Gönlü aydın bir kişiye kul olmak, padişahların başına taç olmaktan iyidir. (mevlana)
evrensel
evrensel

İstanbul'da Ben... Ve...

Yorum

İstanbul'da Ben... Ve...

15

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

1688

Okunma

Okuduğunuz yazı 7.9.2007 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.

İstanbul'da Ben... Ve...

Dalmışım…

Akşam güneşi gözlerimden, şarap sarhoşu ruhumun mahzenlerine kadar inmiş yine de benim dalıp giden ruhumu uyandıramamıştı. Birden "hadi kendine gel" diyen deniz otobüsünün düdüğü ile irkildim. Nasıl da dalmışım o güzelim boğazın sularına. Aşık olduğum kent nasıl da heybeti ile karsımda duruyor. Ağlamaklıyım, boğazımda dizilen sensizliği hatırımdan çıkarmaya çalışıyorum. Yutkunamıyorum, şayet yutkunursam gözyaşlarımı tutamayacağım diye korkuyorum.


Sabahın o maviden kızıla çalan eşsiz, ilk saatleri…

Oysa ki nasıl da güzel başlamıştım güne, heyecandan elim ayağıma dolanmıştı bavulumu hazırlarken. Aksilikler evden çıkmadan bir bir dizildiler yakama. Kaçırılan otobüsler, uçağın tehiri, İstanbul’a indikten sonra trafiğin kilitlenmesi ve toplantıya geç kalışım sıradaki zorluklardı. Tam sakinleştim dediğim anda gelen bir haber beni alt üst etmeye yetti de artı bile. Koruyucu bir kalkana ihtiyacım olduğunu düşünmeye başladım. Bildiğim tüm duaları okudum yığıldığım koltukta. Toplantı nasıl geçti, nasıl sonlandı hatırlamıyorum bile. Binadan çıkışım bile olaylı oldu. İlk gelen araca atladım nereye gittiğini bile bilmeden…


Derken kendimle baş başa kalmışım…

Birden yalnızlığımı fark ettim o koca kalabalığın içinde. Hiç kimseyi tanımadığımı ve gidecek yerim olmadığını düşündüm. Dikkat ettim de ertelenmiş mutlulukların yaşanmaya çalışıldığı ve hayatından memnuniyetsiz insanların telaş içinde koşuşturmalarına sahne olan bir şehir İstanbul, aşık olduğum bu şehir. Bir dostum;” her şehir eğer bekleyen ya da beklenen bir sevgili varsa aşık olunacak şehirdir” demişti. Ne kadar doğru, ne kadar haklıymış.



Bilmediğim bir yöne sürükleniyorum…

Birden kendimi Beşiktaş iskelesinde buldum, bir ses beni çağırıyordu. Hani o deliler gibi görmek için çıldırdığım, yosun kokuları ve oynaşan dalgaları ile boğazın serin gibi görünen ışıltılı suları bana sesleniyordu. Kaybolan ümitlerim yeniden doldu yüreğime. Yürümeye başladım iskeleye doğru. Nereye gittiğini bile sonradan öğreneceğim deniz otobüsüne binmek için önce jeton aldım sonra tam kalkacakken atladım güvertesine.


An be an yaklaşıyorum…

İşte olmuştu binmiştim, yan güverteye geçtim, hem nemden hem de her gün defalarca tutulmaktan cilası gitmiş korkuluklara dayandım ve saçlarımı savurdum rüzgara doğru. Güneşin artık el sallayarak veda etmeye başladığı ve ışıklarını saçlarımın tellerine iliştirdiği anda yüreğimi buruk bir kalp ağrısı ezmeye çalıştı. Gözlerimin, bu şehrin en güzel yeri olması ve gün batımında kendini ispat edercesine derin bakmasına engel olamıyordum. Süzülen yaşların birinin adını hüzün diğerininkini de sevda koymuştum. Dalgalar çığlık atıyordu martılar başımda dört dönüyordu sevinçten. Bana ne de yakışıyordu deniz, martılar, gün batımı… Yüreğimin coşkusu yüzüme yansımış ve gülücükler dağıtıyordum artık.


Yolculuğumun sona erme zamanıydı…

Göz açıp kapayıncaya kadar Üsküdar’a geçmiştik. Akıp giden insan seline kapılıp iskele müdürlüğünde buldum kendimi. Yasak olduğunu bile bile denize daha da yakın olmak için tel örgülerin arasından sıyrıldım hayalet gibi. Nefis kokusunu biraz daha içime çektim gözlerimi kapayarak. Dışarıdaki kalabalığın gürültüsünü duymuyordum bile. Sonra gözlerimi araladım baktım etrafıma, ıslık çalarak taş betonu yalayan dalgaların bana ulaşmaya çalışırkenki heyecanını görmezden gelemedim, az daha yaklaştım. Elektrik direğinin üzerinde martılar takıldı gözüme. Biri kanatlanıp uçarken diğeri gelip kuruluyordu direğin tepesindeki yuvalarına. Bu böylece devam etti durdu. Martıların seninle beni canlandırdığını hayal ettim. Bir yuvamız var ve ikimizden biri mutlaka sahip çıkıyor. Çığlıkları bizim şarkımızı kulaklarıma fısıldıyordu.

"Sevemez kimse seni benim sevdiğim kadar
Sevgilim sen olmasan yaşamak neye yarar"


Güneşin göz kırparak en güzel rengini gösterdiği son dakikalar…

Usulca yedi tepeli şehrin bir tepesinin ardına gizlenmeye çalışan güneşin ılık kolları, martıların artık sessizleşen çığlıkları, dalgaların neşeli kahkahalarını bastıran deniz taşıtlarının çıkardığı çeşitli gürültüler dalıp gitmeme sebep olmuştu. Çalan düdükten sonra ancak kendimi toplamaya çalışarak rıhtımdan çıktım o hengameli kalabalığa doğru. Bakındım sağa sola tanıdık bir yüz ararcasına. Tanıdık gelen sadece havanın rengini değiştirdiği bu saatte evlerine gitmeye çalışan yorgun insanların son güçleri ile yürümeye çalışmaları idi.

Ben ise yine yalnızdım… Sen vardın bir yerlerde ama bana uzak, bana çok uzak… Çokkk…


Yüreğimin aktığı o an…

Birden çalan telefonum ve kaskatı kalan ben, karşımdaki; "İstanbul’dayım" diyen sen. Bana geleceğini, benim olacağını söyleyen sen. Yüreğimin çırpınışları o an da martıların kanat sesini bastırdı. Gözlerimden fırlayan çakmak çakmak bakışlar ve süzülen yaşın adı da sen. Titreyen ellerimle çok zor tutmayı başardığım telefonda sadece diyebildiğim; "evet evet gel… Üsküdar’dayım gel....... gel sevgilim gel…"



Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
İstanbul'da ben... ve... Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz İstanbul'da ben... ve... yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
İstanbul'da Ben... Ve... yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Inkheart
Inkheart, @inkheart
8.3.2009 18:43:11
Yürekten kutlarım.Okurken İstanbul'un o güzelim doğası gözümde bir kez daha canlandı.Çok güzeldi...Tebrikler.
_ZERRE_
_ZERRE_, @-zerre-
11.9.2007 22:13:23
10 puan verdi
"istanbu'u dinliyorum gözlerim kapali "

Cem Karaca rahmetli okurdu ...o sarki geldi aklima


ahhh nerelere gittim yazinizda ..
.
gönlüe saglik sevgili arkadasim ..

sonu da vuslatla bitmis ..
cok güzeldi ..


sevgilerimle ...
ANSIZIN
ANSIZIN, @ansizin
8.9.2007 18:01:25
Yanlız şehir İSTANBUL!

ANSIZIN tarafından 9/8/2007 6:06:10 PM zamanında düzenlenmiştir.
ershazber
ershazber, @ershazber
8.9.2007 15:45:39
günün yazısını ve yazarını kutlarım
sevgiler
Zeki Arlan
Zeki Arlan, @zekiarlan
8.9.2007 14:52:32
Beşiktaş lı olmuşsun ne güzel...

:))

saygılar...
Blueangel
Blueangel, @blueangel
8.9.2007 10:11:57
Bu kalemi seviyorum. Yüreğinde yazılı olanları kaleme aktaran ender bir isim. Evet dost sese dost bir sesle sesleniyorum. Çok güzel bir yazı. Yüreğine sağlık..
Hülya..
ezom
ezom, @ezom
8.9.2007 08:23:19
10 puan verdi

tebrik ediyorum..
CeydaGork
CeydaGork, @ceydagork34
8.9.2007 02:52:20



sevgilerim ve tebriklerimle canım...

aşk daim olsun...cg
asran
asran, @asran
8.9.2007 00:33:18
10 puan verdi

yeniden geldim bu defa tebriklerimi teşekkürlerimi bildirmek istiyorum.

sende daha çok hikaye var bekliyorum...

en derin saygılarım ve sevgilerimle...
el
elifdicleli, @elifdicleli
8.9.2007 00:29:50
süperdi...
Olgun Ekinci
Olgun Ekinci, @olgunekinci
7.9.2007 15:19:07
HER SATIR, HER BÖLÜM KENDİNE ÇEKİYOR, İÇSELLİĞİNİ HİSSETTİRİYOR..

TEBRİKLER...
ezom
ezom, @ezom
7.9.2007 13:36:15
10 puan verdi
kaleminiz harikaydı.. hissettirdi..
yüreğinize sağlık diyorum ..beklediğinize değdi, sevindim İstanbul'da olmasına ..okuduğuma degdi..mutlu sonları hep severim..
saygılarımla..
asran
asran, @asran
7.9.2007 12:29:43
10 puan verdi

beklediğim kalem...

bıraktığın yerdeyim sevgilim gel...

mavi boncuk galiba uğurlu nerede olsam hisediyor galiba buluyor arıyor buluşuyor benimle...

"evet evet gel… Üsküdar’dayım gel....... gel sevgilim gel…"

bu kadar net. bu kadar razı. bu kadar gönüllü bir kalp gönülden derin bir aşk.

kalemini çok seviyorum. sende çok hikaye var. dinlemek için sabırsızlanıyorum...

saygımla...
gel
ershazber
ershazber, @ershazber
7.9.2007 09:09:23
yalnızlık
istanbuldan
daha iyi nerede anlatılır
sevgiler
voyager
voyager, @voyager
7.9.2007 08:56:46
6 puan verdi
koca kalabalıkların içindeki yalnızlıklar ne korkunçtur!
bilirim.

güzel bir yazı okudum.

kutlarım.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL