3
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
1033
Okunma

Sigaramı bir türlü yakamadım,
bir rüzgar ki titriyordu ellerim yazımı zor yazabiliyordum klavyemde ...
İstanbul dan bir hayli uzaklardayım,sessizlik var arındı beynim İstanbul umun kargaşa
seslerinden de ,şu var ki bitti güzelim yaz ,yoğun bir koşmacayla geldi geçti, kış
kapımıza dayanmış da haberim yok...
Balkan rüzgarıydı bu sert ve haşince esen daha Eylül bitmedi ki.Son sesleriydi cır cır
böceklerinin , üşüyorlardı kış burnunu gösteriyordu yavaştan ağaçlardaki yapraklar
sarıya boyanmıştı,kaldığım evin bahçesinde iki yavru kuzu vardı birbirne sığınıp
ısınıyorlardı,soğukta donmuş bal arıları da kelebeklerle aynı hızda uçuşuyorlardı .Ah
unutuyordum güller de son tomurcuklarını sunuyordu o deli rüzgar ve soğuklara
aldırmadan ...
Nasıl temiz bir oksijen bu sessizlikle birlikte ,sigaramı içerken utandım adeta,keşke kırk
yıllık sigara tiryakisi olmasaydım...
Derken ,Balkan’larda doğan rahmetli babamı anımsattı bu Balkan rüzgarı.Bir kışlar
olurmuş evlerinin camları gözükmezmiş.O karakışlardaki muhabbetleri anlatırken ben öyle
ısınırdm k; sıcacık sıcacık,babam da yanımda ya...
Kestane gecelerinde o koyu sohbetlerini anlatırken imrenirdim doğrusu tam ballı kestane
tadında. Kış geliyorsun gelmesine de kestanelar narlar ayvaların var ya var ya ,kış ömre
bedel oluyor vallahi...
Arkadaşlarım beni hep davet ederler evlerine hafta sonları gelde sabahlayalım şiirle
diye ,çok yoğunum derim ,beni gerçekten tanıyanlar da kestane var suda pişmişi
dediklerinde tüm işlerimi bırakıp giderim .Beni ikna edip kandırma yollarını bildiklerinden..
Balkan rüzgarı beni bu gece öyle çarptı ki,kışa merhaba dedim ,rahmetli babamı
anımsadım,yaz gidiyor gitsin suda pişmiş kestaneleri düşündükçe soğuklara aldırmadım
Balkan rüzgarı..!
Oya Gedik
Not:resim çalışmalarımdan bir kare...