir küçük yıldız daha kaydı gökten. Ama bu defaki yıldız, yıldızı bile görmemişti ömrünce. İçler acısıydı onun öyküsü, çünkü öyküsünü dolduramıycak kadar boş bir hayata gözlerini kapayan bir insandı, insanlığını unutan . bir kaç yıl sonradır her halde , suçsuzluğu ortaya çıktı. aman ne sevindiriciydi bu haber, ortaya çıktığını kime habervericektik acaba? suçunu bile bilmeyen bir gençlik soldu, bir saksı çiçeğiyle…

Hayal alemi

Paylaş
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Pembe bulutların iç yüzü Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Pembe bulutların iç yüzü yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
PEMBE BULUTLARIN İÇ YÜZÜ yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2025 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.