Olgun adam bilgisini saat gibi taşır, çıkarıp herkese göstermez, gerektiğinde kullanır. (t. brown)
Ali Aksakal
Ali Aksakal

KIRMIZI TAVUK

Yorum

KIRMIZI TAVUK

3

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

1099

Okunma

KIRMIZI TAVUK


Ayşe gelin ve kocası Köse Ahmet, uzunca bir süre anne-babası ile birlikti oturduktan sonra, küçük oğullarının düğünü yaklaşınca, kendileri için yeni bir ev yapmışlar ve oraya yenice taşınmışlardır. Köy yerinde malsız/maşatsız, kedisiz/köpeksiz ev olur mu hiç? Komşu
ve akrabaları, Ayşe gelinin yeni evine ziyarete gelirken, ev mübarekesi için hediye olarak kimi tarhana, nohut, bulgur, fasulye gibi yiyecek, kimileri de tavuk, civciv getirmişlerdi. Tavukların kimisi kara, kimisi sarı, kimisi kahverengi idi ama bir tanesi vardı ki kar beyazıydı. Ayşe gelin, beyaz tavuğu görünce telaşlanmıştı.
-“Ya bunu şahin, kartal kaparsa?”
Köylük yerde, hayvanlar sadece geceleri kümeste durur, gündüzleri ise bağda bahçede, artık nerede yiyecek bulursa. Şahin ve kartal kümes hayvanlarını kaptığı gibi havalanır, kimse ellerinden alamaz. Hele hele kartalın 6 aylık kuzuyu bile kaldırdığı söylenir Çarta köylüleri arasında. Gece tilki ve domuzlarla, gündüzleri de yırtıcı kuşlarla uğraşırlardı köylüler. Ne yapsınlar, mal canın yongası.
Ayşe gelin, eleriyle eğirdiği yün ipleri, kökboyası ile boyamak için yakmış kara kazanın altını, su fokur fokur kaynamakta. İpleri boyadıktan sonra halı, kilim ve namazla, artık ne örnek bulursa dokuyacak. Bazı renklerden de kendisi, eşi ve doğacak yavrusu için kazaklar, patikler ve çoraplar örecek. Yeşil, mavi, sarı ve en son da kırmızı ipleri boyadı Ayşe gelin. Kazanın dibinde biraz kırmızı boya kalmıştı. Bu arada gözüne, bulaşıklığın ayağında eşinmekte olan beyaz tavuk ilişiverdi.
-“Ben bu beyaz tavuğu kırmızı boyayla boyasam, şahin kuşu yine de onu kapabilir mi? Tabii kapamaz canım!”
Ayşe gelin cin gibi. Bir avuç buğday attı kazanın yakınına, Ayşe gelinin planlarından habersiz tavuk, hemen koşuştu yumuldu buğdaya. Ardından sessizce yaklaştı, ayaklarından yakaladığı gibi havaya kaldırıverdi ve cıyaklamasına aldırmadan, bastı kırmızı boyalı kazanın içine tavuğu, soktu çıkardı soktu çıkardı suya ve salıverdi avluya. Tavuk da şaşkındı, sağına soluna uzunca süre baktı, tüylerinin kurumasını bekledi.
-“Allah Allah! Bu kırmızı tavuk da kim? Kırmızı tavuk buysa, beyaz tavuğa ne oldu? Allah Allah, kafam da iyice karıştı!”
Yarım saate yakın sessizce bekledi, kendini seyretti, tüyleri kuruyunca ürkek ürkek diğer arkadaşlarına doğru ilerledi. Kırmızı tavuğu gören diğer tavuklar, şeytan görmüşçesine kaçıştılar. Yanlarına yaklaşmak isteyen kıpkırmızı renkli tavuğa, hepsi birlikte hücum ettiler, gagaladılar. Zavallı tavukcağız, onlardan uzağa gitmek zorunda kaldı. Bir iki gün sonra, onlar da yavaş yavaş alıştı kırmızı tavuğa ama şimdi de onula dalga geçiyorlardı.
-“Ne o kız,.imaj mı yeniledin?”
-“Hangi kuaföre gittin, pahalı mı yaptılar?”
-“Kredi kartı geçiyor mu kredi kartı?”
Kırmızı tavuk, alaycı soruları uzun süre dinledikten sonra cevap verdi.
-“Ne kuaförü be kızlar? Ayşe anam boyadı saçlarımı! Yünleri boyuyormuş da beni de aradan çıkarıverdi!”
-“İyi ya işte kız, kök boya kolay kolay çıkmaz da! Kız, anana desen de benimkini de sarıya boyayıverse sevabına!”
-“Olur, akşama diyeyim de seni cepten ararım! Bayyy!”
Köse Ahmet, ilk gün fark etmedi ama ikinci günü akşam çiften dönerken fark etti kırmızı tavuğu. Ayşe gelin de yemlemek için çağırıyordu.
-“Geh,geh! Geh bili biliii!”
-“Ayşe kız, Ayşe!”
-“Buyur! Ne var, ne istiyorsun Ahmedim!”
-“Yahu, bizim kırmızı tavuğumuz var mıydı? Kimin ola ki? Herhalde komşularındır, kümesi şaşırmış zahir!”
-“Yoktu da oldu Ahmedim!”
-“Nasıl yani?”
-“Geçen gün ip boyadımdıydı ya!”
-“Eeee?”
-“Eeesi işte, boya kazanında birazcık kırmızı boya kaldıydı. Kazanı yıkamak için deviriverdiydim, beyaz tavuk da alt tarafta eşiniyormuş, onun üzerine dökülmüş!”
-“Yaaa?!!! İyi de olmuş be hanım! Şahin filan da kapmaz gayri!”
Ayşe gelin, kocasının kızmadığını görünce, olayın aslını anlattı ona. İkisi birlikte başladılar kahkaha ile gülmeye. Sonraki günler, eşe dosta da anlattılar ve hep birlikte güldüler, güldüler, güldüler.
Ali Aksakal

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Kırmızı tavuk Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Kırmızı tavuk yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
KIRMIZI TAVUK yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Emine UYSAL (EMİNE45)
Emine UYSAL (EMİNE45), @emineuysal-emine45-
9.4.2010 20:22:16
Vallahi ben de koptum gülmekten.

Selam ve saygılar.
feray soydan
feray soydan, @feraysoydan
12.3.2010 12:14:55
Çok keyifli bir hikaye idi..
Tebrikler..
Engin Tatlıtürk
Engin Tatlıtürk, @engintatliturk
12.3.2010 09:46:33
8 puan verdi
fABIL KISMINDA KOPTUM

Çok güzel olmuş muhterem. Tebrikler.

Selamlar.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL