10
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
860
Okunma

Geçmiş asırlarda (Orta çağ.) ulaşım ve iletişim araçlarının günümüz hız ve imkânlarına sahip olunmadığı,
Hayat standartlarının ve gelir düzeyinin çok aşağılarda olmasına rağmen insanların mutlu, kanaatkâr ve itaatkâr olmasını,
O günün sivil toplum örgütü olan Tarikatların fertleri 4 alanda iyi motive etmesine dayandığını sanıyorum.
1- İnsanın nefsine karşı olan kötülüklerden korunma ve kollanma adına almış olduğu ahlaki öğreti ve onları yerine getirebilme adına aklı ve iradenin tasavvufi prensipler ile ıslah ve terbiyesi.
2- Allah (C.C) ile kul ilişkisinin, İman ve ibadetle (takva çizgisinde) düzenlenmesi.
3- Ferdin cemiyet içindeki hak ve sorumluluklarını, adli değerlerin ön plana çıkarılıp, ahiret inancı ve muhasebe duygusunun geliştirilmesi ile toplumsal değerlerin ön plana çıkarılması.
4- Fertlerin, devlet ile olan münasebetini, devlete itaatin dini bir platforma taşınmasıyla temin edilmesi.
Kendisi ve olaylar ile barışık,
Dışa karşı dinamik,
İçte imkânlaryla yetinen,
Üst yapıya karşıda mut-i (itaatkâr)ve saygılı bir toplum oluşturulmuştur.
Günümüz insanı,
Akıl ile irade,
Allah ile kul,
Toplum ile fert,
Devlet ile millet arasındaki münasebetleri,
Dünya ve ahiret,
Ruh ve beden, platformunda, motive edecek aksiyoner bir kurumdan mahrum olması sebebiyledir ki imkân ve nimetlerin çok üst seviyelerde seyretmesine rağmen,
Maalesef gerçek manada mutluluğu yakalayamamıştır.
Toplumsal ve ferdi barışı temin edemediği gibi, iradesiz, itaatsizlik ve kanaatsizliği ile de huzuru bulamamıştır.
Delilim;
İnanan insanların olaylar karşısındaki dik duruşu ile hayata bakış açısı,
İnançsız veya inancı zayıf toplumların basit zevkler ve değersiz şeyler peşinde koşmaları ve sıkıştıklarında ise teselliyi his ve duygularını iptal eden alkol ve benzeri uyuşturucuya teslim oluşlarıdır.
Tabi bunlar benim şahsi görüş ve tespitlerimdir.
Kabul etmemek noksan veya yanlış olduğunu düşünmek, hata veya günah değildir.
Herkese sevgi ve saygılarımı arz
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.