9
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1223
Okunma

Beklenen baharın en güzel müjdecisi,dallarda tomurcuklanan tomurcuklardır.Bu gün baharı yaşamak daha bir başkaydı.Mis gibi toprak ,çimen kokusuna sarılmış alıp götürüyor insanı.
Parklar ,mesire yerleri kuşların ve çocukların cıvıl cıvıl sesiyle adeta can bulmuş.Renklerin gökyüzünde kardeş olduğu uçurmaların ,sevgisi gülen gözlerdeki ,karışmasın diye verilen uğraş.
Dedik bizde hafta sonunu çayırda çimende oturalımda ,çocukların,kuşların sesleriyle biraz huzur bulalım .
Kahvaltıdan sonra bir hengame bir telaşe sanki evden gelin çıkıyo.Kap kaçak ,çaydanlık,mangal ,tüp,sebzesi,meyvesi, sanki üç beş ay eve uğranılmıcak gibi doluştuk arabaya.
Bizim her sene uğrağımız olan mesire yerine geldik.Önce bir yer beğendik .Ağaçlı olacak,ağaçların yakınlığı falan malum hamaklar kurulacak.Önce halılar, kilimler minderler yayıldı.Ben tabi hemen başladım hamağı kurmaya.
Ohh mis gibi hava ,mavi bir bakış var üstümde.Yeşil çimenler göz kırpıyor alımıyla.Dayamışım sırtımı ağacın en sıcak kucağına daha ne olsun..Biraz sohbet, çay faslı derken öğleden sonra oldu .
Üç gibi yaktım benim ocak başı mangalımı.Közler belli olmaya başlayınca ,patlıcanlarımı dizdim öff bir güzel közlendi.Hiç değdirmeden aslına, temizleyiverdim kabuğunu.Kırmızı biberleride.Artık patlıcanlı kırmızı biber salatası için her şey tamam.Bol sarımsak, bol limon biraz tuz.Sıra geldi pişmesi lazım gelen kasaptan yaptırılmış malum etler
Ben yaptıkça gözler bana çevrik vaziyette .Orda yapan tek bayan benim .Sanırım bu dikkat çekiciydi.Ben severim mangal işini, iyide yaparım.Zahmetli ama olsun zevkle yapıyorum.Benim mangalla işim bitti gibi .
Karşı ağacın altından bir bey geldi .
-----Biraz köz alabilirmiyim dedi.Bende
----Hayır dedim.Öylece baktı.Köz değil ama mangalı vereyim dedim ,sevindi.Çünkü benim mangalım onlarınkinin beş katı büyüklüğünde .Memnun oldu teşekkür etti...Yanındakilere dediki
-----Oo bizimkileri bir koymada pişer .
Neyse biz afiyetle yedik.Bir baktım benim mangal geliyo.Bir başkası dediki
----Ben alabilirmiyim
-----Tabiî ki alın mühim değil.Yanımdakilere dedimki
----- Bir dahaki gelişimizde tabela yazıcam "kiralık mangal "diye.Gülüştük.
Voleybol oynadık .Ben böyle çimenlerin olduğu yerde ayakkabı giymem ,çıplak ayakla gezerim daha bir rahatlatır beni. Arkadaşım hamağa bindi.Neyse hem sohbet ediyoz, hem ben sallıyorum.Dediki :
-----Bu hamağın ipleri kırılmaz demi,bende :
-----Yok canım ne kırılcak çok sıkı bağladım dedim.Böyle demeye kalmadı hamağın ipleri kırıldı bizimki yerde
-----Aayyy dedim bişi oldumu yok dedi ,başladık gülmeye.
------Sen çok hızlı salladın ondan dedi ,yine ben suçlu çıktım.haha.
Uzun yürüyüşler yaptık akşamın serinliği kollarımızı üşütmeye başlayınca hazır yeni demlenmiş çayı yudumlayıp, Rabbimin bizim için hazırladığı sofradan dolayı şükürler ettim.O sofrada nelermi var.Sağlık,mutluluk,iç huzur,aldığımız nefes daha ne olsun.
Benim mangal elden ele dolaşıyo.Bir zaman sonra geri geldi ,ee bu seferde içinde hala kor kömürler var.Ben sormaya başladım hazır köz istermisiniz diye dolanmaya.İki üç kişiye sordum birisi aldı.
Neyse artık evi adımlamanın zamanı geldi.Güzel ve yorucu bir günün ardından ,aldığımız temiz hava ve güzellikler içimizi ısıttı.Bir de en çok şu dikkatimi çekti. Ne kadar çok sıfır üç yaş arası çocuk vardı.Her biride melekler gibi.İnsanın sevdikçe sevesi geliyor.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.