3
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1569
Okunma

Burası neresi.?
Masallarda anlattıkları o uzak diyar mı yoksa?
Salkım saçak akasyaların safran kokan ak yurdu mu?
O kadar uzak mı gerçekten gerçek dünyaya?
Burası neresi?
Gözlerimin günbatımlarına hasret kalıp,
Cırcır böcekleriyle ve kurbağa vıraklamalarıyla şenlendiği ikindi sonralarında,
Güz gibi çökerken gece altuni ufuklarla süslenen semadan,
Nasıl çekilir gider bir mazinin peşine.
Hatıralarla süslü bu taş duvarların dili olsa da anlatsa desem,
Ah dile gelse de şu yasemenler gölette toplaşan nilüfer çiçekleri,
Sana fısıldasalar da feryatlarımda yükselen ahı,
Anlatsalar da öğretseler nasıl geçirdiğimi,
Sensiz soluduğum her sabahı.
Dinlerken düşlerinde diriltebilir misin gözlerimdeki esrarlı bakışları.
Hislerinde hislenir mi tıpkı bendeki gibi ağır ağır.
Bu bir masal mı yoksa?
Burası neresi?
Heryerlerde tunçtan kaleler,
Bronzdan burçlara takılıkalmış umudun sancağı,
Dalga dalga bir poyrazı takar peşine.
Anıları sürükler,hülyaları pembe düşleri.
Ah ne güzeldi hayaller değil mi?
Burası neresi?
Sen kimsin?
Bu bakışların ardında saklanan gerçek,
Kaldır üzerinden perdeleri,
Mevsimler de sevinsin.
Güller diyarının gülü,
Beni tanıdın mı?
Ben karanlıklar ülkesinden hani,
O senin bildiğin avare serseri,
Ben kayboldum tiryandafil,
Ben kayboldum erendil,
Tiryandafilam;
Ben kayboldum.
Hani o rıhtımında esarete bürünmüş bedenim,
Hani o despinanın sıcak tenindeki yangın,
Hepsini karakış mı tüketti umudun?
Nerde koynunda sakladığın kırkıncı inci.
Nerde birbirimize fısıldadığımız eşsiz nameler,
Burası neresi?
Ben kimimi?
Sen nerdesin?