1
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1452
Okunma
Biliyorum ki çoğumuz hatta hepimiz aynıyız. Yaşama geliş yollarımız, ,bir nesneye baktığımızda o nesne hakkında ifade edeceklerimiz, hemen hemen aynıdır. Yediklerimiz, giysilerimiz, türümüzün bize verdiği özellikler, korkular sevinçlerimiz, heyecanlarımız sevgilerimiz sevmelerimiz, inkarlarımız kabullenişlerimiz, temelde düşünüldüğünde hiçbir farkımız yoksa da hayatımızın doğumla ölüm arasında geçen pekte uzun sayılamayan zamanında hırslarımızın bencilliklerimizin , hoşgörüsüzlüğümüzün anlatamama ve anlayamamalarımızın, kinlerimizin acılarımızın, etrafımızda oluşan sonsuz değişimleri, anın yenileşerek tekrarını, aslında çok görülüşümüz ardındaki küçüklüğümüz ve aczimizin çaresizliğimizin, bilmem kaç sonsuzlukta yaşamın sadece bir tekrar olduğunu fark edemeyişi, sonuçlarında; Kimimiz bir diğerlerimizi sömürerek aldatarak güç kazandığımızı, kimilerimizde diğerlerimizin gözünde belirlenecek doğruluğumuzun ve haklılığın görüntüsüne teslim olarak huzur bulacağımızı sanmaktayız.. Hepimiz yanılıyoruz bu durumda. Sömürmelerimizi vicdanlarımızda aklamak için ötekimizin yetersizliğini, beceriksizliğini deşerek haklılığın kutsallığına saklanmaktayken sömürülenlerimizde çaresizliğe ,kadere, ötekinin vicdansızlığına atıfla saklanmaktayız kendi ördüğümüz örtülerin altında.
Emeklerimizin ürünlerini hakça paylaşabilmeliyiz. Varlığımızın oluşumu diğerlerimiz varlığı ile oluşabileceğini, tarihe baktığımızda yaşanılmış yanlışlıkların azaplarını görerek kendilerimizin diğerleri hakkında kendilerimiz değerlendirdiğimiz gibi değerlendirebilsek, yaşam hem kolay hem güzel ve terk edişlerimizde bir hazine değerinde olacaktır...
Diğerlerimizin biz, bizim diğerler olduğunu kavramamız dileğimle...
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.