22
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1963
Okunma

Bir ay içinde hemen her gün geldi yaşlı ve şirkin adam. Yine İbrahim ve Şerafettin ile sohbet ediyordu. Bu gün çok asabiydi her üçü de. Yaşlı adamla konuşmaları biterken Hasan’ı çağırdılar. İbrahim; hiddetle söze başladı.
- Bu yazı senin mi?
- Evet abiy. Yerel gazetede çıktı.
- Ulan yazar mısın? Koruma?
Hasan’ın “ Canlı bombanın vedası” başlıklı makalesi gazetede yayınlanmış ve polis takibatına uğramıştı. “ Terörü Övmek” fiiliyle örtüştüğü vs. gerekçelerle makaleden sonra fabrikayı polisler sarmıştı. Hasanın ifadesini almıştılar. İş basına da yansıyınca fabrika için kötü reklam olmuştu.
CANLI BOMBANIN VEDASI
Londra’da intihar eylemi yapan Sıdık Han’ın 6 aylık kızı Meryem’le “Cihada gidiyorum, seni artık göremeyeceğim” diye vedalaştığı video ortaya çıktı.
Londra’da 7 Temmuz 2005’te 52 kişinin ölümüyle sonuçlanan terör eylemini gerçekleştiren canlı bombalardan Muhammed Sıddık Han’ın minik kızına yaptığı veda konuşmasının videosu ortaya çıktı. Saldırılara yardımcı oldukları gerekçesiyle yargılanmakta olan üç zanlının davası sırasında jüriye izlettirilen video görüntüleri, Sıddık Han Pakistan’a gitmeden önce 16 Kasım 2oo4’te çekilmiş. Kucağında 6 aylık bebeği Meryem olduğu halde yatakta otururken görünen Sıddık Han, İslam aşkına cihad’a gideceği için üzgün olduğunu belirtiyor ve alnından öperek, “ Annene iyi bak. Güçlü ol ve savaşmayı öğren. Savaşmak iyidir.” Diyor ve şöyle devam ediyor: “ Senin büyümeni göremeyeceğim için çok üzgünüm. Tatlım, gitmeme çok az kaldı ve seni gerçekten çok çok özleyeceğim. Daha şimdiden seni düşünmeye başladım. Seni çok seviyorum ve sen benim hayatımdaki en değerli varlıksın. Keşke yaşamının bir parçası olabilseydim. Özellikle de sen büyürken yanın da olmak isterdim. Ama senin geleceğin için bunu yapmak zorundayım ve İnşallah ileride senin için çok iyi olacak. Dualarını bizden eksik etme. Allah yanında olacak. Bunu İslam aşkına yapıyorum. Çıkar uğruna değil. Annene iyi bak. Onunla arkadaş ol.”
Gazetelerde sık sık böyle haberler çıkıyordu. Televizyonlar dâhil her türlü yayın organı sansürlü ya da taraflıydı. Kapitalizm ve büyük sömürgeci güçler yarattığı bataklığın sinekleri ile acımasız ve ahlaksız bir savaşa girmişti. Sömürü yolu ile kanını emdiği mazlum milletlerin direnişini, uyanışını sindirmek istiyorlardı.
Demokrasi ve özgürlüklerin güvencesi ilan etmiştiler kendilerini. Hakların katilleri hakların ve halkların koruyuculuğuna soyunmuştu. Güçlü oldukları için haklıydılar her daim. Kitleleri uyutmak, tek kişiyi uyutmaktan daha kolaydı onlar için. Öyle de yapıyorlardı.
Uyanan ve direnen devlet, gurup ve fertlere terörist damgası vurup sorgusuz imha ediyorlardı. Onca kuvvet ve imkâna, desteğe rağmen terörist! Faaliyetleri azaltamadıkları gibi müthiş bir hızla büyütüyordular. Aslında bu iş onların çok işine geliyordu. Birçoğunu da kendileri yapıyordu. ( 11’ in de İkizlere takke gibi ) Sinsi planları halklarında paranoya yaratıyordu. Kapitalistler çirkinlikle savaşacak yerde çirkinlikler yaratıyordu.
Canlı bombalar işte uyutulamayan adamlardan çıkıyordu. Çirkin dünyanın yeni umutları olmuştular. Çaresiz bırakılan mazlumların Yeter! Çığlıklarıydılar. Kimler duyabiliyor, kimler anlayabiliyordu? Nadide birer çiçek gibi her gün açıyordular. Anneydiler, babaydılar, insandılar, seven yürekleri vardı herkes gibi. Umut ve aşkları vardı. Sanıldığı gibi kurt adam değildiler. Dolunay çıktığı için değil çaresizliğe, umutsuzluğa itildikleri için son çare olarak Şereflice şehit olmayı seçiyorlardı.
Müslüman Mücahitleri bile Terörist gösteren kapitalist ve ateistler neden kendini patlatmıyordu acaba? Damda yanmak üzere olan kediyi şov için kurtarır, balinaları, fokları ve inançlı insanları vahşice katlederdi.
Kur’an Onları ne güzel yazmıştı:
“ Andolsun, Cehennem için cinlerden ve insanlardan çok sayıda kişi yarattık ( hazırladık), Onlar ki, kalpleri vardır bununla kavrayıp anlamazlar, gözleri vardır bununla görmezler, kulakları vardır bununla işitmezler, bunlar hayvan gibidir, hatta daha aşağılıktır. İşte bunlar gafil olanlardır.” ( Araf, 179)
Hepimizin Rabbi böyle diyor. Hala uyanmayacak mısınız?
Benim şehidim, sizin teröristiniz olduğu sürece sizinle barışmayacağım. Zillete düşmeyeceğiz. Direnişçilerimize alkış tutacak, onları onore edeceğiz. Gerektiğinde gerekeni yapmaktan kaçınmayacağız. İki milletin mücadelesinde güçlünün değil haklının ve hakkın yanında olacağız. Yeryüzünde yalınız iki millet vardır ve biz sizden değiliz.
Hasan Hayal
İçeriği bu olan yazıyı elinde sallayıp İbrahim susan Hasan’a:
- Terörist misin lan!
- Hâşâ abiy.
- Yazar mı olmak istemiş beyimiz?
- Basit bir yazı sadece.
- Dur ihtilal yapıp seni başa geçirelim. Olur mu?
- Kovuldum mu?