4
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
986
Okunma
Bülbül, beyaz güle aşık olmuş. Ancak gül bülbüle yüz vermemiş. Her seferinde bülbülü terslediği gibi kalbini kırdığının farkına bile varmak istememiş. Her terslemede, istememede ve kalp kırma karşısında, bülbül güle; “seni seviyorum, senin için ölürüm, senin için her şey yaparım. Yeter ki beni sev, beni kabul et. Eğer sen olmazsan kimse olmaz ve olamazda” demiş. Ancak her defasında; gaddar, kalbi katılaşmış gül, bunu kabul etmemiş. Bülbül hep senin için ölürüm dermiş. Günler böyle bülbül için, azap dolu zindan gibi geçerken, bir gün yine bülbül aynı duygularla fakat, farklı umutlarla güle uçarak geliyormuş ki gülün paslanmış, katı kalbinin kirini çözemeyeceğini anlamış. Bülbül öyle severek gülü uçuyormuş ki, hızını kontrol edemeden, gülün dikenlerine çarpmış ve gülün dikenleri, bülbülün kalbine saplandığı gibi zavallı gariban bülbül oracıkta ölmüş. Bülbülün kanı, gülün köklerine dökülmüş. O günden sonra beyaz gül kırmızı gül olarak çıkmış ve aşkların simgesi olmayı başarmış. Ve aşkın maşuka ateşlice SENİ SEVİYORUM demek olmuş…..
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.