4
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
972
Okunma
Öyle bir güne geldik ki insan olarak hiçbir ortak yanımızın olmadığı kanaatindeyim. Değil yaşamanın değerini toplum olarak yaşam standartlarımızı en alt seviyeye taşıdık. Saygınlık can çekişir hali aldı. Saygısızlık en üst seviyede rol almakta. Oysa olması gereken bu değil. Ya da yalan dünya diyerek kaçmamak gerekir. Kendine saygı duymalı insan ki özgüvenine ulaşsın. Her şey konuşmak değildir. Yerine göre yanlış olanı bile dinleyip, ders almak gerekir. Ve denilen o ki öyle bir hal aldık ki artık önce ben diyoruz. Oysaki böyle midir anlatılanlar. Bir insan komşusundan sorumludur demez miydi eskiler. Ya biz kaçımız birbirimiz için bir çaba içindeyiz. Bende var onunda olsun tabirini çoktan unuttuk. Ve araya hiç olmaması gereken mesafeler koyduk. Kimi ben Laz’ım, kimi Çerkez’im ya da Kürdüm diyerek, adeta insanlığı orta yerinden böldük. Peki, bu topraklar, bu vatan ve bu bayrak için can verenler… Onları örnek almamız gerekmez miydi? Türkü, kürdü bir değil miydi? Yani verilen her şehit Kürt ya da Çerkez miydi? Yok hayır… Bu ayrımı biz koyduk. Kendi çıkarlarımız uğruna insanlığı bir kaşık suda boğduk. Sonuç ne peki? Sonuç belli aslında; kendi kalemize kendimiz gol attık. İşte o yüzden ikinci bir Mimar Sinan ya da Mustafa Kemal yok artık… Görüş farklı olmaya başladı. İnsanlık tabiri unutuldu. Ben değil biz diyebilseydik ve bunun için hiçbir çabaya gerek yok biraz vicdan biraz yürek ve ALLAH korkusu yeterliydi aslında. Eğer o isteseydi bizi farklı yaratırdı. Neden hepimiz aynıyız. Ya da neden farkımız yok birbirimizden, ya da neden eksiğimiz yok? Evet, biz onun kullarıyız. Ve hepimizi insan sıfatında yaratmıştı. Bu yüzden yaratılanın hatırı yoksa yaratandan ötürü sevilir insan. Sevilmek için sevmek zorunda olduğumuzu bilmemiz gerekir.
HİKMET KARADENİZ
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.