9
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1248
Okunma

Ne saçlarını karıştıran rüzgâr, ne trafiğin gürültüsü, ne de başının üstünden çığlıklar atarak uçan martılar. Hiç biri umuru değildi. O sadece okuyordu.
…/…
Bir süredir hayatında doğru gitmeyen bir şeyler vardı. Bu kadar çok yanlışın üst üste gelmesine kendisi de inanamıyordu. Sanki bir başkasının hayatını izler gibi izliyordu, olan şeyleri. Sürekli kaybediyordu. Her alanda, her konuda kayıplar yaşıyordu.
Hiç durmadan bir şeyler arızalanıyor, tamirleri için para yetiştiremiyordu.
Sudan bir sebep yüzünden oğluyla tartışmışlar, oğlu kapıyı çarpıp gitmiş ve o günden beri de aramıyordu.
En sevdiği elbisesini ütülerken yakmış, aile yadigârı vazoyu kırmıştı.
En sonunda, saçma sapan bir nedenle, O da “ Hoşça kal “ demişti.
Bu olaydan birkaç saat sonra da beli tutulmuş, iki büklüm kalakalmıştı.
Oysa hayatında yepyeni bir sayfa açmıştı. Tam her şey güzel olacak derken yaşadığı olumsuzluklar onu dibe vurma noktasına getirmişti.
Pes etmek üzereydi ki; yıllardır görmediği sınıf arkadaşı ile karşılaştı. Bir yerde oturup kahve içmeye karar verdiler. Oradan, buradan konuşurlarken, arkadaşı, sesindeki mutsuz tınıyı fark etti ve “ Neyin var senin? “ dedi. Gözyaşları içinde, son günlerde, olanları anlattı. O anlatırken arkadaşının dudaklarında bir gülümseme belirdi. Anlattıklarını dinledikçe, gülümseme genişliyordu. Sonunda, gülümseme, kahkahaya dönüştü. Şaşkın gözlerle, gülmekte olan arkadaşına baktı, kaldı.
Arkadaşı: “ Dur, hemen kızma. Sana gülmüyorum.” dedi. Bir süre sonra, her ikisi de sakinleştiklerinde, sözlerine devam etti: “ Bak anlatayım. Bundan bir süre önce, seninle aynı durumdaydım. Hayatımın en mükemmel anında bir sürü olumsuzluklar yaşamaya başlamıştım. Ruh durumum da seninkinden farksızdı. Bir arkadaşım, bir kitap tavsiye etti. Hiçbir şey demiyorum, sadece o kitabı oku, dedi. Okudum.
Ve anladım ki; bütün olaylara sebep olan benmişim. Ben ve korkularım. Ben ve düşüncelerim.
O kadar uzun yıllar olumsuzluklar yaşamıştım ki artık hayat şeklim ve felsefem bu olmuştu: Ben kaybeden, beceriksiz, güzellikler yaşayamayan, sevemeyen bir insanım. Layık olduğum hayat bu. Neye sahip olursam; kaybederim. Kimi seversem; terk edilirim. Ve benzeri bir yığın düşünce, korku. Oysa her şey düşünceden doğuyormuş. O kitabı okuyunca anladım.
O günden sonra, bütün olumsuz düşüncelerimi, kalıplarımı, yargılarımı değiştirdim. Elbette zaman aldı. Ama başardım. Hayatımda her şey güzelleşmeye başladı.
O kitabı okumalısın.”
Arkadaşının tavsiye ettiği kitabı aldı. Okudukça, düşünsel yanlışlarını fark etmeye başladı. Satırların arasında, kendisini görmeye başladı. Uzun yıllardır edindiği, oluşturduğu kalıpları yıkmasının zor olacağını biliyordu. Arkadaşı gibi zaman alacaktı. Ama yapacaktı.
Kitabın sonuna yaklaşmıştı. O gün, evde duramayacağını hissetti. Kitabı da yanına alarak, evden çıktı. Yolun karşısına geçip, deniz kenarında bir banka oturdu. Okumaya başladı.
…/…
Kitabın son sayfasını çevirdi. Bitmişti. Kapattı, ellerini birleştirdi, üstünde. Görmeyen gözlerle denize baktı. Başını kaldırdı. Ulaşamayacağı uzaklıkta ki bulutları inceledi. Yüksek sesle:
“ Değişeceğim “ dedi.
Çantasından kalemini ve küçük not defterini çıkarttı. Aklından geçenleri yazdı. Kâğıdı kitabın kapağının içine koyarken kendi ismini ve aldığı tarihi yazıp, yazmadığını kontrol etti. Yazmıştı. Gülümseyerek kitabı bankın üzerine bıraktı. Kalktı. Evine doğru yürümeye başladı.
…/…
İbrahim ellerine baktı. Kirden kapkara olmuşlardı. Kendisi bile tiksindi, ellerinin görüntüsünden. Deniz suyuyla, biraz da olsa, temizleyebileceğini düşündü. Topladığı çöpleri taşıdığı arabasını çekerek sahile yöneldi. Bankta bir kadın oturuyordu. Başını kaldırmış, bulutlara bakıyordu. Deli mi acaba? diye düşündü. O sırada kadının kalktığını gördü. Kalkarken, banka bir şey bıraktığını fark etti. Biraz oyalandı, uzaklaşması için. Sonra banka yaklaştı ve bir kitap gördü. Kitabın kapağını açtı. İlk sayfasında yazan ismi okudu. Altında tarih ve bulundukları şehrin ismi yazıyordu. Sonra bir kâğıt fark etti.
“ Bu kitap, benim hayatımda, pek çok şeyi değiştirdi. Hayatımdan önce, düşüncelerimi ve bakış açımı değiştirdi. Bu kadar yıl yaşadıktan sonra öğrendim ki; hayatımda olan ve beni mutsuz eden her şeyin sebebi benmişim. Geçmiş yıllarım için yapabileceğim bir şey yok. Ama gelecek için yapabileceğim çok şey var. İnanıyorum.
Sizden ricam; kitabı okuyun. Bitirdikten sonra isminizi ve günün tarihini içine yazın. Bir yere bırakın. Bırakın ki; bir başkasının hayatını da değiştirebilsin. Sevgilerimle.”
İbrahim, kitabı bankın üstüne bıraktı. Koşarak gitti, deniz suyuyla ellerini yıkadı. Çöp arabasını oturduğu banka iyice yaklaştırdı. Kitabın ilk sayfasını açtı ve okumaya başladı:
HER ŞEY DÜŞÜNCEDEN DOĞAR!
Eser Akpınar
10.11.2010
İzmir
Devam edecek…
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.