1
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
1431
Okunma

Yoktan var edilen bizler; hayvanat ve tüm canlı çeşitleri, farkında olsak da olmasak da kendi türümüzü temsil ederiz. Bu temsil, Âdem’in yapısıyla bize işlenmiş; hikmet ve ruh boyutuyla açıkça verilmiştir. Temsilcilik anne ve baba üzerinden aktarılır, insana doğduğu anda verilir; ırk ve inanç yapılarıyla şekillenir ve zamanla temsilci hâline dönüşür.
Ancak esas temsilcilik, ana kavramda şudur:
Otomatik yasanın evrensel boyuttaki temsilciliği.
İster fark edelim ister etmeyelim, bunu yaşarız. Bu süreç, ilkel ve fundamental duyguların yırtılıp atılmasıdır. Sonunda yaratılmış varlık, anne ve babanın koynundan çıkar; evrensel gücün temsilcisi olmaya başlar. İşte bu hâli idrak eden varlık, evrensel yasaya —Levh-i Mahfuz’a— itaat eder.
Temsilcilik evrensel yasaya yönelmezse, kişi kendi şahsına temsilci olur. Bir varlık kendi şahsına temsilci olduğunda, “ben” merkezinde kendini hapseder. Bu hâl, varlığı kendi üzerinde ilah kılar. Ve ne yazıktır ki bu durum, kaçınılmaz olarak yok oluşla neticelenir.
Önemli Not
Her canlı, yaşadığı ortama göre koşullandırılır ve yapılandırılır. Bir varlık, her ne olursa olsun, kendi öz yapısına ulaşabilmek için mutlaka teslimiyet vermelidir ki kendini tanıyabilsin ve bütünlenebilsin.
Bırakınız din yolunu anlamayı; eğer bu varlık insan ise önce insan olmalıdır, hayvan ise hayvan. Toplumları oluşturan bireylerin ne kadarı gerçekten insandır? Belki bazı okuyabilen canlılar buna kızacaktır; fakat insan olmak kolay bir evre değildir. Sadece görüntü ve yansımalardan ibaret olan, ışıkla şekillenmiş suretler henüz insan değildir. Bunu ben söylemiyorum; Rabbim bildiriyor.
Öz yapımızla bizi “biz” yapan bir inşa süreci yoksa, Allah katında o varlığa insan nazarıyla bakılmaz. Milyonlarca topluluk —yalnızca kendi ülkemizden örnek veriyorum— henüz insan olma mertebesine ulaşamamıştır ki bir dini taşıyabilsin. Önce insan olabilmelidir.
İnsan olabilmek için, Allah’ın insana verdiği teslimiyet ve emanetlerin yeniden Allah’a iade edilmesi gerekir. Allah’ın insana verdiği beş teslimiyet vardır: gönül, mal, can, irade ve sadakat. Bu teslimiyetler yaşam içinde mutlaka Allah’a geri verilmelidir ki insan, yedi miladı yaşayabilsin, kendini bulabilsin ve Levh-i Mahfuz’daki manaya ulaşabilsin.
Fatih DİŞBUDAK
22 Aralık 2010 – 04:41