30
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
5680
Okunma


Bölüm I.
Merhamet gibi esinde her zaman ona layık olanlara verilir ya da onun peşinden koşmaktan bıkmayanlara…
Jean Louis Joubert
Şiir yolculuğu!
Yazılan her şiir edebi ya da gidilen her yol doğrumudur?
Şiir yolu bir o kadar yorucu bir kadar da keyifli bir yolculuktur. Kelimelerle oynanan bu oyunun kendi çizgileri içinde genel kuralları vardır.
Şiir tam olarak kurama oturtulamaz, kıstaslarla sınırlanmaz lakin şiir biçeminin kendine özgü edebi değerleri vardır.
Şiir analizi yapan edebiyat düşünürleri uzun yıllardır araştırmalarını sürdürmektedirler ki halende devam etmektedir. Anlağı esinle bağdaşırken şiire giren kelime seçimlerinin özenle seçilmesi ve ifade olarak tıpkı bir iskelet gibi yerli yerinde olması şiirin dengesini koruyacaktır. Esin ve şiir kuramı, birlikte yürüyen gölgesi gibidir yazarının.
Valery göre; “günlük dilin taşımadığı ve taşıyamayacağı kadar çok anlamla yüklü ve müzikle karışık olan söylem tutkusudur.” Bu tutku insan ruhu derinlerindeki patlamaların gün yüzüne çıkmasına benzetirsek sizde özelken, dışarı atıldığında genelin olmasıdır. Tıpkı bir lav gibi okurda bıraktığı izin yakıcılığıdır sözceler.
Şiir paylaşımlarında bulunduğumuz dergiler, kitaplar ve internet vb. yerlerde yayımlandığında okura sunulmuşsa yazılan artık sizin olmaktan çıkmıştır başka dünyaların belleğine alınırlığı ölçüsünde yerleşmiştir. Sanat sanat için değil sanat toplumlar içindir teorisi doğrudur ki Sabahattin Ali bu teorinin savunucularındandır vb. birçok sanatçı…
Şiir bir bütün etkisi yapacak nefese ulaşabilmelidir(şiirin dizeye bağlantısı açısından) der Salah Birsel. Uzun şiir dolu ve etkili şiir anlamına gelmemelidir. Günümüzde yapılan en büyük hatalardan bir tanesi uzun soluklu şiirlerin iyi şiir olduğudur, istisnalar kaideyi bozmaz düşüncesiyle her uzun şiir kendini tam ifade edemez. Şiir okurun duygularına ve anlağına hitap edendir. Bu düşünceyle şiire çok söz doldurmak şiiri boğar ve okurun okuma süresinde dağılmaya sebep olurken dolayısıyla da anlama yetisini düşürür.
“ Şiire bir sürü sözcük doldurmaya kalkan şairler bunu hayallerinin genişliğinden çok kısırlığından yaparlar” S.B.
“Şiire giden yolu söz deryası boğabilir” J.L.J.
Şiir belleğin eğitimdir ki mantık ve kurgu yerli yerindeyken ütopik düşünseller de şiire ayrı bir hayal ve anlam zenginliği katmalıdır.
“Eğer şairler çocukluğun yakınında yaşıyorlarsa, bunun nedeni onların da sözcüklerle oynamalarıdır.” J.L.J.
Tehlike ve keyif şiirin heyecan veren yanıdır. Bir o kadar da masumdur.
Yaşam içinde insanoğlunun kaçışıdır şiir, kendiyle dertleşmesi ve hissedilenlik derecesinde kendiyle ve hayatla kurduğu bu bağda içsel itilişin yani İpmpuls kişinin dışarı akma noktasıdır. Hissiyatla yazılmış dizeler edebi ve duygu açısından da fark edilendir. Çalakalem şiirler, zorlanan dizeler yüzeysellikleriyle kendini belli eder. Bundan çıkaracağımız sonuç her şiir, şiir değildir. Yazdım oldu gibi ifade değeri sadece kişinin kendini kandırması ve şiire olan ciddiyetsizliğini gösterir.
Esin; dilde düş gördüren şeydir. Freud
İmge; zihnin saf yaratısıdır Pierre Reverdy
Şiir; aşk gibi yatakta yapılır. Breton
Sinestezi
Dildeki seslerin yansılama gücüne beslenen inançtan kaynaklanan ve renkleri ünlülerin “hiç bir zaman ünsüzlerin değil” sesleriyle birleşmeye ilişkin bir düşlem vardır. Rimbaud’nun ünlülere yönelik sonesi:
A- Siyah
U- Yeşil
E- Beyaz
O- Mavi
Victor Hugo ise:
A-I – Beyaz ve parlak
O - Kırmızı
E - Mavi
U - Siyah
Olarak belirlenmiştir.
Dilsel sesler
İ-Y - Çığlıkları, cıvıldamaları
S-Z - Çınlamaları
F-V - yumuşak ve gürültülü üflemeyi
Dudaksıllar
P ya da B
Dudaksıl Dişsel ünsüzler T ya da D
Telaffuz edilirken dudakları şişirmek gerekir, bu nedenle hor görme ve tiksinti ifade etmeye yöneliktirler.
C- Canlı hareketleri ifade eder. Örn: kucaklamak
R- eklendiğinde kopuk ve kırık anlamı taşır.
Dil uzmanlarının bu yaklaşımları bilinçaltımızda ki duygunun ve doğanın bizlere verdiği iletişimle ilintilidir.
Kendinizi bu düşünselle şiir okurken deneyin lütfen haklı olduklarını göreceksiniz!
Şair maddesine özgürlük verir düz yazı ise mahkûm eder. Octavio Paz
İnsan dili yaratırken kendisini de yaratır. Söylemi doğrudur.
Çünkü kişi yazdıklarıyla kendini ifade ederken karşı tarafın düşüncesiyle kendini tanır. Sonuç olarak hepimizin yazdığı dizeler birbirimize ayna tutmaktadır. Çünkü insanda tanır insan kendini!
Şiir ve şair yaşanılanların doğrultusunda yazdığıyla hayatın içindedir. Çünkü üretilen her eser kimliğimizin duygularımızın parçasıdır.
Okuduğum kuramsal kitapların ışığında derlenmiş kuramsal şiir üzerine söylevlerimdir.
Kaynaklar
Salah Birsel – Şiirin ilkeleri
Jean Louis Joubert – Şiir nedir?
Octavio Paz – Yay ve lir – Şiir nedir?
Kısaltmalar
S.B. -Salah Birsel
J.L.J. -Jean Louis Joubert
Bilgi paylaştıkça, insan yaşadıkça büyür.
Naçizane bana ait bir sözdür.
Şiir kuramıyla ilgili yazılarım zaman içinde sürecektir.
Neslihan YAZICILAR
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.