1
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
724
Okunma

Sevgili can günlük,
Canımın istekleri bir türlü bitmiyor. Biliyorum herkesin canı uslanmazdır, az buz delidir, az çok yaramazdır. Ama benim canım, bildiğin canlardan değil...
İkide bir dilekleri değişiyor. Sık sık mümkünatı olmayan arzularda kulaç atmak istiyor. Durmaksızın güzelliğin peşinde koşuyor, uslanmak nedir bilmiyor bu yüzden. Bu can nedeniyle başıma gün boyu nice bela isabet ediyor. Yoruluyorum canımın iflah olmazlarından, hiç tahmin etmediğim düşlerinden, hiç beklemediğim konuşmalarından. Can günlüğüm, sana can olan canım korkutuyor beni, ben büyüdükçe, ben gençliğime olgunlaşma çağımla merhabalaştıkça...
Sevgili can günlük,
Yine de cana, canıma değer vermekten ellerimden bir şey gelmiyor. Hassas yapım gereği, canıma söz geçirmeyi ceza olarak kabul ediyorum kendi hesabıma. Dünyamda oluşturduğum insancıl felsefemde, canı acıtmak inan ki yok...
Ben ki cana kurban. Ben ki her ters olayın kolaylıkla hallolmasından yanayım. Güzellikle çözmek dururken, güce sarılmıyorum. Kaba kuvvetin her zerresine, her çeşidine karşıyım. Karşı olmak için gönüllüyüm....
Sevgili can günlük,
Çalıştığım iş yerim için bugün dahil iki gün mesaim kaldım. Ciddi ciddi askerliğe teslim oluyorum. En geç üç hafta sonra, şafakları kaçları cevaplayacağım artık. Ve her şeye rağmen mutluyum...
Mutluyum diyorum can günlüğüm, zira sen de benimle askere gelmeyi uygun gördün. Artık sırtım sağlam. Artık tüm anlarımda sohbet edeceğim, kendi yalnızlığımı onunla paylaşacağım bir başka can’ım var. Birlikte askerliğin ne denli zahmetsiz olduğunu cümle aleme, tezkere alınca anlatacağız.
Belki değişeceğiz, belki ağır takılacağız; ancak içimizdeki canları, içimizdeki çocukları serbest bırakmaya devam edeceğiz...
......................................
Mehmet Selim ÇİÇEK
23 Kasım 2010,,,13.16
Mardin
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.