9
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
2048
Okunma

Hayat bir meydan okumadır, göğüsleyin hayatı... Hayat bir hediyedir, kabul edin... Hayat bir maceradır, atılın... Hayat üzüntüdür, yenin onu... Hayat bir tragedyadır, yüzleşin onunla... Hayat bir görevdir, yerine getirin... Hayat bir oyundur, oynayın... Hayat bir gizemdir, anlayın... Hayat bir şarkıdır, söyleyin... Hayat bir fırsattır, yakalayın... Hayat bir yolculuktur, tamamlayın onu... Hayat bir vaattir, yerine getirin... Hayat bir güzelliktir, övün onu... Hayat bir çabalamadır, savaşın onunla... Hayat bir başarıdır, elde edin... Hayat bir bulmacadır, çözün onu...
Küçükken oynadığınız o eğlenceli oyunlar hâlâ aklınızdadır eminim. Körebe, saklambaç, yakan top, ebelemece, çoğu zaman da evcilik oyunları oynardık. Hatırlıyor musunuz? Ne kadar da çok eğlenirdik evcilik oyununu oynarken. En yakın arkadaşımız “Evin beyi” olurdu sen ise hanımı. Ya da sen bey olurdun arkadaşın ise evin hanımı. Hiç kavga etmeden saatlerce ve daha sonrasında günlerce, hatta yıllarca oynadığımız o tatlı keyifli oyunlar…
O oyunlar yaşamımızdan bir parçaydı ve biz zamanla yetişkin olduk. Hatta çoğumuz evlendik. Çok şey değişti belki de, hatta en önemlisi biz değiştik. Ama hayat değişmedi biliyor musunuz? Biz aynı dünyada, aynı oksijeni soluyoruz yine.
Küçük yaşlarda yaşadığımız sıkıntıları, oyunun içinden sayardık; çoğu zaman görmezdik bile. Çünkü biz çocukken sadece kendi sorumluluğumuzu üstlenmiştik. Farkında olmadan çok güzel bir duyguya sahiptik. Kendi duygularımızın kontrolünü sahiplendiğimiz için de, diğer dışsal sorunlara takılıp kalmaz, aksine oyunun bir parçası olarak görürdük. Hatta sorun nedir onu bile bilmezdik.
Büyüdük. Büyüdük ve o hayat, bize farklı bir hayat gibi gelmeye başladı. İçinden çıkamadığımız sıkıntılar edindik. Bu sıkıntıların yaşamımıza girmesine çocukken izin vermeyen bizler, büyüyünce ne olduysa gereksiz her şeyin aklımızda yer etmesine izin verdik.
Hayat bir oyundur! Ve bu oyunu fark ettiğiniz sürece yaşamınızdaki dengeyi kuracaksınız. Mutluluk, dışarıda değil, tam aksine yüreğinizin derinliklerinde saklı. Onu uzaklarda aramayın ve en kısa zamanda kendinizi keşfetmenin büyüsünü yaşayın. Bunun için de hayatınıza sadece bir oyun olarak bakın. Sizi olumsuz etkileyen her ne varsa, küçükken yaptığınız gibi oyunun bir parçası olarak algılayın. Hayatla kavga etmek yerine, yine çocukken yaptığınız gibi hayatla arkadaş olalım. Unutmayın! Siz yaşamınızla iyi geçinmezseniz, yaşam sizinle arkadaş olmayacaktır. “Hayata düşmanımız gibi bakarsak, karşımızda bizden daha güçlü bir düşman buluruz.”
Hayat, çocukluğumuzda bir oyundu. Hâlâ da öyle…
Oynayın.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.