Başarıyı hedef alın mükemmel olmayı değil. yanlış yapma hakkınızdan vazgeçmeyin; vazgeçerseniz yeni şeyler öğrenme ve gelişme olanağınızı kaybedersiniz. unutmayın; mükemmeliyetçiliğin arkasında korku yatar. insan olduğunuzu hatırlayarak korkularınızı göğü
fRat
fRat

Ankara'ya Alışmak

Yorum

Ankara'ya Alışmak

0

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

1101

Okunma

Ankara'ya Alışmak

Darmadağınık olaylar dizisine dönen bir hayat. Bir gün Ankara’da, bir gün İstanbul’da. İkiye ayrılmış bir kalp gibi, ne İstanbul’ u eskisi kadar sevebildi ne de Ankara’ ya bağlanabildi.

İki sene önce başladı Ankara serüveni. İlk gidişim bir arkadaşla, Ankara çok soğuktu. İnsanlar çok yalnız ve meşgul. Kalabalıklar içinde insanların yalnız olduğunu öğretti aslında bana, bu şehir. Öğrenilecek daha çok şeyin olduğunu, aslında daha çok deneyimsiz olduğumu gösterdi Ankara bana. Çok sabırsız bir insandım küçükken. Ama her ileri adımın seni ileri götüremeyeceğini, bazen ister istemez geri adım atmak zorunda kalacağımı öğretti; o kadar çoğaldıki geri dönüşler, yerinde saymaya başladım bazı konularda, sabretmeyi öğrendim; o günün geleceğine inanmayı. Hem güzel hem de kötü deneyimler edindim, Ankara yollarında. Örneğin, Ankara’da tanıştığım birine ilk şiirimi yazdım. Edebiyatı severdim, okumayı sevmesem de. Yazamazdım öyle güzel şeyler çoğu zaman ama ilk şiirimi yazdım çok beğenerek. Malesef amacına ulaşamadı; metinler yazıda kaldı, hayatın bir parçası olamadı.

Bir anda geçiverdi o çömez yılları. Hayata adapte oldu bu yalnız genç. Herşeyle başaçıkabildi belki tek yaşarken uzaklarda, ama hala yerinde sayıyor bir konuda. İlerlemek, değiştirmek için çalışmıyor bile, çünkü istemiyor. Onu istiyor, ona bakıyor hala. Resimlerde yaşıyor onu, en ufak hareketine mest oluyor. Hayatını darmaduman etse de o, hala kolunu bile kıpırdatmıyor ondan uzaklaşmak için emeklemiyor bile. Ona bağırmak istiyor içten içe, ondan dilemek istiyor kör olan, başkasını göremeyen bu gözleri iyileştirmesini; yapamıyor. Talihsiz bir hastalığa dönüşen bu tutkuyu isimlendiremiyor, aşk diyemiyor; yıllar önceki pişmanlıklardan. Elinde herşeyi olan bir kimseyi, kimsesiz hale getiren bu duygudan kurtulamıyor bu genç.

Öğrenilecek çok şey var dimi Ankara? Daha 20-21 yaşındayken, hayatta en güç anlamlandırılan bu kelimeyi çözmeye çalışmak için çok erken dimi? Peki ya böyle bir hastalığa yakalanmak için çok erken değil mi? Yaşamak, eğlenmek, gezmek, görmek varken hayatı, tek bir kişiyi saplantıya çevirmek için çok erken değil mi?

Fırat Baki
20/08/2009

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Ankara'ya alışmak Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Ankara'ya alışmak yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Ankara'ya Alışmak yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL