3
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1399
Okunma
SEVDANIN ÇIKMAZ SOKAĞI
Gecenin tam ortasında bir ses duyuyorum. İçime damla damla biriken bir yorgunluk var. Göz kapaklarımdan süzülen birkaç damla yaş anlatıyor her şeyi sessizce ve acıyla.
Böyledir ya hep gönül hazan mevsimini yaşar içten içe ve iklim başkalaşır artık bu demlerde. Her gün biraz daha unutuluruz, bir ertesi zamana ise zaten hatırlanacak hiçbir şey kalmaz. Yaşamın renklerini yitiririz değersizce…
Ne çıkıp biraz dolaşmak, ne de bir kitabı alıp karıştırmak tat vermez artık. Derinden gelen bir melodi doldurur odamızı ama sözleri hep kaçırırız. Bir manası yoktur artık müziğin de, sözlerin de…
Hangi caddeden gitsek, hangi köşeden dönsek hep ona çıkar yollar ya da onun nefesiyle dolu sokaklara. Sonra yavaş yavaş anlarız aslında yaşam denen saatin ona kurulduğunu, hep onun kapısında son bulduğunu. Hala inatla gider çalarız kapısını oysa o çoktan vedasız bir ayrılık olmuştur bu sokaklarda. Bundan sonra sesini duymak değil, soluduğu havayı bile solumak ne kadar uzaklaşır bizden. O bedeniyle terk edip giderken bizi hep yanımızda sandığımız, bir nefes kadar yakın ve o kadar alışılmış var saydığımız soluğu bile uçup gitmiştir bit tılsımla.
Bu andan sonra artık her şey matem rengine boyanmıştır. Tıpkı siyah bir gecenin yaşamın kıyısına yansıması gibi. Hazin bir deniz, acı dolu bir gökyüzü ve gölgelerle dolu kaldırımlar… İşte hepsi budur ondan yadigar kalan. Oysa onları bile hatıra diye biriktirmeye başlarız gökyüzüne asılmış yüreğimizin içinde. Çünkü bu matem renkli gece, bu deniz, bu martılar onun gidişine bu kadar suskun bir cevap verir.
Yürek başka bir iklim, başka bir mevsim bilmez artık. Çoktan başlamıştır en derinlerde hazan mevsiminin saltanatı. Yaşanmış ne varsa bir bir canlanır gözünüzde. Biraz silik, biraz soluk…
Sevdanın çıkmaz sokağında yine onu arar, yine onu beklersiniz gelmeyeceğini bile bile. İmkansız aşkların ruh gücünü yaşarsınız başka bedenlerde. Neden dersiniz bu şehir bu kadar soğuk , bu sokaklar böyle boş ve yüzlerdeki çizgiler böyle karanlık? Oysa düne kadar onun soluğuyla doluydu bu sokak ve onun yüreğiyle sımsıcak.
Atık beyhudedir beklemek de, ümit etmek de. Gönül bir hicranı yaşarken donmuş bir serçenin son çırpınışıdır bu feryat. Zamanı gelmiş ve yaşam mücadelesinde yenik düşmüştür bu çığlık. Yine aynı sokakta son bulur köhne bir hayat daha. Çünkü sevdanın çıkmaz sokağı bir tek ona çıkar. Oysaki o çoktan çıkmıştır bu sokaktan…
M.G
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.