5
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
2447
Okunma
Bir masal anlatacağım sizlere dinleyin.
Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde kalbur saman içinde Bir şehir varmış dillere destan.
Öyle güzel olurda bırakırlarmı bekar evlenecek işte düğünü var. 30 ekim 2010 cumartesi. Saat dörtte başlamış düğün.
on beş yirmi kişi ellerinde mandalina kasaları ile gelmişler kiralanan düğün salonuna.
Oysa öyle kalabalıktı ki Gümüldür’ün akrabaları.
Kimbilir belki işleri çıkmıştır, ne bileyim hastaları vardır belki cenazeleri, belkide korktukları birileri.
Nikah gündüz kıyılıyor akşamına eğlencesi var. Akşama eğlenceye gelmeyen kalmaz mutlaka.
Tuhaf nikahta anne de yok baba da. Ya dört kardeşe ne demeli onlarda yok. Hidayet,Emrullah,Ahmet,
nerdesiniz oğlum ? Kardeşsiz düğün olur mu?
32 kasa mandalina,
sıralanmış yan yana,
jüri hemen karşıda
ne zor işi, ne zor
hepsi birbirinden yaman
ne güzel görünüyorlar
ama bir hüzün var duruşlarında
sahipsizlik bu denli mi acı verir
bu denli mi vurur yüzlere
Tek tek geçiyor jürinin önünden kasalar ve içlerinde süzülen gelinler, mandalinalar.
Bizim Yarendağının mandalinası birinciliği bırakmıyor.
Ardından Sofacık dedeye yakın olan dağ’ın mandalinası ve ardından ovanın mandalinası.
Akşama eğlencede buluşmak üzere dağılıyor, Gümüldürün otuz kırk akrabası.
Akşam yedide edebiyatçılar söleşecekmiş deniliyor. Ne çok açız sevgi dizelerine,
ne çok açız muhabbete.
Tektek geliyor Gümüldür’ün akrabaları kiralanan anfi tiyatro’ya.
Havada soğumaya başladı bu arada. Hayatta paranın geçmediği tek yer edebiyatçıların şehri. İçimizden biri Emine 45, şiirlerini okuyor Gümülür’e. Gümüldür teşekkür ediyor Emine 45 ve diğer edebiyatçı arkadaşlara.
Şu düğün programına katılan herkes para istedide edebiyatçılar asla.
Diğerlerine para verildi onlara sevgi dolu yürek. Para harcanarak biterde sevgi, harca harca bitmez.
Üstüne üstlük çoğalır. Kim kârda dersiniz ?
Ah bu analar güzel analar bırakırlarmı hiç yalnız başına Gümüldürü.
Herbiri bir tepsi börek, kurabiye kapan, tatlı kapan gelmiş. Satılacakta parasıyla düğüne destek olacak.
Nasıl teşekkür edilmez bu analara. Rabbim ayaklarının altına cenneti boşunamı koymuş.
Teşekkür ederiz isimlerini tek tek saymadığım değerli bacılarım, teşekkür ederim.
Gümüldür’e gönlünü kaptıranlardan biri lider olanı açıyor programı. Ve seçiyor söyleyeceği sözleri tek tek.
İçinden geldiği gibi olmasada konuşuyor işte, programı arzediyor büyükler olmasa da.
Sitem etmesi bile yasak gelmeyenlere. O ara bağırmak geliyor içinden bir Gümüldür sevdalısının
’Nerdesiniz seçim zamanı kalabalığı bitmeyen, her yeri panayır yerine çevirenler.
Gümüldür size ne verdi ki bunu buldu.Bu düğün ne ayşenin ne fatmanın ne alinin ne velinin.
Birlik zamanı gelmedimi, ister a partisi ol ister b partisi unutma atı alan üsküdarı geçti.
Uyan ey ahali uyan ve baştakileri uyandır.’
Şiirler okunuyor ustalarımızın kaleminden ve ruhlar bayram ediyor.Hemen ardından müzik tabi.
Genç olmak varmış ne güzel zıplıyorlar. Ne bu enerji, heyecan güzellik. İyi ki varsınız gençler.
Hava iyice soğuyor ve insanlar tek tek terk ediyor kiralık mekanı.
Elinde bağlamasıyla dünyaca ünlü usta sahneye çıkınca 13 kişi kaptırıyor kendini türkü seline.
Bir onlar vurgun türkülere, oysa türkülerde herkes var.
Ustama sesleniyorum ’Hava çok soğuk onun için gittiler,sizden kaçmadılar.
’Ya Gümüldür ne yapsın ?
Yıllardır üzerine geleni besledi büyüttü,dört mevsimi bahardı hiç üşütmedi, bir tohum ekene binlerce verdi.
Güneşten yanana deniz verdi, pınarlarından şerbet gibi su verdi. Dağını taşını altın etti insanlara sundu.
Ne olurdu ne olurdu verdiğinin çeyreğini insanından geri alabilseydi.’
GÜMÜLDÜR’E SAHİP ÇIKALIM, ONU KÜSTÜRMEDEN
1 kasım 2010/Nilgün Kurt