Faziletli olmak, keskin bir kılıca oturmak kadar güçtür.-- bhartrıharı
şü
şükran25
@sukran25

Kızsal muhabbetler(48)(i)................

23 Şubat 2010 Salı
Yorum

Kızsal muhabbetler(48)(i)................

0

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

890

Okunma

Kızsal muhabbetler(48)(i)................

Şair Abdülhak Hamit Tarhan,Safiye adlı hizmetçisinin çalışma odasına girmesi üzerine ,o sırada yazmakta olduğu şiir için bulduğu kafiyeyi unutmuş.Ve bir hayli düşünmesine rağmen bulamayınca ,şunları söylemiş:
-Geldi Safiye,gitti kafiye.
Leyla bunları okurken uzun müddetten beri ilk kez gülümsediğini farketti.Devrimin ölümünden beri ilk kez.
-Ya Vedat ölseydi ben..........
Saatler sonrası;
Hava Sait Faikin deyimiyle ekmek gibi kızarıyordu.Kızaran sadece hava mıydı?Değil...
Şebnemin yüzü de kızarmaktaydı.Kızın ateşi gittikçe artmakta,annesi telaş içinde.Günlerdir neredeyse hiçbişey yemiyor olması,üzüntü,acı birleşti ve kızı hasta etmişti.
-Neden ölümüm O’nun elinde(Ondan kasıt elbetteki Yaratıcıydı.Şebnem Ona kızgın.O kadar dua etmişti ama O Devrimi elinden almıştı)
-Ölmek istiyorum.Hey duydun mu ?Ben artık sana inanmıyorum.Sen yoksun.Eğer olsaydın bu dünyada ölmeyi hak eden binlerce insan varken, Devrimi almazdın benden.Üstelik sana kendi canımı sunmuştum.Onu alsaydın ya.
Şebnemin içindeki konuşması hiç bitmiyor.İçi isyanla yanıyor.
Zihni hatıraların eşiğinde sıcak bir bahar gününe gidiyor.
-Sevdiğim sence Havva da Ademi benim seni sevdiğim kadar sevmiş midir?
-Oyyy gülüm boş safsata bunlar.Onlarınki ilk aşk değil,ilk cinsellikmiş bence.
Hem sen ,Adem ile Havva isimleri nece söyle bakalım filolog sevgilim?
-Nece mi?Arapçadır heralde.Nece olacak?
-Bilemedin gül yüzlüm.İbranice.Adem ’’topraktan veya ’’kırmızı’’anlamında İbranice bir sözcük.Havva ise ’’hayat’’anlamına geliyor.O da İbranice.Ve sen de benim hayatımsın.
Şebnem o günkü şaşkınlığını anımsadı, sözlükler hayretin giysisine bürünüpte şöyle çıkmıştı dışarı:
-Devriiim sana inanamıyorum sen dini şeyler mi araştırdın?Dinden nefret edersin.
-Gülüm benim, esasında nefret ettiğim din değil,dinciler.Hem insanları bu kadar çember içine alan bir alanda bilgi sahibi olmak şart.Di mi?
-Sana aşığım.
-Aaaa bak bu konuda bilgim yoktu.
-Söyle bakalım ne kadar?
Şebnem cevap yerine sevdiğinin dudaklarına yapışmıştı.Elalem ne der umrunda bile değildi.Devrimi öpmüyor adeta emiyordu şimdi.
Yeni bir ağlama krizi daha...
Göz yaşları acıyı dindirmez ki Şebnem, bilakis artırır.Ağlama artık!
...................

Paylaş
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Kızsal muhabbetler(48)(i)................ Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Kızsal muhabbetler(48)(i)................ yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Kızsal muhabbetler(48)(i)................ yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2025 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.