Bir iyiliği yapan değil, iyiliği gören hatırlamalıdır. cicero
Engin Tatlıtürk
Engin Tatlıtürk

ZEVK ÇIĞLIKLARI

Yorum

ZEVK ÇIĞLIKLARI

9

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

1732

Okunma

ZEVK ÇIĞLIKLARI

Tabiattaki milyon sayıda serçeden biriydi. Şen, uçarı ve sağlıklıydı. Bütün serçeler gibi güzeldi de.

Onu diğer serçelerden üstün kılan bir meziyeti vardı ama kimselere söylemiyordu. Bu özelliğinin duyulması kazançtan çok zarar getirecekti. Hürriyeti kısıtlanacak, dost ve sevdikleri ondan uzaklaşacak ve kobay olarak araştırmalara konu olacaktı. Kendisine şimdilik de olsa fayda getirmeyen bu üstün yetenekten gizli kaldığı sürece zarar görmeyecekti.

İşte gönlünün gülü de yanına gelmişti ve tatlı tatlı şakıyıp aşk cilveleri yapıyordu. Ona yakın olmak bile hayatındaki en büyük olaydı. Yel eser, güneş çarpar, toz kirletir diye ödü kopuyordu. Kırarım, kırılırım diye açılamıyordu ama etik ya da değil bir sürü kıpırdanma hissediyordu içinde.

Dün rüyamda gördüm seni,
Niçin sustuğumu soruyordunuz?
Kaybetmek nedir? Hiç bilmez gibi,
“Zor şey mi?” dercesine bakıyordunuz.

Hep uygun bir vakit bekliyordu uygun vakitleri hovardaca harcarken. Ne acıydı sevgiliye açılamamak. Arzu edip de kayıtsız durmak. Kendisinin koklamaya kıyamadığının, bir başka kucak hoyratça zevkine erecekti. Üzecektiler gönlünün gülünü. Şen sesini kısacak, tüylerini yolacak, taze umutlarını öldürecektiler. Kendi yediği darbeler herkesin başına gelebilirdi. Hayat zalimdi.

Günler hızla akıyordu. Gönlünün gülünü de uzun süredir görememişti. Ne halde olduğunu çok merak ediyordu ve yanına gitmek istiyordu. Özel yeteneğini kullanmaya karar verdi. Sonra caydı. Merak da aşk kadar güçlü bir histi ve fikrini yine değiştirtmişti.
Düşündü, düşündü, düşündü. Tam yoğunlaşamadığı için başaramadı. Tekrar deniyordu. O, Allah’ın ruhani varlıklara ve peygamberler ile veli kullarına verdiği “düşündüğün yerde olma” yeteneğine sahipti. İyice yoğunlaştı. Olmak istediği yer gülünün yanıydı ve ona dokunur gibi kanadını kaldırdı. Beynindeki dokunma anında, orada olduğundan emin gözünü açtı.

Loş, büyük ve kullanılmayan bir eski fabrika çatısında buldu kendini. Ruhen gelmişti ama bedeninin görünür hale gelip, dokunma yeteneğinin oluşması bir saati bulacaktı. Yanı bir saat boyunca ne görünecek ne de bir şeylere dokunup etki edebilecekti. Dönerek etrafı araştırmaya koyuldu. Köşedeki geniş yatakta gönlünün gülünü gördü. Aşk nameleri söyleyip dans ediyordu gönlünün gülü.

İyice yaklaştığında diğer erkek serçeyi de fark edecekti. Yüreği yarılmıştı oracıkta. Ama bir gün olacağı bu değil’miydi?

Biricik aşkı büyük bir zevkle seks yapıyordu elin kuşuyla. Hem de göz göre göre. Elini kolunu bağlayan sürü kuralları yok’muydu? Ağlaya ağlaya oradan kaçtı. Belki hayal gördüm diye düşünüp tekrar vardı oraya. Aşkının zevk çığlıkları beynini kazıdı. Tuş edilmekten bunca zevk alacağını bilse takar mıydı kuş törelerini?

Her şeyi elde edebilen güçlü serçelere kızıyordu. Bağırıyor haykırıyor ama sesini duyuramıyordu. Kendisi kavrulurken sevgilisinin zevkten kıvranmasına kuduruyordu. Kaçırdığı fırsatlar için bu kadar kısa zamanda pişman olabileceğini hiç hayal etmemişti. “ Meziyet para etmiyor, para her şey ediyor” diye düşünen Âşık Serce ağlıyordu. İstese her gün sevişmelerini izleyebilirdi ama bu sadece kendine işkence olmaz mıydı? Gözyaşının tuzunu algıladı dilinde. “ İşte hayat! Hoş geldin aşkım. Benim bu günlerim senin yarınların olacak, beni hatırla; beni an o zaman” diye haykırarak kendi çöplüğüne dönmeye yoğunlaşıyordu.

Bir ara güle âşık bülbül arkadaşı Bücürük geldi aklına. Ne diyordu Bücürük? Yaşlı gözlerle onu tekrar şakıdı:

Bilirim senden, yok bana bir faide ey gül.
Gül yağını eller sürünür çatlasa bülbül.

Biliyordu dünyada hep kötülerin kazandığını. Kural tanımayan, fırsatçı, fena bir dostu olmamıştı sırdaş olup hayatı öğretsin. Doğrunun dokuz köyden kovulduğu bir yerde mutlu olabilecek miydi yoksa biraz değişmeli miydi? Beş para etmez meziyetin yerine keşke biraz şanslı olsaydı. Kafasında yüzlerce düşünceyle yana yattı ve başını kanadının altına sakladı. Dünyayı görecek gözü yoktu. Tatlı tatlı uyumaya koyuldu. Yüzündeki gerginlik kaybolmuştu. Demek ki fena düşünceler rüyalarla gelmeye başlamıştı. SEVGİLİSİNE, bari;

Olmasak da cesur yürek,
Olsa da gönül kediden ürkek.
Kötü hatıraları bile silemesek,
Gerek görüp bir yerlere gitmesek,
Dilemektense beraber olmayı,
Denesek, yaşasak ve saklasak.

Diye devam eden bir şiir okuyordu. İyilerin hiç mi fenalık yapmaya ihtiyacı ve hakkı yoktu? Mutluluğun bir cevap anahtarı var mıydı?

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Zevk çığlıkları Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Zevk çığlıkları yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
ZEVK ÇIĞLIKLARI yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
hicbitmez
hicbitmez, @hicbitmez
3.8.2010 00:29:57
her günüm gamli gecer
bu gönlümün elinden
ne fayda vardir bilmem
bana elin gülünden...

Bu sarkinin sözlerini yazasim geldi.

Kural tanımayan, fırsatçı, fena bir dostu olmamıştı sırdaş olup hayatı öğretsin.

Insanin yaradilisi temiz ise kimse kimseye fenalik ögretemez.
Isterse dünyanin en kötü insani olsun dostluk kurdugu yinede ögretemez.
Hani bazen derler kimisi icin Arkadas kurbani diye
hic alakasi yok icinde olan her kötülügü yapar kendiliginden.
Bu dünyada kötülerin kazandigini düsünmüyorum kötüler kötü sekilde hayatin icinde sürünecek hale düsüyor sonunda.
Belirli bir süre vezirdir kötüler sonrasi rezilliktir yasadiklari.

Güzel bir yaziydi
Yüreginize saglik sevgili Engin Tatlitürk.
Sonsuz saygi ve selamlarimla






Engin Tatlıtürk
Engin Tatlıtürk, @engintatliturk
2.8.2010 23:49:55
80'e yakın okuma olmuş.

Okuyan ve yorumlayan bütün arkadaş ve dostlarıma, kardeşlerime ayrı eyrı teşekkürü borç bilirim.

Sanat seven insanlarla aynı noktada buluşabilmek ne güzel.

Allah'a emanet olunuz.

Şükranlar.
Nilgün Akçay
Nilgün Akçay, @nilgunakcay
2.8.2010 20:12:20
İsterse acılar dağlasın yüreğimi ulaştığım nokta Yaradan olacaksa çekmeye razıyım bunca keder ve elemi...Ne dert ne tasa olmaz Yaradana sığınan da.Verir ki bir teselli, başlarsın güle oynamaya...

Yeter ki Allah'ım ayırma senin doğru yolundan...Sevmek seninle güzel. Olmadığın hiçbir yer nasip eyleme Yarabbi...

Öykü'nün en güzel yanı İnsanların olmayışı artık bıktım insanların kötülüklerini duymaktan.Zira serçeler bu şe ne der orası da bilinmez...Ama şu da var ki orta da bir suç yok geç kalınmışlık söz konusu...Yine yakalayamadı hayvanlar alemi kötülükte insanlar alemini....

Onlar temiz kalır umuduyla; sizi okumak hep zevk verdi...Sevgim ve saygımla ayrıldım sayfanızdan...
Aysel AKSÜMER
Aysel AKSÜMER, @ayselaksumer
2.8.2010 19:18:30
İnsanın şansının mı yoksa meziyetlerinin mi mutluluğun kapısını araladığı insanı düşündürüyor aslında. Yıllar önce bir doktor arkadaşım beni samimi bularak dertlenmişti. Geçenlerde liseden bir arkadaşımı gördüm okuyamamış yarım bırakmıştı. Şimdi altında son model arabası var, yazlık ve kışlık evi var. Ben 6 yıl okudum. Kirada oturuyorum. Arabam da eski model.. demişti. Okumak mevki sahibi yaptı ama şanslı olmak başka şey demişti. Kimisi dişi ve tırnağı ile kazanıyor kimisi hazıra konuyor. Bence en büyük mutluluk başta insanın kendiyle barışık olması sonrası geliyor. Genelde huzursuz insanların çoğu kendiyle geçimsizdir. Bir de Allah'tan yakınlarımızın sağlığı dilenmeli. Gerisi mi bence şansa kalmış.

Güzel bir anlatımdı, kaleminiz her zaman söylüyorum çok kuvvetli ve okumak keyifli. Saygı ve selamlarımı sunuyorum. 10 puanımı verip müsaadenizle çekiliyorum sayfanızdan. Sağlıcakla kalın..
Mehtap ALTAN
Mehtap ALTAN, @mehtapaltan
2.8.2010 17:34:59
10 puan verdi
mutluluğun cevap anahtarı var ...

onu bulana mı arattırana mı verilmeli ödül bilinmez...

güzeldi...
Aynur Engindeniz
Aynur Engindeniz, @aynurengindeniz
2.8.2010 16:34:20
10 puan verdi
Sanat var...Duygu da...

10 puan herşeyi anlatır bence..
AYSE 09
AYSE 09, @ayse09
2.8.2010 16:29:54
güzel yazılmış güzel anlatımdı
kutlarım
düşündürücü bir öyküydü
saygımla
Haticcay
Haticcay, @haticcay
2.8.2010 12:14:56
10 puan verdi
Engin Dost, Bende çok sevdim; çok beğenerek okudum hikayenizi.

Tam puan fazlasıyla hakediyor

Hikayeden çıkarılan dersler var

Harika kalemsiniz vesselam

Engin Tatlıtürk
Engin Tatlıtürk, @engintatliturk
2.8.2010 10:25:25
kENDİ YAZDIKLARIM İÇİNDE EN SEVDİĞİM ÖYKÜM.

Nedenini ben de bilmiyorum.?

Engin Tatlıtürk tarafından 8/2/2010 10:25:49 AM zamanında düzenlenmiştir.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL